• 160 syf.
    ·Beğendi·10/10
    Ben okudukça biraz duygusallaştım Tanrım
    Ben okudukça biraz da yalnızlaştım Tanrım
    Ben okudukça biraz da arsızlaştım Tanrım
    Yok bu böyle olmadı. Yalan söyledim Tanrım! Her şeyi bilen sana yalan söyledim! Ben okudukça çok duygusallaştım Tanrım! Gözlerim görmez oldu, kulaklarım duymaz! Ben ya sahici ben oldum ya da sahici sen oldum! Sen de bana, bize yalan söyledin mi Tanrım! Ne, hiç mi söylemedin! Ah Tanrım ah! Ben okudukça biraz yalnızlaştım demiştim ya hani. Yok Tanrım, yalandı o. Ben çok ıssızlaştım. Kıllarım diken diken oldu, vücudum lal! Elif Ba’nın, Elif’i gibi oldum Tanrım! Hani vardır o dağ, bayır, tepe, ova... insansız, inşaatsız ama cansız olmayan. Öyle eser ya orda, üşürsün! Sahi sen de üşür müsün sevgilim, Tanrım! Ben üşüdüm, üşürken de titredim. Bilmiyorum, titredim. Ben okudukça biraz da arsızlaştım demiştim hani. O en büyük yalandı Tanrım! Ben arsızlaşmadım; ben ahlaksızlaştım! Üzgünüm Tanrım, sana layık değilim. Ama sensiz de çaresizim. Kızma Tanrım, adındır Allah, dilimdendir sözlerim, çıkar ağzımdan Tanrım diye ahhh ahhh! Gözlerim günahla dolu, kalbim imansız! Ellerim gider harama, yanlışsa yaz banaaaa bana. İstedim, istedim Tanrım, ben istedim günahı. Tatlı geldi, sevdim, vazgeçemedim. Ama sanma ki her anı zevk ile geçer idiydi, yok Tanrım yoook; zevkini yaşarken acısını da yaşardım da acı kahve tadı verirdi, dilim damağım zehirlenirdi. Pişman mıyım? Galiba pişmanım Tanrım, sanırım, zannediyorum. Yok pişmanım Tanrım. Bu doğru, yalan yok. Cezasını öyle bir verdin ki yüzüm kızardı, utandım, isyan ettim. Sana değil Tanrım, banaaaa bana. Kendime sövdüm, saydım. Ama anladım da anladım !
    Nejat İşler’i okurken bir garip oldum. Aklımdaki halinden herhalde. Kitabı okurken, Kaybedenler Kulübün’ü izler gibiydim. Ne bilim, öyle hissettim. Biraz da meyilliyim ben bu alkole, kadına herhalde. Alkol ve kadın; ikisi de güzel şey. Hayatın tadı onlarsız pek çıkmıyor. Alkol alıyorsun tüm dünya iyi bir yet haline geliyor. Mutluysan mutsuz ediyor sanırım; mutsuzken de mutlu. Ben alkol alınca mutlu oluyorum. Hayatta mutlu olmayınca tabi sonuç farklı bir şey çıkmıyor. Kadınlar olmayınca da hayatın tadı çıkmıyor. Salt sevişmiyorsun, seviyorsun da seviliyorsun da. Garip canlı şu kadınlar. Sevince yıllanmış şarap gibi oluyorlar, mutlu ediyorlar. Sevmeyince de sadece mutlu etmiyorlar, o kadar. Bazen yanımdan geçiyor bir kadın, parfümü burnumun dibine giriyor. Çarpıyor tabi, dönüp bakıyorsun Elmas gibi de bir şey. Uzanıp almak istiyorsun, biliyorsun oynamaz yerinden. Diyorsun, hay anasını seveyim, bakmaz bize. Bakmak da zorunda değil hani vicdansız. Seveni, sevdiği varsa o ayrı. Başka bir şey diyorum, kalemi değiliz işte. Hay senin ben Nejat ya! Git kendine sakla sevişmelerini, içmelerini. Gene bağlattın aforizmalara. Kitap güzel dostlarım. Okuyun, pişman olmazsınız. Ben biraz viskili, dumanlıyken okudum. Pek adetim değildir ama bu aralar kafam bozuk. Tanrıyla aramız bozuk, sorunlarımız var. Seviyor mu sevmiyor mu anlamadım. Düz yolda giderken dağa, tepeye denk geldik! Vardır bir bildiği diyorum... Önceden yazmışımdır, bazı kitapları mevsiminde okuyun diye. Bunu da az biraz demli okuyun. Tadı daha güzel çıkıyor. Seviyorum sizi, takipte kalın. Bakarsınız ünlü bir yazar olurum, imza veririm. Belli mi olur? Vardır göklerdeki babanın bir bildiği. Hoşçakal Tanrım, ben biraz daha içiyorum; sonra uyurum.