• 158 syf.
    Daha önce hiç böyle garip bir kitap okumamıştım.Ve daha önce okuduğum hiçbir kitap böyle arafta bırakmamıştı.Kitapta anlatılanların doğru ya da yanlış olduğuna dair hiçbir fikrim yok.Tek gerçek olan bu kitabı okuduktan sonra Mısır'a gitmek istemez kimse.Kitap Mısır'ı anlatıyor.İdris aleyhisselam döneminden başlayıp İslam tarihine kadar özetliyor.Piramitlerden de büyük ehram olarak bahsediyor.Hatta piramitlere ait bazı yazıtlar bile kısaca açıklanmış.Ve ikinci bölüm başlıyor.Mısır halkının yaşam tarzını anlatıyor.Şok geçirdiğim, gülme krizine yakalandığım bölüm bu kısım.135 sayfalık kitabın yaklaşık 50-55 sayfası ve en can alıcı kısmı işte burası.Bombardımana hazırsanız başlayalım.
    *Bir hadis-i şeriften bahsediyor evvela."Orasını yurt edinip de o ülkeye girmeyin ve o diyarda yerleşmeye sürüklenenlerin az ömürlü olduklarından gafil kalmayın." Mısır'a gidenlerin fazla yaşamayacaklarını ifade ediyor.
    *Sonra kahvehaneleri anlatıyor.Ebced alfabesini öğrenmek için kullanılan "karaşet" diye bir terkip varmış.Kahvehanelerdeki afyon tiryakileri buna "kara eşek" dermiş.Yazar da onlara karaşete kara eşek diyen iki ayaklı eşekler diyor."
    Sıkı durun mevzuya derinlemesine bir dalış yapacağız şimdi.
    *Mısırlıların havuza tükürüp, burunlarını sümkürüp o sudan abdest aldıklarını rivayet ediyor.İmam-ı Şafi bunları görseydi hiç şu sudan abdest almaya ruhsat verir miydi diyor.
    *Bir gün bir ilim meclisine davet ediyorlar Gelibolulu Mustafa Ali'yi.Kadılar elbiselerini soyunmaya başlıyor.Herhalde güreşecekler diye düşünüyor.Sonra bir de bakıyor itişe kakışa sofraya oturuyorlar.Manzarayı görünce bütün iştahı kaçıyor.
    *Mısır'da mal sahibi tüccara satıştan pek bir şey kalmazmış.Dellal denilen adamlar tüccarın malını alır pazarda bağıra çağıra satarmış.Dilediği fiyata satışı yapar mal sahibine de satıştan çok az bir para bırakırmış.Satış işine gelmezse alana da satana da sövermiş. Gelibolulu da diyor ki alan da satan da aslında kendi olduğuna göre söverken isabet buyurmuş.
    *O dönemde kötü kadınları eşeğe bindirerek teşhir edermişler.Mısırlı kadınlar da eşeğe binerek gezermişler.Bu yüzden Mısırlı kadınların kendisini kötü kadınların seviyesine düşürdüğünü ifade ediyor.
    (Tehlikeli kısım hemen kaçalım...)
    *Tam bir dilenciye para uzatmak için elini cebine attığında bütün dilencilerin adamın çevresini sardığını söylüyor ve ne kadar büyük sevap gelecek olsa bunlara para vermem diyerek dilencilerden yaka silktiği ifade ediliyor.
    Mevzu daha uzayıp gidiyor.Son bölümde önce bazı devlet yöneticilerini anlatıyor.Sinan Paşa diye bir adamdan bahsederken rüşveti hiç sevmez diyor.Bu adam hazinenin tamamını yutar üç beş kese altına dönüp bakmaz diyor.Ve daha tuhafı Otuzbeşli denen adamın hikâyesi.Bu adam resmi bir evrak hazırlayacağı zaman ayın otuz beşi diye tarih atarmış.Adı bu yüzden Otuzbeşli kalmış.Buna ayın otuz beşi olmaz diyenler olmuş.Zoruna gitmiş ve "Bu itibari bir hesaptır iki ayı yan yana getirince otuz beşi değil ayın kırk beşi de olur."demiş. Deha diye buna denir işte...
    Kitabın son bölümünde İslam tarihinde Mısır'ı yöneten hükümdar ve valilerden, beylerbeyi görevinde bulunan kişilerden bahsediyor.
    En başta da söylediğim gibi anlatılanların ne kadarının doğru ya da yanlış olduğuna dair hiçbir fikrim yok.Tamamen Mısır eyaletini karalamak için yazılmış bir eser de olabilir.Gerçekten insanların tükürdüğü sudan abdest aldığı temizlikten uzak bir diyar da anlatılmış olabilir.Abartılmış da olabilir.Ben bu konuda yorum yapma hakkını kendimde görmüyorum.Sadece ilginç bir kitap olduğunu söyleyebilirim vesselam...
  • 211 syf.
    ·8 günde·9/10
    Bir yolculuk hayal edin…
    Bindiğiniz otobüse de sizinle gelmesini istediklerini koyun içine. Ama gerçekten gelmesinden mutluluk duyacaklarınızı. Ne kadar boş yer kalırdı? Peki bir otobüs alırmıydı ?
    Gittikleri yerlere umutlarıyla beraber hayallerini taşıyan insanlar doldurur otobüsleri her zaman. Bir gerçek var ki; Otogarlar düğün salonlarından daha samimi sarılmalar görmüştür. Ve hastane koridorları cami duvarlarından daha çok inanan. Ayrılıkların ve sevinçlerin en samimisinin yaşandığı yerdir Otogarlar. Dillerde olan da gerçektir. Gözlerde olan yaş da. Hangi dilde susarsanız susun Eğer tekerlekler ayrılık için dönmeye başlamışsa zaman o tekerleğin hızından daha yavaş ilerleyecek demektir. Hayat böyledir işte. Aynı yöne giden otobüsün içindeki insanlar için kimine göre ayrılıktır kimine göre kavuşma. Arka koltukta sevdiklerinden ayrıldığı için gözyaşlarını Başını yasladığı Otobüs camına dökerken, bir önünde oturan yolcunun başı aynı camda kavuşacağı sevdiklerinin hayaliyle doludur.
    İşte tamda böyle bir yolculuk, 1930 Model eski külüstür bir otobüs. Hurdalıktan alınıp bakılmış ve maviye boyanmış, önünde de mavi bir Kuş figürü olduğu için adına Mavi kuş demiş Kenan. Yazları köyle kasaba arasında giden, kışları da evsiz barksızların sığınağı olan otobüs. Otobüsün sahibidir Kenan. Namı diyar Deli Kenan. Daha çok küçükken babası terk etmiş Kenanı, Babası terk edince arkadaşının babası yanına almış, Değirmene vermiş parasını kazansın diye. Boş bırakmamış, babasından daha çok babalık yapmış. Derken Kenan, Bilal’in kardeşine sevdalanmış, sevdalanmış ama bunu hiç kimseye anlatamamış. Bir gün “ inceldiği yerden kopsun lan” diyerek köyün en sır tutan kızına durumu anlatmış ve bunuda sevdiği kızın bilmesini istemiş. Anlatmış anlatmasına ama duyduğuyla da dünyası başına yıkılmış Kenan’ın. Vara Vara babası olmayan, değirmende çalışan birine mi varacağım. Ve bir süre sonrada evlenmiş kız. Bunu duyan Kenan’da delirmiş tabiki.
    Deli Kenan’ın otobüsünün Tren garına gideceği için köy meydanında yolcularını beklemektedir. Hayalleriyle beraber bavullarını alıp otobüse yerleştiren yolcular bir bir bavullarını otobüsün üstüne kendilerini de içine yerleştirirler. Doktorundan, öğretmenine,köyün ağasının oğlundan, Amerikalı çiftte, Adam öldürdüğü için Jandarmalar koluna girmiş getirilen mahkumdan, hasta eşini sırtında otobüse kadar taşıyıp, bir umutla şehir hastanesine götürmek için gelen yolculara kadar herkes buradadır. Bir de davetsiz bir misafir “Erol”. Otobüs hareket etmiş. Köyün meydanından toprak yola çıkacağı anda geçtiği ara sokakdan kardeşiyle helalleşip otobüsün arkasına takılıp otobüsün üstünde yolculuk yapan 9-10 yaşlarında, İstanbul’a çalışma para kazanma hayaliyle giden Erol. Herkes bir hayal ile camdan dışarıya bakmakta, önlerinden geçip geride kalan manzarayı seyretmektedir.
    Hikaye, bunların Otogara varmak için çıktığı yolculukta başlarına gelenleri “Mustafa Kutlu” farkıyla anlatılmış. Kitabı okurken o otobüste olacağı hayalini gerçek anlamda yaşatan bir kitap. Küçük bir sır vermek gerekirse herkes bindiği gibi inmiyor otobüsten. Kurtulma umuduyla yolun bir an önce bitmesini bekleyenler, umutlarını yollarda bırakıyorlardı… Ve birde yolda denk geldikleri, Deli Kenan’ın arkadaşı Avcı Bilal…
    Okumakdan keyif alacağınız Anadolu hikayelerinin yer aldığı güzel bir kitap.
    Keyifli okumalar…
  • Kriz falan dinlemem !! WOTAN MIT UNS !!! BEDDUALARINIZI EKSİK ETMEYİN MONÇİÇİLER !!!

    İŞSİZLİK Orduları Başkumandanı Mareşal Tuco Herrera ile "FEYİZLİ" sahaf gezileri .. Nasıl diye SORMA !! =))

    Part I.
    https://i.hizliresim.com/26kvDO.jpg

    Yaşar Kemal - Bu Diyar Baştan Başa Cem Yayınevi Ciltli
    Sholohov - Uyandırılmış Toprak
    Cahit Öztelli - Pir Sultan Abdal / Bütün Şiirleri
    Kemal Tahir - Esir Şehrin İnsanları , Esir Şehrin Mahpusu , Yol Ayrımı

    Part II.
    https://i.hizliresim.com/26kQkA.jpg

    Hasan Rıza Soyak - Atatürk'ten Hatıralar
    Mustafa Yıldırım - Sivil Örümceğin Ağında
    Kemal Tahir - Bozkırdaki Çekirdek
    Yaşar Kemal serisi :
    Çıplak Deniz Çıplak Ada
    Tanyeri Horozları
    Karıncanın Su İçtiği

    Bernard Lewis - Tarihte Araplar
    Yakup Kadri Karaosmanoğlu - Milli Savaş Hikayeleri
    Yakup Kadri Karaosmanoğlu - Anamın Kitabı
    Latife Tekin - Sürüklenme , Berci Kristin Çöp Masalları , Gece Dersleri , Manves City

    K. Zelinski - Sovyet Edebiyatı
    Çağlar Kırçak - Türkiye'de Gericilik
    Janet E. Hunter - Modern Japonya'nın Doğuşu
    Reşat Nuri Güntekin - Çalıkuşu
    Cemil Meriç - Bu Ülke
    Guy De Maupassant - Ay Işığı
    Server Tanilli - İslam Çağımıza Yanıt Verebilirmi
    Gündüz Vassaf - Tarihi Yargılıyorum , Kimliğimi Kaybettim Hükümsüzdür
    Bernard Lewis - Modern Türkiye'nin Doğuşu
    National Geography - Coğrafi Keşifler (Ciltli)

    Part III.
    https://i.hizliresim.com/MVyla2.jpg

    AZİZ "BABA" - İnsanlar Uyanıyor
    Paul Carell - Barbarossa Harekatı 1. cilt , Barbarossa Harekatı 2. cilt
    Primo Levi - Ateşkes
    Eduardo Galeano - Latin Amerika'nın Kesik Damarları (Almanca)
    Nihat Genç - Ofli Hoca
    Şevket Süreyya Aydemir - Toprak Uyanırsa
    Phil Slater - Frankfurt Okulu
    Arslan Tekin - Alamut'un Büyüsü
    Orhan Tüleylioğlu - Neden Öldürüldüler 3 ? - Dipsiz Kuyu
    Nihat Genç - Köpekleşmenin Tarihi , Anadolu Yazarını Dinliyor
    Fahir Armaoğlu - 20. Yüzyıl Siyasi Tarihi
  • ...
    Sözün şiirlerin mükemmelidir
    Senden başkasını seven delidir
    Yüzün çiçeklerin en güzelidir
    Gözlerin bilinmez bir diyar gibi...

    https://youtu.be/FwL_JiqXy24
  • İHSAN İPEK CANKURT VE HEVSEL DERGİSİ...

    KERİM ÖZBEKLER
    GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR

    İhsan İpek Cankurt, ''Diyarbakır Yazarlar ve Şairler Derneği'' başkanıdır. Diyarbakır'da bir çok etkinliğin yanında yılda 4 kez de 'Hevsel Eğitim Kültür Sanat Edebiyat ve Şiir Dergisi''ni de yayınlamaktadır. Hevsel Dergisi'nin 5.sayısında, aşağıdaki yazar ve şairlerimiz, karşılarındaki başlıkları kullanarak derginin sütunlarında yer almışlardır.

    İhsan İpek Cankurt;Günümüzde edebiyat ve sosyal medya etkileşimi,
    Hüseyin Acar;Unutursam kalbim kurusun (Şiir),
    Mehmet TanrıkuluİKüllerinden doğan bir tarih ''Zerzevan Kalesi'',
    Mehmet Şerif Cebe;İstanbul'dan Amid'e (Şiir),
    Veysi Fida;Dersaadetten Diyarbekir'e uzanan aşk ''Rüstempaşa ile Mihrimah Sultan'',
    İbrahim Şaşma;Dudaklarında kaldı (Şiir),
    Abdurrahman Taşın;Sevgil (Şiir)i,
    Hevsel Dergisi;Diyarbakır'dan İstanbul'a gönül elçimiz ''M.Tayyip Tanrıkulu'',
    Hasan Nadiroğlu;İkinci cennetim Diyarbekir'dir (Şiir),
    Toygar Merdan Toy;Aşkın öldürür (Şiir),
    Mustafa Uğurlu Arslan;Diyarbekir'den İstanbul'a uzanan çizgide edebi muhit olarak kıraathaneler,
    Şakir Diclehan;Necip Fazıl'ın gözünde Cahit Sıtkı Tarancı,
    Mehmet Tanrıkulu;Ötelerdeki ben (Şiir),
    Mehmet Şefik Korkusuz;Yaşayan değerlerimiz ''Mehmet Şefik Korkusuz'',
    Atilla Kaymaz;Böyle olmaz (Şiir),
    Süleyman Daşdağ;Yorgancı çırağı,
    Şeyhmus Demir;Güneş batana kadar (Şiir),
    Servan Erdinç;Yüzünü düşünürken (Şiir),
    Abdulkadir Arslanoğlu;Fatih Sultan Mehmet'in hocası Diyarbekir'li Molla Gürani,
    Cevat Yıldız;Filistin (Şiir),
    Mehmet Balca;Kaptan (Şiir),',
    Kasım Ertaş;Batılı seyyahların gözüyle 19.yüzyılda Diyarbakır,
    Ahmet Tanyıldız;Büyük şair Nabi Diyarbekir'de,
    Harun Tutuş;Gitme (Şiir),
    Mehmet Salih Erpolat;XVI.XVII.Yüzyıllarda Diyarbakır'da ki esnaf grupları ve meslekler,
    Hasan Hüsnü Almas;Ellerim ayaklarım ve gözlerim (Şiir),
    Hatip Yıldız;Osmanlı döneminde modern okullara öğretmen yetiştirmede Diyarbekir darulmuallimi'nin rolü,
    Aydın Ak;Güçlü yarınlar için kaliteli eğitim,
    Metin Şaşmaz;Senden habersiz (Şiir),
    Hülya Toprak;Ateşe verdim sözcükleri (Şiir).

    Sonuç olarak Hevsel Dergisi'nde okunacak çok güzel yazı ve şiirler var, güzel bir mizanpaja sahip olan Hevsel Dergisi ileride de çok ses getireceğe benziyor.

    Siz de Hevsel Dergisi'ni edinmek ve okumak veya yazı-şiir ileterek yayınlanmasını istiyorsanız, aşağıdaki bilgileri kullanabilirsiniz.

    İhsan İpek
    Hevsel Yazı ve Şiir Dergisi (68 Sayfa)
    Diyarbakır Yazarlar ve Şairler Derneği (DİYSAD)
    Elazığ Caddesi, Diyar Galeria İş Merkezi, Kat.1, No.108
    Yenişehir-Diyarbakır
    Tel.0-535-5052520
    E Postalar.diysad2100@gmail.com veya hevseldergisi@gmail.com
  • Bazı insanlar kömür görünür ama saykal vurunca gönülleri elmasa dönüşür (Mustafa Diyar)