Önce ruhun bilim yoluyla yükseleceğine inanir, ondan ötesini küçümser.
Sonra bedenini iyi tutmak ve beslemek için kendini ölçüsüz , hayvanca zevklere kaptırmaz aklını fikrini buna vermez . Daha da ileri giderek , ruh sağlığna yaramadığı sürece beden sağlığına , güçlü kuvvetli yakışıklı olmaya önem vermez beden düzenini her zaman ruh düzenine göre ayarlar.
Gerçekten düzenli olmak istiyorsa böyle yapar. Buna erişmek için para kazanma da da ölçülü , düzenli olur. Yoksa herkesin mutluluk saydığı şeylere kapılarak duramdan kesesini doldurmaya çalışır.
İçine düzen vermeyi her şeyden üstün tutarak , kazancını bunu bozacak kadar artamasını veya eksilmesini istemez ; hep bu kurala uyarak gücüne göre kazanır ve harcar.
"İçinde özgürlük tutkusu uyandığında (bu tutku, seçimini yaparken uyanır, hatta seçimin koşulu olarak ortaya çıkar) kendini seçer ve sahip olduğu bu değeri mutluluğunu savunurcasına savunur; zaten mutluluğu da budur."
Kierkegaard, Ya - Ya da
Bu sebeple insan , hayatta sadece mutluluğu aramalıdır. Huzur ve mutluluk icin çaba sarf eden insan , böylelikle asıl olan hayatın itici gücünü, devindiricisini yadsımış ve uzaklaşmış olur .