Yasin Bektaş, Üç Damla Kan'ı inceledi.
25 Nis 22:27 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 10/10 puan

Yine içine çeken birçok hikayelerle kendine bağlıyor. Kitap sayfası küçük derinliği büyük eserlerden. İçinde neler yok ki. Muta nikahı benzeri siga nikahı, eşini boşayıp hülleci cezasını çeken kocaya, cani bir kumadan inzivaya çekilen adama ve diğer güzel hikayeler. Sadık Hidayet'in okumuş olduğum diğer kitaplarında olduğu gibi işlenen konuların da sonu ölümlerle bitiyor. En çok etkileyen masum günahsız yavruların canına kıyan canavar ruhlu vahşi kadın tüyleri diken diken ediyor. Halen Sadık Hidayet kitaplarından herhangi birisini okumadıysanız fazla zaman kaybetmeyin, okuyunca hak vereceksiniz. Herkese şimdiden iyi okumalar.

Üzümcü (tamamını okumalısınız)
Büyüklere karşı saygın bizzat sayılmayı sevdiğindendir; muti olman, muta olmak istemendendir.
     İnce işlere alışmaya vaktin olmasa bile, zor bazuya bağlı teşebbüslerden lezzet alırsın. Kara topraktan, ak ekmeğini çıkarırsın.

Evlilik akdinin süreklilik (ebedilik) için yapilmiş olmasi şarttir. Bu yüzden evlilik akdinin unsur ve şartlarini taşidiği halde geçici bir süre için yapilan müt`a nikahi, dört mezhebin hukukçularinin da içinde bulunduğu İslam hukukçularinin geneline göre bâtildir

AOF-Ilahiyat-Islam Hukukuna Giriş

Sergenn, bir alıntı ekledi.
18 Eki 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Bir emirname "Hakan emrediyor ki..." diye başlarsa muta (geçerli) olmazdı; "Hakan ve Hatun emrediyor ki..." diye başlarsa muta olurdu.

Türk Medeniyeti Tarihi, Ziya Gökalp (Sayfa 264 - Ötüken Neşriyat)Türk Medeniyeti Tarihi, Ziya Gökalp (Sayfa 264 - Ötüken Neşriyat)
Büşra Sarıoğlu, Soraya'yı inceledi.
05 Eki 2017 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 8/10 puan

Kitabı merakla iki günde okudum. Kitap beni çok etkiledi. Herkesin okumasi gereken kitaplardan biri. Böylece empati duygusu gelişebili. Gerçekten en çokta erkeklerin okuması gereken bir kitap bence. Suriyeli bir kadın Soraya, savaştan kaçan aşka sığınan Soraya. Güçlü bir kadın aşka yenildi. Olayların gerçekte yaşanması ayrı üzücüydü. Soraya bir kenara Nur'un yaşadıkları da küçümsenemezdi. Soraya'yı suçlayamadım, Nur'u da suçlayamadım. Burda suçlanması gereken Murat'tı. Soraya'nın sonu çok üzücü ve hiçbir kadının yaşamaması gereken bir şeydi.
Suriye, Türk, Türkmen farketmez hiç bir kadın karakter kitapta yaşanılanları yaşamamalı. Bunun için elimizden geleni yapmamız dileğiyle. Umarım Türkiye de yapılan yanlışlıklardan dönülür bir şekilde. Bazı şeyler Türkiye gerçekleriydi. Herkes dini kendine göre yorumlarsa böyle olur işte. Muta nikahından tut, çok eşliliğe.. Aracı Halil de ayrı bir olaydı zaten.
Okuyanlar ne demek istediğimi anlarlar diye umuyorum.

Müt'a
Humeyni, Şia ve mut’a hakkında ne biliyoruz?

“Lillah sümme li’t-tarih” adlı kitabında Humeyni ve şia hakkında hatıralara yer veren Hüseyin Musevi, mut’a ile ilgili şu kan donduran ifadeleri anlatıyor.

“… başından geçenleri anlatmak için bir kadın geldi, bu kadın yirmi yıl kadar önce biri onunla muta gerçekleştirmiş, ilgisi bitince de kadınla ilişkisini kesip onu terketmiş. Kadın bir müddet sonra bir kız çocuğu doğurmuş ve yeminle diyor ki ondan başkasıyla da bir ilişkim olmadı. Bu kız çocuğu güzel bir kız olup evlilik çağına gelince annesi onun hamile olduğunu farkeder. Hamileliğinin sebebini sorunca, kız mezkur kişinin onunla da muta gerçekleştirdiğini ve ondan hamile kaldığını söyler. Bunu duyan kadın dehşete kapılır ve o kişinin onun babası olduğunu söyler…”

Hüseyin el-Mûsevî, Lillâh ŝümme li't-târîh, s. 44

PDF : https://goo.gl/t44Tdp

İrşad Kitabevi: https://goo.gl/7TCJaC

Lord Among Wolves, bir alıntı ekledi.
29 Haz 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yüzyıllar sonra aynı ifadeyi şiirlerinde kullanan bir başka
muta-savvıf, Seyit Nesimi de Halep'te derisi yüzülerek öldürülecekti;

Fraternis, Burak EldemFraternis, Burak Eldem
Kübra A., bir alıntı ekledi.
12 Haz 2017

Bir kerre, ona (müt’a) nikâhı câizdir dedim.
— O, (câiz değildir) dedi.
— Ben, (Allah, (Onlardan fâidelendiğinize mukâbil, karârlaşdırılmış olan mehrlerini verin)[5], buyuruyor) dedim*. *[Müt’a nikâhı, şimdiki metres hayâtına benzemekdedir. Şî’îler, buna câiz diyor.]
— O, (Ömer, Peygamber zemânında mevcûd olan iki müt’ayı yasak etdi ve onu yapanı cezâlandıracağını bildirdi) dedi.
— Ben, (Sen hem, Ömerden dahâ iyi biliyorum diyor, hem de ona tâbi’ oluyorsun. Kaldı ki Ömer, Peygamber halâl ediyordu, ben yasaklıyorum demişdir*. *[Ömer “radıyallahü anh” böyle söylemedi. İngiliz câsûsu, bütün hıristiyanlar gibi, hazret-i Ömere düşman olduğundan, bu sözü ile de saldırmışdır. (Hucec-i kat’ıyye)de diyor ki, (Ömer “radıyallahü anh”, Müt’a nikâhını Resûlullahın yasak etdiğini, Onun yasakladığı şeyi yapdırmıyacağını söyledi. Eshâb-ı kirâmın hepsi, halîfenin bu sözünü destekledi. Aralarında hazret-i Alî de vardı).] Sen niye Kur’ân ile Peygamberin sözünü bırakıp, Ömerin sözünü tutuyorsun) dedim.

O cevâb vermedi. Anladım ki, iknâ oldu.

İngiliz Câsûsunun İ'tirâfları, Hüseyin Hilmi Işık (E-kitap)İngiliz Câsûsunun İ'tirâfları, Hüseyin Hilmi Işık (E-kitap)