• Enver Paşa ile Mustafa Kemal Paşa’nın sürekli bir rekabet halinde olduğu yolunda avamî bir söylem yaygındır. Tabii ki, böyle bir rekabet fiilen sözkonusu olamazdı. Her şeyden önce Enver Bey, Erkân-ı Harbiye’yi, Mustafa Kemal Bey’den iki sene önce bitirmiştir. Mustafa Kemal Bey, ilkokula ara vermesi sebebiyle Harb Okulu’na akranlarından iki sene geç başlamıştır. Ayrıca Enver Bey, bilinen sebeplerle “Hürriyet Kahramanı” olarak ilan edilmiş ve orduda hiç kimsenin ulaşamadığı bir şöhret ve sempatiye kavuşmuş; ordu mensupları her zaman ondan bir şeyler beklemişlerdir. Mustafa Kemal Bey de İttihatçı olmakla birlikte, Enver Bey Cemiyetin önde gelen iki üç kişisi arasına girmiştir. Öbür taraftan, Enver Bey Saraya damat olmuş, Mustafa Kemal Bey’in teşebbüsü başarısız kalmıştır. Sonuçta, Enver Bey, Paşa olup Savaş Bakanlığına geldiğinde, Osmanlı ordularının Genel Kurmay Başkanı ve Başkomutan Vekili olduğunda, Mustafa Kemal Bey Çanakkale’de yarbaydır. Kim kiminle rekabet edecektir? Enver Bey’in yükselişi, hiç kimseye onunla rekabet imkânı bırakmayacak biçimde hızlı olmuştur.
    Bu rekabet, kuramsal olarak ancak Hafız Hakkı Bey ile Enver Bey arasında olabilirdi; sınıf arkadaşı idiler, Hafız Hakkı birinci, Enver ikinci olarak okulu bitirmişlerdi; ikisi de saraya damat olmuştu ve ikisi de çok parlak subaylar olarak görülüyorlardı. Bu ikisi arasında gizli bir rekabetin olduğunu ileri sürenler olmuşsa bile, böyle bir iddianın görünür hiçbir işareti yoktur. Birbirlerini sevdikleri kesindir; Enver Paşa, Sarıkamış hareketinin öncesinde Hafız Hakkı Bey’i gönderip bölgede inceleme yaptırttığı gibi, X. Kolordunun başına da onu geçirmiştir. Mağlubiyetin ardından da Hafız Hakkı Bey’i paşa yaparak Ordu komutanlığına getirmiştir.