...kavgaların da bir tür iletişim olduğunu görüyordum. Sonu barışmalarla bitiyor ve şakalı şamatalı günler belli bir süreliğine de olsa yeniden yaşanıyordu. Dolayısıyla bir bakıma aile ilişkisinin sürekliliğini sağlayan bir öğe oluyordu bunlar.
İnsanın bir bakışta yüzünün süzüldüğünü, bir şeye canının sıkıldığını anlayan bir yakınının olması fena mı?
Reklam
Onlar kendi dünyalarında yaşıyorlardı. Mekanını aynı odaların, dekorunu aynı eşyaların oluşturduğu; aynı lambaların aydınlattığı; aynı seslerin yankılandığı bir ortamda, cam bir fanusa kapanmışçasına dış dünyaya kapattıkları; içinde kendilerinden başka kimseye yer ayırmadıkları tek kişilik dünyalarında...
...sorumsuz bir baba değildi sadece!!
Dokuz on yaşlarında bir kızken, birtakım seslerle uyandığında, pijamasının altını çekerek nefes nefese kardeşinin yatağından süzülen o karaltı... dudaklarının arasındaki sigarayı yakmak için peş peşe çaktığı kibritlerin aydınlattığı o yüz... buydu işte! Söylediğinde annesinin "sus bakayım, uydurkçu seni! Ağzına biber sürerim!" diye geçiştirdiği için defalarca tanığı olduğu bir olayın kahramanının uğursuz yüzü...
Zerre kadar yalanım varsa Allah çarpsın, bir ayağını kaldırmayı da ihmal etmiyor.
Sayfa 85
Reklam
İnsanın bir bakışta yüzünün süzüldüğünü, bir şeye canının sıkıldığını anlayan bir yakınının olması fena mı?
Sayfa 33
Kendini yaşama bağlayan kordonlar kesilince bir ceninin yaşaması beklenir mi?
Sayfa 11
"Bir daha birbirlerine güvensizlik göstermeyeceklerine söz verdiler..."
59 öğeden 31 ile 40 arasındakiler gösteriliyor.