Tarih araştırmacısı, ve İslam tasavvufu üzerine çalışan bir akademik okur. Edebiyat ve düşünce dünyasında derinlemesine okumalar yaparak, kültürel ve manevi mirasımızı anlamaya ve yorumlamaya çalışmaktadır.
Şükür ve tevazu getirmeyen her veriliş gerçek nimet değildir. Bizi kibre sürükleyen şey, görünürde lütuf olsa da aslında bir imtihandır. Allah, bizi her nimete hakkıyla şükreden ve kalbi kibirden uzak kullarından eylesin🌸
“Müminlerden öyle adamlar vardır ki Allah’a verdikleri sözde durdular.
Onlardan kimi sözünü yerine getirip canını verdi, kimi de beklemektedir.
Verdikleri sözü asla değiştirmediler.”
(Ahzâb 23)
Ayşe Her kaybolan bulmaz çünkü tasavvufta kaybolmak sadece yönsüzlük değil Hakk’a yönelmedir. Niyeti olmayan kayboluş savrulmadır niyeti olan kayboluş ise insanı buluşa götürür.
İnsan, her şeyden vazgeçtiğinde Allah’a gitmeli.
Çünkü insanı ayakta tutan ne imkanlarıdır ne de insanlar
geriye hiçbir şey kalmadığında kalan tek gerçek O’dur.