• "İnsanlığın mutsuzluğu, müslümanın ve Islam ahlakının kaybolmasındandır."
  • 7 Büyük Günahtan Birisidir

    Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    "İnsanı helâke sürükleyen yedi şeyden sakınınız." Sahâbîler:

    – Yâ Resûlallah! Bu yedi şey nedir? diye sordular. Resûl-i Ekrem şöyle buyurdu:

    "Allah'a şirk koşmak, sihir ve büyü yapmak, – haklı olarak öldürülen müstesna- Allah'ın öldürülmesini haram kıldığı bir insanı öldürmek, fâiz yemek, yetim malı yemek, düşmana hücum sırasında harpten kaçmak, evli olup hiçbir şeyden haberi olmayan namusuna düşkün müslüman kadınlara zina isnad etmek."

    Buhârî, Vasâyâ 23, Tıb 48, Hudûd 44; Müslim, Îmân 145. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Vesâyâ 10; Nesâî, Vesâyâ 12

    Bu Fâizin Kendisidir

    Bilâl-i Habeşî radıyallahu anh, Allah Rasûlüʼne güzel bir hurma götürür. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ;

    «‒Bunu nereden buldun?» diye sorunca Bilâl radıyallahu anh da;

    «‒Bizde âdî hurma vardı. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem `in yemesi için ondan iki ölçek vererek bundan bir ölçek satın aldık.» der. Bunun üzerine Hazret-i Peygamber llallahu aleyhi ve sellem;

    «‒Eyvah! Bu ribânın/fâizin ta kendisi, sakın öyle yapma! Şayet iyi hurma satın almak istersen elindekini ayrıca sat; sonra onun parasıyla iyi hurmayı satın al.» buyurur. (Müslim, Müsâkât, 96)

    Peygamberimiz Faiz Alana Verene Lanet Etmiştir

    İbni Mes'ûd radıyallahu anh şöyle dedi:

    Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem faiz alana da verene de lânet etti. (Müslim, Müsâkât 105-106; Tirmizî, Büyû’ 2)

    Faizin Her Türlüsünü Haram Kılınmıştır

    Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz “Vedâ Hutbesi”ni îrâd ederken şöyle buyurmuştur:

    "Ashâbım! Kimin yanında bir emânet varsa, onu sâhibine versin! Fâizin her çeşidi kaldırılmıştır; ayağımın altındadır. Lâkin borcunuzun aslını vermek gerektir. Ne zulmediniz ne de zulme uğrayınız! Allâh’ın emriyle fâizcilik artık yasaktır. Câhiliyeden kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz de Abdulmuttalib’in oğlu (amcam) Abbâs’ın fâizidir." (Bkz. Müslim, Hac, 147; Ebû Dâvûd, Menâsik, 56; İbn-i Mâce, Menâsik, 76, 84; Ahmed, V, 30; İbn-i Hişâm, IV, 275-276; Hamîdullâh, el-Vesâik, s. 360)

    Faizinle Yükselen Malın Sonu Hüsrandır

    Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz de ümmetini şöyle îkaz buyurmuşlardır:

    “Kim malını fâiz yoluyla artırırsa, onun âkıbeti mutlakâ malının azalarak iflâsa (fakirliğe) sürüklenmesidir.” (İbn-i Mâce, Ticârât, 58; Hâkim, IV, 353/7892; Beyhakî, Şuab, IV, 392/5512; Taberânî, Kebîr, X, 223/10539)

    Faiz Açılan Kapı!

    Hadîs-i şerîflerde şöyle buyrulur:

    “Kim bir kardeşinin işini yapmak için aracı olur, o da buna karşılık bir hediye verirse, hediyeyi kabul ettiği takdirde, fâiz kapılarından büyük bir kapıya girmiş olur.” (Ebû Dâvûd, Büyû, 82/3541)

    “Biriniz, kardeşine ödünç para verir de ödünç alan kimse, ona bir şey hediye ederse, kabûl etmesin. Veya bineğine bindirmek isterse ona binmesin. Ancak daha evvel aralarında hediyeleşme ve yardımlaşma cârî ise bu müstesnâ.” (İbn-i Mâce, Sadakât, 19)

    Faizin En Şiddetlisi

    Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- diğer bir hadîs-i şerîflerinde:

    “Muhakkak ki ribânın (fâizin) en şiddetlisi, haksız yere bir müslümanın şerefine dil uzatmaktır.” buyurmuşlardır. (Ebû Dâvûd, Edeb, 35/4876)

    Çünkü fâizde kişinin haksız yere malına tecâvüz vardır. Gıybette ise kişinin şeref ve haysiyetine saldırılır ve şahsiyeti rencide edilir.

    Faiz Yemeyen Kişi Kalmayacak!

    Ebû Hüreyre (r.a)’den rivâyet edildiğine göre Rasûlullah (s.a.v) söyle buyurmustur:

    “İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki faiz yemeyen hiç kimse kalmayacak! Kisi doğrudan yemese bile ona tozundan bulasacak.” (Ebû Dâvûd, Büyû, 3/3331. Ayrıca bkz. Nesâî, Büyû’, 2/4452; İbn-i Mâce Ticârât, 58)

    Faiz Yiyenlerin Cehennemdeki Durumları

    Rasûlullah (s.a.v) Efendimiz’e faiz yiyenlerin azabının bir kısmı rüyâsında gösterilmiştir. Allah’ın Rasûlü (s.a.v) bunu şöyle nakleder:

    “…Yürüdük. Nihayet kandan bir nehire vardık. Nehrin içinde yüzen bir adam, kıyısında da yanına birçok taş yığmış bir başka adam vardı. Nehirdeki adam çıkmak isteyince, kıyıdaki onun ağzına bir taş atıyor ve onu yerine geri çeviriyordu. Çıkmak için kenara her gelişinde aynı şeyi yapıyor ağzına bir taş atıyor, o da geri dönüyordu.” Rasûlullah (s.a.v) bu adamın neden böyle azap gördüğünü sorduğunda melekler onun faiz yiyen kimse olduğunu söylemişlerdir. (Buhârî, Ta‘bîr, 48)

    Rasûlullah Efendimiz (s.a.v), faiz yiyenlerin âhiretteki cezalarını gösteren diğer bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyururlar:

    “Miraç gecesi, bir kısım insanlara uğradım ki, karınları evler gibi iri idi. Karınlarının içi yılanlarla doluydu ve bunlar dışardan görünüyordu. Ben:

    «–Ey Cibrîl bunlar kimlerdir?» diye sordum.

    «–Bunlar faiz yiyenlerdir!» cevabını verdi.” (İbn-i Mâce, Ticârât, 58)

    Son İnen Ayet Faizle İlgilidir

    Hz. Ömer Efendimiz Buyurur:

    “Kur’an’dan en son nâzil olan, ribâ (fâiz) hakkındaki âyettir. Rasûlullah -sallâllahu aleyhi ve selem-, bu âyeti tefsir etmeden irtihal etti. Binaenaleyh siz, ribâyı da rîbeyi (fâiz süphesi olanı) da terk ediniz.” (İbn Mâce, Ticârât, 58)

    Başka bir sözünde Hz. Ömer Efendimiz:

    “Biz, faize düsme korkusu ile on helalden dokuzunu terk ettik.” (Ali el-Müttakî, IV, 187/10087)

    Borç Faiz Olur mu?

    Birisi Abdullah bin Ömer -radıyallâhu anhümâ-’ya gelerek:

    “–Ben bir adama borç verdim ve verdiğimden daha fazla vermesini şart koştum.” dedi. Abdullah -radıyallâhu anh-:

    “–Bu, fâiz olur.” dedi. O şahıs:

    “–Bana ne yapmamı emredersin?” deyince İbn-i Ömer Hazretleri şöyle dedi:

    “–Borç vermek üç şekilde olur:

    1. Allah rızâsı için borç verirsin. Allah senden râzı olur, sana sevap verir.

    2. Arkadaşını râzı etmek için borç verirsin. O zaman da arkadaşın senden hoşnut olur.

    3. Helâl malınla haram mal almak için borç verirsin ki, bu da fâiz olur.” (Yâni borç verdiğin kimseden malını ziyâdesiyle isteyerek fâiz almış, böylece helâl malına haram karıştırmış ve onu kirletmiş olursun.)

    O zât tekrar: “–O hâlde, bana ne yapmamı emredersin?” dediğinde Abdullah -radıyallâhu anh- şöyle cevap verdi:

    “–(Fazlasıyla verme şartını yazdığın) sayfayı yırtmanı (yâni o fâiz şartını iptal etmeni) tavsiye ediyorum. Sana, verdiğin kadar öderse onu kabul et. Senin verdiğinden daha az getirirse, onu kabul ettiğin takdirde ecir ve sevap kazanırsın. Eğer sen istemeden kendi isteğiyle verdiğinden daha fazlasını getirirse bu da sana bir teşekkür olur. Ona mühlet tanımanın ecrini ve sevâbını da ayrıca alırsın.” (Muvatta, Büyû, 92)
  • Âkif, yaşadığı müddetçe imanın bu gereğini yerine getirmek için çırpınmıştır. Cihad, aslında iman kelimesinin özünde bulunmaktadır. Âkif, imanın en modern tarifini şu beytiyle yapmıştır:

    Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum.
    Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boynum.

    Müslümanın şahsiyeti işte bu beyitte en ince anlamına kavuşmuştur. Bir noktaya kadar susan, hoş gören iman, iş imânî gerçekleri ilgilendirince var gücüyle er meydanında, mücâdele sahnesindedir.
    İsmail Lütfi Çakan
    Sayfa 54 - Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Yayınları
  • للمسلم شخصيته المستقلة النابعة من اعتزازه بدينه، وإيمانه بربه؛ ليس إمعة يُسلم نفسه للتيار يدفعه حيث يشاء، وهو لا إرادة له، بل هو كما قال النبي صلى الله عليه وسلم: «وطِّنُوا أنفسكم، إن أحسن الناس أن تحسنوا، وإن أساؤوا فلا تظلموا».

    Müslümanın dininden ve Rabbine olan imanından aldığı izzetten kaynaklanan kendine has bir şahsiyeti vardır.
    Nefsini, onu istediği yere savuran akımlara teslim eden, taklitçi/şüpheci değildir ve o iradesiz de değildir.
    Ancak o, Nebi Sallalahu Aleyhi ve Sellemin dediği gibidir: "Nefsinizi iyiliğe vatan edin ki ; insanlar iyilik yaptığında siz de edin, kötülük yaptıklarında siz zulüm/haksızlık yapmayın”
    -يوسف القرضاوي
  • 200 syf.
    ·6 günde
    Her Filistin sevdalısının, her müslümanın muhakkak okuması gereken bir kitap.
    -Alıntı
    Galip Bergusi /Syf200
    Kitap islam için İsrail tarihinde 67 müebbet ve 5200 yıl hapisle en çok ceza almış bir kahramanı, şahsiyeti tüm gerçekliğiyle anlatıyor..