• Kemal Paşa, açıkça anti-emperyalistti: Musul dolayısıyla İngilizlerle, Hatay dolayısıyla Fransızlarla takıştı durdu; Oniki Ada yüzünden, bir ara Mussolini'yle sürtüşmüştür; 1930'lu yıllara kadar, açın ünlü The Economist'i bakın, Gâzi'ye atıp tutar, neymiş,
    'o mağrur başını, asla eğmiyor'muş!
    Haklıdır da; ölümünden bir yıl önce bile, Mustafa Kemal, Hatay davası yüzünden sınırı gizlice geçip, Suriye'de Fransızlara karşı gerilla savaşı örgütlemeyi tasarlıyordu! Dış politikası, eski Osmanlı mülkünü Balkan ve Saadabat Paktlarıyla, Ankara'nın kontrolünde tutmaya, esas olarak da Sovyet dostluğuna dayanıyordu; ancak Stalin Rusya'ya egemen olunca, Moskova'nın iyi niyetinden kuşkulanmıştır; yine de ölünceye dek, Mustafa Kemal, hiçbir batılı ülkeyle ittifak ilişkisine girmedi; tam bağımsız öldü!
    Attila İlhan
    Bilgi Yayınevi
  • 638 syf.
    ·40 günde·Beğendi·10/10
    > Bu, bu kitaba daha önce yapılmış Protip v.1.0 incelemenin devamı niteliğinde olan v.1.2 güncellemesidir. Biliyorum, o gün için esprisine de olsa, yayınlamış olduğum kısa inceleme ile hep birlikte çok gülmüş ve çok eğlenmiştik. Fakat işlerimin yoğunluğu ve kişisel durumumdan kaynaklı biraz gecikmeli de olsa, sözümü tutmak ve Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ele alan bu güzel tarihi kitaba yakışan bir inceleme ile hakkını vermek isterim. Burada beni neyin beklediğini biliyorum ve ne kadar zorlanacağımın da farkındayım. Bize ait şanlı hem de yer yer üzücü bu tarihin kısa bir inceleme ile ele alınabilmesi, tamamının buraya sığdırılabilmesi ne mümkün?! Tarihin silinmez sayfalarına kazınan onca olay ve o zorlu, meşakkatli günleri yaşayan onlarca insanlar varken, bizler sadece yüzeysel geçişler ile anlatabiliriz bu geçmişimizi ve geçmişten bize kalanları.


    Kitaba Dair

    “Mustafa Kemal Atatürk, Avrupa uygarlığının belle epoque-güzel çağında dünyaya geldi” #35544653

    > Ülkemizin yakın tarihi hakkında bugüne dek dikkat çekici birçok kitap, makale, çeviri araştırma ve ciddi çalışmalar yapılmıştır. Hep birlikte okumakta olduğumuz bu tür çalışmaların sayısı gün geçtikçe inanılmaz bir hız ile artmaktadır. Zaman içerisinde teknolojinin de bizlere sunmuş olduğu imkânlar doğrultusunda ortaya çıkan yeni akademik ve bilimsel çalışmaların katkısı sayesinde, ülkemiz tarihini tam teşekküllü incelenme düşüncesi birçok yazarı da bu konuda cesaretlendirmiştir. Ben de konuya olan ilgim doğrultusunda, Sn. İlber Ortaylı’nın Gazi Mustafa Kemal Atatürk adlı kitabını okuyup, hayal kırıklığı içerisinde inceledikten sonra, yeni kaynak kitap arayışı esnasında Andrew Mango ve kendisinin Atatürk - Modern Türkiye'nin Kurucusu kitabı ile tanıştım.

    “Atatürk, Günümüzde genellikle radikal bir çağdaşlaştırıcı ve Batılılaştırıcı olarak bilinir. Bu tanım doğrudur ama yeterli değildir. Ülkesini, dünyanın en zengin ülkeleriyle aynı düzeye getirmek için Batı yöntemlerini ithal etmiştir çünkü zengin ülkelerin büyük çoğunluğu Batıda bulunmaktaydı. Ama onun hedefi taklitçilik değil, evrensel bir uygarlığa katılmaktı; Avrupa'nın Aydınlanma Çağı düşünürleri gibi, dine ve dinin neden olduğu ayrımcılığa karşın insanlığın ileriye doğru gitmekte olduğunu görmüştü. Gerçek bir bağımsızlık mücadelesinin, herkesi kapsayan laik bir ilerleme ilkesi adına, her ulus tarafından kendisi için yapılması ve böylece gelişmiş ülkelere karşı düşmanlığa yer bırakılmaması gerektiğine inanıyordu. Uygar insanların oluşturacağı evrensel bir toplumu ülkü edindiği için anti-emperyalistti. Her şeyden önce o bir kurucuydu, çağımızın en büyük ulus-yaratıcısıydı” #35618469

    > Bu değerli eser, Türkiye Cumhuriyetinin, Bağımsızlık Savaşı süreci ve küllerinden yeniden doğuşu yolunda Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi, dünya tarihine mal olmuş bir lider ile yakaladığı olağanüstü fırsatı ele almaktadır. Onu bir tek yönetici tarafı ile değil, kendisinin ailesi, yakın çevresi, silah arkadaşları ve insanlar ile olan ilişkileriyle objektif olarak anlatmaktadır. Cumhuriyetin yeniden kuruluş yıllarının toplumsal öğelerini ve kuvvetler ayrılığını da işleyen bu kitap, Atatürk’ün karizmasının, kendisinin zaaflarının, çevresinde olan kadınlarla ilişkilerinin, yakın ve diplomatik dostluklarının, kızgın hallerinin ve iyilikleri ile nasıl bir insan olduğunun altını çizmektedir. İşte bu eser, gerçekten konusunda uzman bir tarihçinin konuya nesnel ve objektif yaklaşımının ele alındığı bir kitaptır. Evet, belki dikkatinizi çekecek bu inceleme sonrasında, Gazi Mustafa Kemal’in yaşamına dair birçok şeyi ve onun eşsiz, emsali görülmemiş Bağımsızlık Mücadelesini somut olaylarla inceleyen bu kitabı siz de okumak isteyeceksinizdir.

    "İslamın dini kurumları tüm Müslüman topluluk (ümmet) için kurulmuştu ve tam ortasından yükselmeye başlayan ulus fikrini kapsamıyordu.” #35670192

    “Koşullar çok kötüydü: ülkenin dört bir yanı göçmen akınına uğramış, hazine boşalmış, askeri harekâtların yarattığı hasardan dolayı bazı bölgelerde, özellikle doğu Anadolu'da kıtlık baş göstermişti.” #35670927

    > Andrew Mango, gerçekten okumaya değer bu kitabında Atatürk’ten “Jön Türk” (Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde ortaya çıkan meşrutiyetçi ve Abdülhamit dönemine muhalif olan genç ve aydın kuşak) olarak bahsediyor. Ona göre, babası Ali Rıza Bey’i küçük yaşta kaybetmesi Mustafa Kemal’in bağımsız, güçlü ve gözü pek bir kişilik geliştirmesinde etkili olmuştur.

    “Mustafa Kemal Atatürk dünyaya geldiğinde, çok uluslu Osmanlı imparatorluğu çatırdıyor ama işlevini hâlâ sürdürüyordu.” #35687217

    > Mango, Yüce Önderin çocukluk ve gençlik yıllarında yaşadıklarına ve söylediklerini temel alarak “…bazı düşüncelerin onun ruhunda ne kadar eski ve köklü olduğunu bir kez daha gözlemleyebiliriz: Bir kez daha şimdiyi değil, ileriyi düşünme konusunda uyarıda bulunuyor; ortamın yaygın görüşüne uymayı reddediyordu” değerlendirmesini yapıyor. Burada, bu yorum her ne kadar bize “asice” gelse de, Yazar burada bize Atatürk’ün Türk kökünün geleneklerine bağlı, ama yenilikçi yana sahip ve gelişmeye, ilerlemeye, modernizasyona açık olan ileri görüşlülüğünü anlatmak istiyor.

    “Padişah ve görevliler entrikacıları ve isyan etmeye hazır olanları aşağı yukarı biliyorlardı. İçlerinden bazıları uzak köşelerdeki zindanlara atılmış, bir kısmı sürgüne gönderilmiş, bazıları görevlerini yitirmiş, bir kısmı da iş yapmadan maaş alma rüşvetiyle susturulmuştu.” #35671224

    > Atatürk, Osmanlı İmparatorluğu'ndan devraldığı bu enkazı adeta bir sanatçı gibi işledi ve nüfusunun belli bir yüzdesi Müslüman olan, tarihte birçok şeyden geri kalmış, mahrum bırakılmış olan bu ülkeden oldukça farklı bir şey yarattı. O’ bu ülkenin halkına güvendi ve bunda asla şüphe etmedi. Yüreğinde iman yatan bu halkın benliğini ve bağımsız ruhunu yeniden canlandırmak için ilahi gücün kendisine vermiş olduğu bu fırsatı değerlendirmesini çok iyi bildi. Hepsinin üzerine sanki ölü toprağı serpilmiş gibi derin uykuda olan halkı uyandırdı ve ihanete çanak tutanlara karşı tarihte emsali görülmemiş bir askeri düzene soktu.

    “Müslüman Türklerin beynini kemiren soru, ülkenin varlığını sürdürüp sürdürmeyeceği değil, kendilerinin bu ülke içinde yaşamlarını sürdürüp sürdüremeyecekleriydi.” #35690165

    "Millet zulüm ve istibdat altında mahvoluyor. Hürriyet olmıyan bir memlekette ölüm ve izmihlâl [çöküş] vardır," #35782553

    > Ulus devleti olmanın kolay olmayacağını, sancılı bir süreç geçirecek Türkiye’yi ve Atatürk'ü, “Türklerin Babası”nın yaşamını kalemi ile destansı şekilde anlatan yabancı bir yazarın kitabını okuyacağız. Atatürk’ün yeni Türkiye'yi Cumhuriyetini kurmadan önceki askeri ve siyasi kariyeri, neredeyse bu kitabın yarısından fazlasını kaplamaktadır. Türk arşiv kaynaklarını da etkileyici bir şekilde tarayarak konuya eğilen Mango, Atatürk'ün, 1923 dönemi sonrası destekçileriyle, rakipleriyle ve yakın çevresiyle olan ilişkilerini de sıkı ele alıyor. Peki, Atatürk ve onun yenilikçi, devrimci düşüncesi bu genç ülkeye ne getirdi ve tüm kitle tarafından kolayca benimsendi mi? Mango'nun titiz detaylı çalışması bile bu sorunun cevabında olan belirsizliğini koruyor ve bunun hakkında yorum yapmak biz okurlara kalıyor.

    "Türk ordusu vatanı, dış tecavüz ve istiladan, milleti taassup ve fikir esaretinden kurtardığı gün vazifesini yapmış olacaktır," diye yanıtladı. Ona göre "Türk milleti Batı dünyasından çok geride kalmıştı" ve ana amaç çağdaş uygarlık düzeyine çıkartmak olmaydı. #35838039

    “Ve arkadaşlarıma dedim: Vatan mutlaka selamet bulacak. Millet mutlaka mesut olacaktır. Çünkü kendi selametini, kendi saadetini memleketin ve milletin selamet ve saadeti için feda edebilen vatan evlatları çoktur.” #35839393

    > Doğrusunu ifade etmem gerekirse, Mango tarzından yazılan tarihi eserleri okumaktan keyif alıyorum. Bir Türk olarak neden okul ve eğitim kurumlarımızda böylesi geniş kapsamlı Atatürk eğitimi almadığımızı kendime sormadan edemiyorum ve sonrasında nerede ve hangi şartlar altında yaşadığımız aklıma geliyor. Sonra gene kendi imkânlarım doğrultusunda bu işe devam etmem gerektiğini tekrar hatırlatıyorum kendime. Vakti zamanında (en azından 80'li ve 90'lı yıllarda) okullarda tarih konusunu hiç iyi ele alamadık ve bizden olan büyük bir lideri ve liderleri bile neredeyse tamamen göz ardı ettik. Savaş, siyaset ya da diplomasi nedir? Nasıl yapılır? Nasıl yürütülür? Biz bunları bilemedik. İşte Mango açıkça bir Atatürk hayranı olarak bize bunları anlatmaktan, açıklamaktan çekinmiyor. Ulu Önderin keskin zekâsı sayesinde bir tarih nasıl yazılır, o tarihi şekillendirirken nelere katlanılır hepsini anlatıyor.

    Mustafa Kemal şimdi bütün enerjisini halen Türklerin elinde bulunan toprakların, insanların ve onları savunacak askerlerin korunmasına yöneltecekti. #36022450

    "Uzmanların hataları daima büyüktür, ama hataların en büyüklerini Türkler konusunda yapmışlardır." #36478396

    "Size ben taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde, yerimizi başka kuvvetler ve kumandanlar alabilir," #35864116

    Şimdiden keyifli okumalar dilerim arkadaşlar.

    Bir sonraki kitap yorumu ve değerlendirmesin de görüşmek dileğiyle. Esen kalınız!

    ~ A.Y. ~
  • Kemal Paşa, açıkça anti/emperyalistti: Musul dolayısıya İngilizlerle, Hatay dolayısıyla Fransızlarla takıştı durdu; Oniki Ada yüzünden, bir ara Mussolini’yle sürtüşmüştür; 1930’lu yıllara kadar, açın ünlü The Economist’e bakın, Gazi’ye atıp tutar, neymiş, ‘o mağrur başını asla eğmiyor’muş! Haklıdır da; ölümünden bir yıl önce bile, Mustafa Kemal, Hatay davası yüzünden sınırı gizlice geçip Suriye’de Fransızlara karşı gerilla savaşı örgütlemeyi tasarlıyordu! Dış politikası, eski Osmanlı mülkünü Balkan ve Sadabat Paktlarıyla, Ankara’nın kontrolünde tutmaya, esas olarak da Sovyet dostluğuna dayanıyordu; ancak Stalin Rusya’ya egemen olunca, Moskova’nın iyi niyetinden kuşkulanmıştır; yine de ölünceye dek, Mustafa Kemal, hiçbir Batılı ülkeyle ittifak ilişkisine girmedi; tam bağımsız öldü!