Elif Sunulu

Elif Sunulu
edebiyatçı
İnsanın kendinden umudu olması nedir? Kanaatimce inanmakla ilgili bir durum bu. İnanan, "her şeye rağmen" değil, "her şeyiyle beraber" korunduğundan, gözlendiğinden, dinlendiğinden emin olandır. Böyle bir insan "bunalım" nedir bilmez. Çünkü tutunduğu dal, ağaç dalına benzemez.
Reklam
Keyifle gülümsüyoruz, neşeyle yemek yiyoruz, çılgınca dans ediyoruz, ölesiye geziyoruz, konforlu tatiller yapıyoruz, lüks araçlar kullanıyoruz ve tüm bunları muhakkak gösteriyoruz. Üstelik yalnız de değiliz asla, fotoğraflarda her ne kadar yalnız olsak da. Kalabalık bir çevremiz var. Seviliyoruz, koruyup kollanıyoruz, etrafımıza sözümüzü geçiriyoruz. Herkes bize özeniyor, bizi hayatında bambaşka bir yere koyuyor, gıpta ediyor, çoğu zaman da vay be ne kadar mutlu diyor. Vay be, hasta bile olmuyor. Ölmez bile bu. Sahiden öyle mi? Sahi kelimesi bile ne kadar basit kalıyor artık. Gerçekten öyle mi? Hakikaten öyle mi? Acınız derdiniz, yasınız olmuyor mu hiç? Yardıma ihtiyaç duyduğunuz anlarda ne hissediyorsunuz peki? Yeni takipler ve likelar bir nebze hafifletiyor mu sıkıntılarınızı? Mümkün değil. Aslında yakarmak ve imdat, diye bağırmak istiyorsunuz. Ama ayıp. Çünkü size ta çocukluktan itibaren asla başkalarına hastayım, güçsüzüm, işsizim deme, diye öğütlendi. Sonra günler geçti, seneler devrildi, pandemi diye bir şey oldu. Tıpkı savaşlardaki gibi ölü sayıları yansıdı ekranlara. Her gün takip ettik. "Vay be" dedik, "Bugün de bin kişi ölmüş. Biraz daha kolonya, biraz daha temiz maske. Ölüm ve acı bize çarpmamalı, başka kime ne olursa olsun.
Beklemek her şeyi kuvvetlendirir. Çayı demler, pilavı dinlendirirsiniz, kitabı ağır ağır okur, yazıyı tekrar tekrar yazar, insanı usul usul tanırsınız. Yalnız ölüm beklemez. Ölenin bedeni süratle toprağa gömülür. Dünya bir bekleme yeridir ve hakkıyla bekleyen muradına kavuşur.
Bazen uğraşırsın, didinirsin, geceni gündüzüne katar çabalarsın, olmaz. Eyvallah deyip beklemek lazım böyle durumlarda. Kolay değil, bir tarafta hayat akıyor ve o hayata katılmak istiyor insan. Benliğiyle olmasa bile, sadece gayretinin karşılığını muhabbetle dahi olsa alabilse diye. Ama olmayınca olmuyor. Belki işin içinde haksızlık var, kabalık var, belki zulüm var. Fakat işte "Olanda hayır vardır," sözü de burada işliyor, işlemeli. İnsan bu sözü gönlünde işletirse nefsine aldanmaz ve "Eyvallah," der. Niye bana vermedi, niye istediğim gibi olmadı? Vermeyebilir, oldurmayabilir. Hepsi O'nun işi. Yapan da O, çatan da O. Aç bırakmak isteseydi canımızı alırdı. Kıyamıyor çünkü bir lokmamız dahi olmayacaksa önümüzde, canımızı alıyor. Ne yapacağız? "Eyvallah," deyip boynumuzu büküp bekleyeceğiz. Beklerken de beklediğimizi öyle çok izhar etmeyeceğiz. "Beklentisiz beklenti" içinde kalacağız.
Puan vermedi·84 syf.··
2023 11. kitabı
Bir baba, dışarıya mükemmel olan ama ailesinin illallah ettiği bir baba. Nasıl kalır bir çocuğun hatırında? Büyüdüğünde onu nasıl anar? Fournier bu kitabında babasının hatıratından bahsediyor ama kırmadan, öfkelenmeden, bağırıp çağırmadan, kin tutmadan. Yer yer mizahi anlatımı ile aslına baktığımızda acı verici olan olaylarda bile bizi güldürebiliyor. Babasının alkolik olmasından onun hastalarının/müşterilerinin şikayetlerine, annesinin yorgunluğundan kardeşi ile kendisinin bir şeylerden çoğu defa mahrum kalmasına kadar birçok şeyden bahsediyor. Bir solukta okunabilecek güzel bir anlatı kitabı, bahsettiği şey ilginizi çekmese bile okuduktan sonra anlatım tarzı kitabı sevdiriyor.
Asla Kimseyi Öldürmedi Benim BabamJean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20255,2bin okunma
Reklam