Gelecek yılların Aile Sorunu "Müta Nikahı"
Aralarında dinî açıdan evlenme engeli bulunmayan bir erkekle bir kadının, erkeğin vereceği bir bedel karşılığında belirli bir süre karı-koca hayatı yaşamak üzere anlaşmalarına “müt‘a nikâhı” denmektedir. İslâm öncesi dönemde müt‘a, zaman zaman başvurulan bir uygulama olarak mevcuttu. Hz. Peygamber de tedrîcîlik (belli bir sürece yayarak hukukî düzenleme yapma) ilkesi gereği ilk dönemlerde bu uygulamaya engel olmamıştı. Ancak aile ve toplumun dokusuna zarar verebilecek olan bu uygulama biçimi bilahare yasaklanmıştır (Tirmizî, Nikâh, 29 [1121-1122]).
824 syf.
8/10 puan verdi
·
Beğendi
·
14 günde okudu
Eserin yazarı İbn Zafer 1104 yılında bazı kaynaklara göre Sicilya, bazılarına göre de Mekke'de doğmuş. Yaygın olan bilgiye göre de 1172 yılında vefat etmiş. En önemli eseri ise bu kitap olup orijinal adı Sülvanü'l Muta fi Udvani'l-Etba'dır. Yayınevi bu ismi Devletin Ölümsüzlük İksiri olarak tercüme etmiş. Eserin Osmanlı
Devletin Ölümsüzlük İksiri
Devletin Ölümsüzlük İksiriİbn Zafer · Büyüyenay · 20142 okunma
Reklam
Şia Dininde Muta Nikahı
“Mut’a benim ve atalarımın dinidir. Mut’a ile amel eden bizim dinimizle amel etmiştir. Onu inkâr eden bi­zim dinimizi inkâr etmiştir." Aktarani, Lillahi Sümme li't Tarih, el-Musevi
Sayfa 137Kitabı okudu
"İrfana götürmeyen bir ilim sağ ve ruhsuz kalır ilme dayanmayan bir irfan köksüz ve zayıf olur." Şeyh Muhammed Muta ' haznevi k.s
Eskiden insanlar uyuyordu Alimler ayanıktı; Insanları Uyandırabiliyorlardı. Şimdi ise insanlar ölü Alimler ise uykuda... Uykuda clan Ölüm uykusunda olanları nasıl uyandıracak? ŞEYH MUHAMMED MUTA EL HAZNEVİ K.S
De Facto Siyasal Otoriteden Meşru Siyasal İktidara - pdf indirme linki
dergipark.org.tr/tr/download/art... De Facto Siyasal Otoriteden Meşru Siyasal İktidara: Mâtürîdî’nin Ulu’l-Emr Kavramsallaştırması İslam düşünce tarihinde siyasal kuramlarla ilgili çok sayıda eser kaleme alınmıştır. Bunlardan bir kısmı prenslere ayna (fürstenspiegel) türü eserler olup yöneticilere yol göstermekte, kriz
Reklam
Sözüm ona bir hoca çıkıp satranç oynayanı, yalancı, lanetli, domuz kanıyla boyalı olmakla itham ediyor. Yani izin verseler kafir de diyecek. Çünkü bu kafalar kazanmak yerine tekfir anlayışıyla var olabilen kafalar. İnanılır gibi değil. Milyonların takip ettiği birinin insanları ne idüğü belirsiz, rivayet veya uydurma olması olası kaynaklarla böylesine yaftalaması göz ardı edilse de korkunç bir bakış açısı. Zaten aynı sözüm ona hoca İngilizceye gerek yok , kabirde mezarda geçmez, ayda ne işimiz var diyerek hemen hemen bütün ilim uğraşlarını saçma buluyordu. İslam anlayışı bu olamaz, İslamın ilim perspektifi bu olamaz. İlim Çin’de de olsa alınız, diyen bir anlayışa muhalefetten başka bir şey değildir bu sığ kafalar. Satranç oynamak böylesine çirkin bir şey ise aynı hocaya sormak lazım : muta nikahı kıyıp kendince Allah’ı aldatmaya yeltenip zina yaparken ifşa olmak ne derece çirkindir ?
Şeyh Muhammed Muta k.s
Manevi hastalıklardan kurtulmak kolay bir iş değildir. Şunu bilin ki, sadece tarikatta intisap etmekle Allah'ın rızasına ulaşılmaz. Bu yüzden müridin gayret edip çalışması; hedefine ulaşabilmesi için de yaptığı tüm amelleri sadece Allah rızası için yapması gerekir. Ayrıca yaptığı amellerin Hz Muhammed'e inen vahiyye uygun olması zorunludur başka bir deyimle yaptığı her iş şeriatla uyumlu olmalıdır ki Allah'ın rızasına ulaşabilsin.
İlim ve irfan
Şeyh Muhammed Muta (k.s)
Mevlâna Hâlid Nakşibendi'nin( k.s) sözlerine kulak verirsek başarıya ulaşırız. o mealen şöyle demişti: "Ey mürit, Eğer sen, bir kuyudan Her gün düzenli olarak biraz Toprak alıp dışarı çıkarırsan, yani azar azar kazmaya devam edersen, mutlaka tatlı suya ulaşırsın." yani bir kişiyi kendi köyünde Bir Kuyu kazmaya niyetleneyim her gün Yarım metre, çeyrek metre veya şu kadar santimetre kazmaya devam ederse Elbette tatlı suya ulaşır. Fakat başlayıp bırakırsa, ardından tekrar başlayıp yine bırakırsa Elbette esen rüzgar toprağa çukura geri dolduracak ve yağan yağmur kuyuyu yıkacaktır. bu kişinin tatlı suya ulaşması mümkün müdür? bu şekilde ne zaman ulaşabilir ki kardeşlerim, Mevlana halid'in bu sözleri ne kadar manidar ve hikmetlidir!
Sayfa 24
Reşîdüddîn
Reşîdüddîn külliyeye Gazan Han'ı kendine örnek alarak ölümünden sonra defnedilmesi amacıyla birde Türbe (Künbed) inşa ettirmişti. Burası Reşîdüddîn sağlığında Hafızlar Odası (Darut'l-huffaz) olarak görev yapmaktaydı. Burada yirmi dört hafız bulunmaktaydı ve üçer üçer vardiyalı biçimde gece gündüz burada Kur'an okunmaktaydı.
Reklam
Moğollar, çok erken tarihlerden itibaren farklı dinlerin etkisi altında kalan bir milletti. Uzun yıllar Türklerin egemenliği altında yaşayan Moğollar, Türk kültürünü etkileyen pek çok unsurdan en az Türkler kadar etkilenmişlerdi. Bu sebeple Türk kültüründe bulunan çoğu unsur Moğolların kültür dünyasında da görülmektedir. Bu etkilenme alanlarının
1258 yılında Hülagu Han'ın Bağdat'a girmesi ve Abbasi Halifesi Muta'sım Bi'lllah'ın öldürülmesi ile İslam dünyası için yeni bir süreç başlamıştı. Müslümanlar hilafetsiz ruhani lider mefhumundan sıyrılmış yeni bir siyasi düzene geçiyorlardı. Böylelikle Selçuklu istilasından beri İslam dünyasında İslam dünyasının liderliğinin Araplarda olması gerektiği tartışmaları da Moğolların hilafet kurumunu ortadan kaldırmaları ile son bulmuş oluyordu.
Muta Nikahı
Nikah devamlı evlilik için yapılır. Geçici bir süre için yapılan nikah geçersizdir. "Şu mehir karşılığında seni bir günlüğüne, haftalığına, aylığına, yıllığına vb" demekle yapılan nikah batıldır.
Pirim Katnisi öldürmelisin o copitolün bizi öldürmek için yarattığı bir muta!!!
412 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.