• Mustafa Kemal Paşa, savaşın üçüncü yılı sonlarına doğru, Enver Paşa’nın İstanbul’da kendine bağlı özel bir güç kurduğunu ve Hükûmetin barış yapması halinde, bu kuvvetlerle savaşa devam edeceği istihbaratını Fethi Bey’e söyler. O da, gizli kalması kaydiyle Talat Paşa’ya anlatır. Talat Paşa Enver Paşa ile konuşur ve bu kuvvetin, Yakup Cemil olayından sonra İstanbul’da güvenlik için kurulduğu bilgisini alır; olay kapanır.
    Rauf Orbay, bu durumda Enver Paşa’nın Mustafa Kemal Paşa’ya karşı fevrî bir karar almasından endişe eder. Savaş Bakanını ziyaret eder. Enver Paşa kendisine şunları söyler:
    “Mustafa Kemal Paşa nedense sadece vazifesini ilgilendiren noktalardaki kanaatlerini söylemekle kalmıyor, askerlikle bağdaştırılması mümkün olmayan özel ve siyasi tahriklere de giriyor. Her halde duymuşsundur; bir defa bazı ordu komutanlarına telgraflar çekerek hepsini birlikte harekete davet ve itaatsizliğe teşvik etmişti. Haber alınca, kendisini çağırarak görüştüm. Siyaset yapmak istiyorsa askerlikten çekilmesini söyledim. Milletvekilliğine aracı olacağımı vaadettim. Fikir ve kanaatlerini Meclis’te savunmasının daha doğru ve uygun olacağını anlattım. Aksi takdirde komutan olarak orduyu düzensizliğe sevk ve savunmayı zorlaştıracak harekette devam ederse, önleyici tedbirler almaya mecbur kalacağımı söyledim. Özür diledi. Hareketinin yanlış yorumlanmış olmasından üzüldüğünü, Meclis ve milletvekilliği düşünmediğini, askerlikte kalmayı tercih ettiğini söyledi. Ben de bundan memnun oldum. Hiç şüphesiz, hizmetine memleketin ilgisiz kalamayacağı değerli komutanlarımızdandır. Bunu daima takdir ettiğimden ötürü, tekrar ordu komutanlığına atadım. Fakat, son günlerde yine bazı siyasi tahriklerde bulunduğunu haber alıyorum....” Enver Paşa fikrini biraz daha açıklayarak, “Mustafa Kemal Paşa’nın vatana en faydalı şekilde hizmet edebilecek bir şahsiyet olduğu şüphesizdir. Ben de kendisini layık olduğu makamlarda çalıştırmaya devam edeceğim. Fakat, siyasi teşebbüslerde devamını onaylamamakta elbette haklıyım.”