Geri Bildirim
  • Merhabalar Efendim....!!

    Kahveleri Hazırlayın...!
    {Ç News} Kitap Fuarı Özel Yayını Başlıyor...!

    Kocaeli kitap Fuarı ve Ben adlı Yazıma Hoş Geldiniz :)
    Uzun ama çoook uzun bir yazı oldu baştan belirteyim. Normalde bu kadar uzun olmayacaktı. Ne ara uzadı bende bilmiyorum.. :)

    Fuar'a iki defa gittim. İlkin de 2 saat, ikincisin de 4 saat gezdim. 4 saat biraz biraz yetti. Bence en az 6 saat lazım :) sadece kitap almıyoruz ki, muhabbetimiz bol bizim.. :)

    Bugün Asıl maksadım bu alanda toplanan sahaflardı. Yalnız o kadar sahafın içinde gerçekten işini yapan sahaf sayısı beş'i geçmez. Her kitap okunmaya değer mi? (Bence) Değmez tabi ki. Zaman önemli. Zaman geçiyor ve bunu iyi kullanmak lazım. O yüzden seçebildiğimiz kadar iyi kitaplar seçmeliyiz.

    Fuar kitapların dışında bana keyifli sohbetler kazandırdı. Öncelikle Nostalji Sahaf, Türkiye İş Bankasın da ki görevli arkadaşlar, şans eseri denk geldiğim ileri yayınlarında ki arkadaş. (ileri Yayınlarını takip etmişliğim yoktur ya da okumuşluğum. Koskoca 5 metrelik bir Mustafa Kemal'in askerleriyiz standı haliyle dikkatimi çekti ve uğradım.) YKY'ye uğradım fakat sohbet ettik onun dışında bir şey alamadım. Daha devamı var.. Bu fragmandı :)

    Sohbet tadında yaptığım alışverişlerden bakalım neler almışım. İlk önce sahaflardan başlayalım;

    Atatürk'ün Hatıra Defteri (Türk Tarih Kurumu)
    Cem Karaca Kitabı (Ada Müzik)

    Bu iki kitabı adını hatırlamadığım bir sahaftan aldım ve çok temizler. Özellikle hatıra defteri el değmemiş resmen. İçinden de Anıtkabir den alınmış güzel bir kartpostal çıktı. Bu iki kitabı 30 TL'ye aldım. Çok uyguna geldi. Basımları yok çünkü. Sahaf'ın ne sahibi ne de çalışanı nazik değildi. Gözüme ilişti kitaplar aldım ve çıktım.

    https://ibb.co/jxPzMJ

    Yine adını hatırlamadığım bir sahaftan;

    Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları'na Ait olan,

    Gelibolu ve Arıburnu kitaplarını aldım. Bu iki kitap bana çok uyguna geldi. Hem satışları yok hem de ciltli ve üzerlerin de özel bir şömiz kaplama mevcut. İkisini 35 TL'ye aldım. Normal de Tek bir kitap 36 lira zaten :) sıfır el değmemiş tertemiz kitaplardı. Sahaf ilgili ama kapanış saati geldi diye aceleci idi. Yenisinin Internette 21 TL olduğu Murat Bardakçı kitabına 25 TL istedi. Çok dedim. Sen bilirsin. Evet ben çok bilirim dedim çıktım :)

     https://ibb.co/bsYFvd

    Gel gelelim Nostalji Sahaf'a. Bu abi'yi çok sevdim ve uzun uzun sohbet ettik. O kadar çok durdum ki artık insanlar çalışan olduğumu sandı ve kitap sormaya başladılar. :) İkinci kez gittiğim de daha çok sohbet ettik onu da anlatacağım...

    Şimdi ilk seferden üç kitap aldım.

    Yaşar Kemal - Ağrı Dağı Efsanesi (YKY)
    Aziz Nesin - Yaşar Ne yaşar Ne Yaşamaz (Adam)
    Aziz Nesin - Surname (Adam)

     https://ibb.co/dtthad

    Çok cüzi bir miktar verdim bu kitaplara. 20 TL :)

    Sahaf gibi sahaf. Çok sevdim kendisini. İkinci kez gittiğimde daha çok kitap aldım ve daha çok sohbet ettik. Bir de kaset aldım.. :)) neyse onun hikayesi sonra..

    Bunlar ilk gittiğim de yaptığım kitap alışverişleri idi. Kısa bir fuar değerlendirmesi yapayım ;

    Fuar'un bulunduğu lokasyon ücra bir yer değil. Her türlü otobüslerin geçip gittiği, zaten etrafı avm olan bir yer. Fuar alanı çok büyük. Sahaflar ayrı yerde, normal yayın evleri  ayrı yerlerde kümelenmiş. Anladığım kadarıyla bundan önceki senelerde kim nerede ise bu yılda aynı yerinde. Park yeri yeterli. İki sefer gittim ve sorun yaşamadım. Güvenlik iyi. Özel güvenlikler yerine polisler güvenliği sağlıyor. Havalandırma ve Yürüme alanı iyi kimse ile çarpışmadım :) Sadece gerçek Sahaflar daha fazla alanda hizmet verebilirdi. Bazı sahaf adı altında kitap satanlar vardı ki evlere uzak. Şaka gibi. 100 kitap yok. İki sefer de de aynı manzara ile karşılaştım.. Neyse biz ikinci seferimize geçelim ve daha sonra son bir değerlendirme yaparız.

    Bugün çok fazla kitap aldım. Merak edip aldıklarımın yanında, listeye eklediğim kitaplarda vardı.

    İlk iş olarak Nostalji Sahafa tekrar gittim. Selam verdikten 2 saat sonra falan ayrılabildim. İlk yarım saat'te kitapları seçtim. Ondan sonrası muhabbet oldu.. Hatta o kadar uzun durdum ki artık insanlar benden bir şeyler istemeye başladı. Dert yananlar kitap arayanlar. Onun dışında plak, kaset, cd de satıyordu.. Bolca kaset dinledim. Ac/Dc, Metallica, Nirvana, Sepultura, Overkill, Gun' s Roses.... Ve daha niceleri..
    Çok keyifliydi.

    Aldığım kitaplar;

    Büyük Atatürk'ten Küçük Öyküler 1-2 (Can)
    A'dan Z'ye Yaşar Kemal (YKY)
    Nazım Hikmet;
    Kuvayı Milliye,
    Memeleketimden İnsan Manzaraları (YKY)
    Aziz Nesin;
    Nah Kalkınırız,
    Bay Düdük,
    Rıfat Bey Neden Kaşınıyor,
    Tatlı Betüş,
    Sosyalizm Geliyor Savulun, (Adam Yayınları)
    Şimdiki Çocuklar Harika (Nesin Vakfı)
    Sosyalist Gözle Sanat Ve Toplum (May) (Denk gelen bir kitap ince bir şey ama açtığım her sayfası bağladı beni. Verdiği mesajlar güzeldi. Merak edip aldıklarından.)

     https://ibb.co/kMYuoy

    Ve bunlara ek olarak, hellboy ÇizgiRoman'ını aldım. Tamm bir koleksiyonluk. Matbaa'dan kesilmeden ve kapak takılmadan çıkmış. Tam sayfa. Sayfaların üstü bile tırtıklarından ayrılmamış. Koleksiyon olsun diye aldım. :)

    https://ibb.co/mqDr1J

    Bunlara ek olarak bir de kaset aldım. John Lennon'ın Imagine Albümü.

    1988 Yılına ait ve tertemizdi. Çift kaset. Evde walkman im var dinlerim nostalji olur dedim aldım.. Eve geldim ama walkman çalışmıyor. İçindeki kaset çalar lastiği gevşemiş. Neyse ki basit bir şey ama ben walkman almaya karar verdim. Dün ilanlara baktım ve Sony walkman 10.yıl edisyon olan walkman satışa girmişti. Nadide bir parça idi ama alamadım satıldı maalesef. Sağlık olsun. Ne walkman i diyenler olabilir lakin yeri ayrıdır. :) üzgünüm... Çok değerli bir bir kasetçalar dı :(

     https://ibb.co/fay5vd

    Kitap, Çizgiroman ve kaset'e bana göre çok cüzi bir miktar ödedim. Bütün her şeyi 100TL'ye aldım.. :)

    Daha sonra bir kaç sahaf daha dolaştım. Ama pek ısınamadım ve son kez Şibumi'nin ilk basımını aramaya koyuldum. Bir yerde rastlamıştım
    Alamamıştım. Tekrar gittim ama satılmıştı. Yoksa burada ne kıskançlıklar olacaktı.. Ah ahh.. :) Sahaf Abimiz de neyse, yazmayayım. Para kokluyor resmen. Kitaplara verdiği rakamlar efsane. Satışı yok, 100 lira.. Yahu 10 gün sonra satışı olacak.. Hint kumaşı değil ki? Milleti sömürmek için uğraşanlarda var tabii...!!

    Oradan çıktım dedim normal yayınevleri'ni dolaşayım. Fuar'a gidenler bilir Internet fiyatlarından daha pahalıdır yayınevleri burada. Klasik %20-25 indirim uygularlar. Yanı fuar diye ucuza almaya gitmeyin :)

    İlk durağın Ötüken oldu. Yüzleri gülen güzel insanlar vardı. Kitapları almam 44 saniye sürdü. Aklımda olanları aldım çünkü. Dedim şunu şunu ve şunu istiyorum. Arkadaşın yüzünde gülümseme. Tabi. Dedim 1 dakika da bu kadar kitap hiç satmadın değil mi :)

    Aldığım kitaplar;

    Cengiz Aytmatov'un Kutulu Kitap serisi vardı. İçinde 10 kitap var. Onu aldım. Hepsini yazamayacağım, liste bu;

    https://ibb.co/c40kvd

    Nihal Atsız - Deli Kurt
    Ziya Gökalp - Türkçülüğün Esasları
    Ve Bismark... (Merak ederdim kendisini iyi denk geldi)

    Toplu olarak bakarsak görünüm şu şekilde;

    https://ibb.co/nzSb1J

    Aldığım bu kitaplar da Ötüken %40 yaptı sağolsun. Geçen hafta yaptığı indirimi devam ettirmiş. Ben ötükenle Mehmet sayesinde tanıştım. Bir kaç kitap vardı ama öyle takıldığım baktığım bir yayınevi  değil. Görüş olarak çok şey taraftalar o yüzden. Ben iki türlü de yanlı yayın yapan yayınları çok tercih etmem. Karışık yayın yapanlar benim için daha iyidir. Neysem..

    Ötüken'den sonra Türkiye İş Bankası Yayınlarını ziyaret ettim.. Burada ki arkadaşla yarım saatten fazla muhabbet ettik. Sonra bir hacı amca geldi. Efsane bir amca :) Kazım Karabekir in kitaplarını arıyordu. Bir kaç kitap önerdim. Oho dedi onlar var tamam başka? Dedim nasıl başka :) e sen kulağına küpe takmışsın, sonra kaşına takmışsın, kulağının arkasına da takmışsın dedi. Bak çeşitlendirmişsin dedi. Bir tane yetmemiş dedi. Bende farklı kitaplarını arıyorum dedi eheheh. Biz başladık gülmeye. Bu kadar iyi bir örnek veremezdi herhalde. Amca Rizeli. Telefonundan kütüphanesini gösterdi. Net söyleyeyim İş Bankası Yayınları'nın standın dan daha fazla kitap vardı. Muhtemelen kitap sayısı 3 ile 4 bin arasında. Kütüphane gibi ev :) çok güzel sohbet ettik amca ile sonra o gitti.. Alacağım bir şey yoktu ama yine aldım üç kitap..

    Resim Harp Tarihi - I. Dünya Savaşı (Bunun II. Dünya Savaşı olanı bende zaten vardı. Bir ara I.sini aradım bulamamıştım. Ya da 3 4 gün sonra gönderim seçenekli idi almamıştım. Görmüşken alayım dedim. Efsane bir kitaptır tavsiye ederim. Fotoğraflarla desteklenmiş harika bilgiler vardır. Şimdi takımı tamamladım.)

    Talat ve Enver Paşaların hatıralarını aldım. (Çok kalın olmaması ve Ekstra bilgi edinebilmek için aldım..)

    https://ibb.co/c3DVvd

    Daha sonra YKY'ye Geçtim ama bir şey almadım. Sadece biraz muhabbet ettik orada ki arkadaşla. Sonra ayrıldım. Biraz dolandım neler var neler yok diye. İlgimi çeken çok fazla yer yoktu. Sonra Mustafa Kemal'in Askerleriyiz yazılı 5 metrelik koskoca bir stand gördüm. Yukarı doğru 5 metre ama fuar'ın sonlarında yer bulmuş. Dedim siz kimsiniz :) İleri Yayınları imiş. Hiç bilmediğim bir yayın. Bu da Ötüken gibi sanırım, kendi yayın politikasına göre uç görüşlerde yayın yapıyor. Takip ettiğim ya bir kitabını almışlığım yoktu. Ama güler yüzlü iyi insanlardı. Hepsi ile bir şeyler konuştuk. Çok ilginç kitaplar çıkardı. Ülkemiz de hiç çevrilmemiş ama önemli kitaplar. Neyse önerdiği kitaplardan bir tane seçtim... Meraktan aldım bu kitabı da :)

    Transkafkasya İçin Mücadele

     https://ibb.co/bSvMJy

    Dedim kitap iyi çıkmazsa yakana yapışırım :) okuyunca göreceğiz...

    Oradan bir bakış attım. Kaynak yayınlarını buldum.. Dedim bir bakayım.. Gözüme ilişen bir kaç kitap denk geldi aldım. Bunlar hep çeşitlemek amaçlı yaptığım işler :)

    İlker Başbuğ - Nasıl Bir Türkiye
    Osmanlı'da Sosyalizm Türkçülük ve İttihatçılık (Kitabın adı bile albenili. Merak ettim)
    Feroz Ahmad;
    Ittihat Ve Terakki,
    Ittihatçılıktan Kemalizme,
    Modern Türkiye'nin Oluşumu

    https://ibb.co/bCfcrJ

    Son alışverişim bunlar oldu. Burada da biraz sohbet ettim ve artık kapanıyordu fuar. Dört saatlik bir kitap gezisinin sonuna gelmiştim.

    Bir kaç özel baskı poster ve ayraç aldım.
    Poster 1 https://ibb.co/kaTK5d
    Poster 2 https://ibb.co/f0FtWJ
    Poster 3https://ibb.co/kSU95d

    Kitap Ayraçları ;
    https://ibb.co/ieH1Jy

    Daha fazla gezip daha az ya da çok kitap alınabilir ya da hiç alınmayabilir. Sadece o ortamda bulunmak binlerce kitap arasında dolaşmak bile ayrı keyfili. Fuar alanı'nın ekstra olarak sunduğu ne var-yok bilmiyorum. Onlara bakamadım. Araçları ile gelmeyenler için otobüsler, ring ler vs var sanırım tam bakamadım ama bu konuda ulaşımı kolaylaştırmışlar.

    Yayınevi Fiyatları: Internet fiyatlarından %5 az ya da çok. Farkı yok. İndirim için gitmeyin. Hüsrana uğrarsınız. Bu bütün fuarlar için geçerli.

    Sahaflar : çok fazla varlar evet. O kadar sahafı aynı anda görmekte güzeldi. Ama benim seçebildiğim kadarı ile işini layıkıyla yapabilen sayısı 6 yı geçmez. Diğerleri ya sizi soyma peşinde ya da çok fazla (en azından bana göre) kitap satmaya çalışmaktalar.. Tarih kitaplarına çok yöneldim ama çok az rastgeldim ve alamadım. Bunların içinden en keyiflisi tabi ki Nostalji sahaftı. Bir sonraki yıla daha değişik şeyler yapacağını söyledi. Balat'ta ki dükkanına da gideceğim. Sohbetimizi yarım bırakacak değiliz... :)

    Çok ama uzun yazdık. Umarım biraz fikir oluşturmuşumdur. Çok fazla kitap aldım. Daha fazlasını da alabilirdim. Ne kadar gezerseniz ve ne kadar bütçe ayırırsanız o kadar çok şeyle evinize dönüyorsunuz.

    Bizi dinlediğiniz için teşekkür ederiz..!!

    Sağlıcakla kalın..

    {Ç News}
  • Merhabalar....!!!

    Yine güzel ve sendromsuz bir pazartesi.. Ne güzel değil mi.. Artık çıkmış olmanız lazım bu klişe'den.. Biz öyle düşünüyoruz.....

    Kahvelerinizi hazırlayın, {Ç News} Yayında...!!!

    Dün ileti olarak paylaştığım üzere gecenin bir yarısı
    "Avengers: Infinity War (Yenilmezler: Sonsuzluk Savaşı)" nı izlemeye gittik.. Evet efendim o saatlerde deli dürtüyor bizi.. Öncelikle Marvel Evreni'ne hakim her kişinin bu filmi acilen izlemesi gerekiyor. Tüm zamanların gişe rekorunu kırdı zaten. Filmin grafikleri olağanüstü. özellikle IMAX izleyebilirseniz tadından yenmez. Marvel işi doruğa çıkarmış. Çizgi Roman ya da diğer seri Filmlere hakim değilseniz göndermeleri anlamazsınız. Bağlantıyı kurmanız zor olacaktır. Ve özellikle Thanos kimdir nedir ne değildir bilmeniz gerekiyor. Ama benim için sorun değil maksat fantastik Bilimkurgu derseniz buyrunuz izleyin. Filmin İçerisinde Hangi Süper Kahramanlar var derseniz, kimler yok ki diyebiliriz. Hepsini sayamayacağız maalesef.. :) Aslında bu iş incelemeye gider o yüzden kısa keselim biz ana konumuzu kaçırmayalım. Akşama vaktim olursa bir inceleme yaparım filme ve çizgiroman'a. Uzunca yazarız..

    "Yarın Türk Sanat Müziği Etkinliği,
    Perşembe Günü Türkçe Rock Müzik Etkinliği yapacağız.. Keyifle Katılacağınızı düşünüyoruz.. Şimdiden teşekkürlerimizle.."

    >>Yakında bir sürprizle geleceğiz....<<
    >>>>>1K Dijital Dergi... PEK YAKINDA....!!! <<<<<

    Günün Sözü:

    "Özgürlük insanlara medeniyetin bir armağanı değildir. Hiç medeniyet yokken insanoğlu çok daha özgürdü."

    ~Sigmund Freud

     Şimdi; Üç Edebiyat haberi, Üç İnceleme ve Üç Alıntı...!
    Hazırsanız, haydi başlayalım....!

    Bilimkurgunun en büyük ustalarından Isaac Asimov'un 40 yıl öncesinden interneti, öneri mekaniğini ve arama motorunu öngördüğü makaleyi çevirmiş KayıpRıhtım. Okuyunuz güzel bir makale.
     https://kayiprihtim.com/...di-ongordugu-makale/

    Arşiv Odası – İlber Ortaylı ve Ülkü Tamer, Attilâ İlhan’ı anlatıyor... Kesinlikle okuyunuz;
     http://www.neokuyorum.org/...la-ilhani-anlatiyor/

    Victoria Clark ve Melissa Scott tarafından kaleme alınan 'Diktatörlerin Akşam Yemekleri' adlı kitap, 20'inci yüzyıla damgasını vurmuş ünlü liderlerin sevdikleri yemekleri ve beslenme anlayışlarını incelemiş... Merak ettiniz mi? hadi hep birlikte bakalım;
     https://listekitap.com/...un-sevdigi-yemekler/

    Haberlerimiz bitti... Şimdi sıra günün incelemelerinde;

    Metin T. 'nin ->> #12875882

    Kübra A. 'nın ->> #26147936

    İlgen Aktürk 'ün ->> #25288448

     "Özenle ve emek harcanarak yazılmış bu incelemeleri öneriyoruz... Her gün üç inceleme diyoruz.. Bu incelemeler kişisel beğenim karşılığında eklenmiştir..! İyi okumalar...!"

    İncelemerimiz bitti. Şimdi sırada günün Alıntılarında;

    Fox Mulder 'un bugün için seçtiği üç alıntı;


    "Bombaların bir şey yapamayacağı bir barınakta paramparça olabilirim de açık arazide on saat süren bir yaylım ateşinden sapasağlam çıkabilirim. Her asker, sadece, binlerce tesadüf sayesinde sağ kalır hayatta. Her asker tesadüfe inanır, tesadüfe bel bağlar."

    Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok, Erich Maria Remarque #28282154

    ~

    "Bir seferinde evlilik teklif etmiştim. Evet ya da hayır gibi rutin bir cevap bekliyordum, ama başka bir soruyla karşılaştım: "Neden?" Beraber çürümek yalnız çürümekten iyidir."

    Hikayem Paramparça, Emrah Serbes #12900788

    ~

    "Beyaz Diş yasayı iyi biliyordu : zayıf olanı ez, güçlüye itaat et."

    Beyaz Diş, Jack London #29274490

     "Alıntıların sonlarında ki linklere giderek, asıl alıntı sayfalarını ziyaret edebilirsiniz. Desteği ve emeği için Fox Mulder'a Teşekkürlerimizle.."

    Günün Şarkısını İliştirelim;
    https://youtu.be/z_UfPY8NXkM

    Birlikteliğimizin bugün de sonuna gelmiş bulunmaktayız... Ve Unutmayın;

    "Yarın Türk Sanat Müziği Etkinliği,
    Perşembe Günü Türkçe Rock Müzik Etkinliği"

    Hergün;
    Üç Haber, Üç İnceleme, ve Üç Alıntı ile sizlerleyiz...

    Sağlıcakla kalın....!

    {Ç News}
  • Yengeç Burcu, 22 Haziran - 23 TemmuzGrubu: Su, negatif
    Uğurlu günü: Pazartesi
    Uğurlu sayısı: 2, 4, 12, 88, 456, 9742
    Uğurlu taşı: Yakut, Ay taşı, Kristal Kuvars
    Uğurlu renkleri: Beyaz, Gümüş, Açık gri, Mor, bazen de koyu siyah
    Uğurlu çiçekleri: Nilüfer, Beyaz gül, Zambak
    Uğurlu kokuları: Misk, Müge, Leylak
    Uğurlu müzik: Romantik aşk şarkıları
    Belirgin özelliği: Sadakat
    Negatif yönü: Dikkatsizlik
    İsteği: Toplumda yükselme
    Anlaştığı burçlar: Akrep, Balık
    Anlaşamadığı burçlar: Koç, Terazi, Oğlak
    Kariyerine yardımcı olacak burç: Koç
    Duygusal açıdan destekçi burç: Terazi
    Maddi açıdan en yardımcı burç: Aslan
    Evlilik için uygun burç: Oğlak. ÖZELLİKLERİ Yengeçler, duygusal ve dengelidirler. Üzüntü ve umutsuzluk duyduklarında kendi içlerine ve yalnızlıklarına çekilirler. Ön sezgileri çok güçlüdür, başkalarını yargılamazlar. Düşünür ve düşündüklerini uygun bir dille yansıtma özelliğine sahiptirler. Yuvalarına ve ailelerine düşkündürler. Kolay anlaşılabilen ve geçinilir tiplerdir.
    Çabuk incinir ve kırılırlar. Küçük bir olayı büyütüp gereksiz yere üzülürler. Düşüncesizce söyledikleri sert sözlerle arkadaşlarını kırabilirler. Başkalarını eleştirmeye bayılırlar ama eleştiriye gelemezler. Eleştirildikleri zaman hırçın ve sinirli olurlar. Saldırgan tavırlar alırlar. Kendilerini korumak için kabuklarına çekilirler. Fakat sert kabuklarının altında yumuşak ve sıcak kalpleri vardır. Yengeçler karmaşık insanlardır. Onları anlamak kolay değildir. Yengeç insanı geçmişe saygısından tam bir yurtseverdir. Eski eşyalara da meraklıdır.
    Duygularını açıkça ifade etmekten hoşlanırlar. Sorumluluk duyguları çok gelişmiştir. Aynı sorumluluk duygusunu karşı taraftar da beklerler. Öfke onları acımasız bir düşman yapabilir. Onları sevgiyle kolayca yönetebilirsiniz. Yemek yapmaya bayılırlar. Olağanüstü bellekleri sayesinde olayları, tarihleriyle kolayca anımsarlar. Soylu ve dingin ortamlarda çalışmayı severler. Duyuları çok gelişmiştir.
    Bu burçta doğan erkekler gizemlidir. Onlara kolay ulaşılamaz. Son derece duygusaldır. Yengeçler yabancılara güvenmezler, hatta en yakın arkadaşlarına bile. Kendisini bu anlamda tatmin edecek bir kadına asla hayır demez.
    Yengeç kadını da erkeği gibi hassas ve duygusaldır. Son derece güçlü bir hafızası vardır. Zenginliğe önem verir. Hayatı zengin yaşayan erkeklerden hoşlanır. Eleştirilmekten nefret eder, alaya alınmak onda derin yaralar açar. Yengeç burcunun erkek ve bayanı kolay kolay ilk hamleyi yapacak cesareti gösteremez. Yengeç kadını sevdiği için hiçbir fedakarlıktan kaçınmaz, hatta çok sevdiği paracıklarını da bu uğurda feda edebilir.
    Asla arkadaşını yüz üstü bırakmaz ama faydalanma niyeti güdüyorsa da acımadan kıskaçlarını geçirebilir. Ailesinin üstüne titrer. Yengeç burcu olan anne ve babalar çocuklarının büyüdüklerini kabul etmezler. Dolayısıyla onlara gösterdikleri aşırı ilgi, çocuklarını rahatsız eder. DİĞER ÖZELLİKLERİ Duygusal, merhametli, hassas ve sadakatli bir kişilikleri vardır. Gözyaşları akmaya hazır bekler. Acıma duyguları güçlüdür. Son derece anaç ve koruyucudurlar. Bu durum karşı tarafı bıktıracak derecelere bile varabilir. Sevdikleri ve sahiplendikleri kişilerin her şeyini düşünürler, karşılamaya gayret ederler. Aile, çocuklar, anne baba çok önemlidir. Huzurlu ve güvenli bir yuva en önemli ihtiyaçlarıdır. Aynı zamanda maddi güven içinde olmak en büyük arzularıdır. Ailelerinden, evlerinden, vatanlarından uzaklaşmak onlar için çok zordur.
    Genellikle kendilerine güvenleri azdır. Ama cesaretlerini toplayıp, kazanacaklarından emin oldukları zaman, büyük bir coşku ile harekete geçerler, hatta böyle zamanlarda insanları rahatlıkla peşlerinden çekebilirler. Bir başlangıca öncülük yapabilirler.
    Aslında çalışkan ve faaldirler. Oldukça da aceleci, telaşlı hareket ederler. Dikkatsizlikleri ile tanınırlar. Ancak çok kolay etkilenip duygu değişikliğine girdikleri için bu halleri devamlı değildir. Neşeli, konuşkan, iyimser, canlı ve hareketli iken aniden, size göre, ortada hiçbir sebep yokken somurtkan, sessiz ve dargın oluverirler. Aslında sebep yok değildir. Kim bilir akıllarından, eskiden olan ne gelmiş veya kimin bir sözünden o anda nem kapmışlardır, kuşkuya, kıskançlığa esir oluvermişlerdir. Bu onlara yıldızları olan Ay'ın oynadığı oyunlardır.
    Tuttuklarını asla bırakmazlar. Bu bir fikir, bir kişi veya herhangi bir şey olabilir. Ellerinden kurtulmak çok zordur. Çabuk etki almalarına karşın bu şekilde direnme güçleri fazladır. Eskiye, geleneklere bağlıdırlar.
    Biriktirici, toplayıcı ve yedekçidirler. Daima bir yerlerde yedek para veya ihtiyaçları olabilecek şeyler bulunur. Param yok diyorlarsa, bunun anlamı, yedeklerinin dışında paraları olmaması demektir. Biriktirmek için fazla çaba harcamazlar aslında, çünkü para v.s onlarda kendiliğinden birikir. Elleri bereketlidir.
    Dışarı karşı, özgüveni kuvvetli, gibi bir imajları vardır; ama aslında güvene ihtiyaçları vardır. Çekingen ve içe dönüktürler. Hata yapınca üzülür ve suçu genellikle kendilerinde bulurlar. Birileri dikkatle onlara bakıyorsa, bundan huzursuz olurlar; ve acaba bende bir çirkinlik mi var; diye düşünürler. Beğenildiğim için bana bakıyorlardır, diye düşünmek akıllarına gelmez.
    Çoğu kez başkalarının onlara haksızlık ettiklerini de düşünürler. Niye bana böyle yaptılar veya yapmıyorlar gibi düşüncelere çok kapılırlar Yardım görmemekten yakınırlar, Şikayet etme, dırdır yapma huyları çoktur. Ayrıca yüzlerini asma yani somurtmaları ile meşhurdurlar. Üzüntülü zamanlarında alışveriş yararak tatmin olma huyları da vardır.
    Sevdiklerinin, yakınlarının, kendilerini sorumlu hissettikleri kişilerin dertleri onları çok üzer. Yoksul, yardıma muhtaç kim olursa hemen yardım etme isteği duyarlar. Aşırı merhametleri suiistimal edilebilir. Buna çok incinir, bir daha iyi olmamaya karar verirler. Ama bir müddet sonra gene merhametleri ön plana geçer, dayanamazlar.
    Sezgileri güçlüdür. Kendilerinden ne istendiğini hissederek ona göre davranarak sevilmeyi başarırlar. Çok fazla hayal ve hülyalara dalarlar. Kurdukları hayallerle uzun süre oyalanır; gerçekmiş gibi anlatırlar. Hafızaları da güçlü olduğu için bu oyuna uzun süreler devam edebilirler. Bu özellik çocuklarda çok hakimdir.
    Yemek yapmayı, mutfak ve ev işlerini severler. Ellerinden lezzetli yemekler yiyebilirsiniz. Ayrıca midelerine düşkün olurlar.
    Sevgi yönleri kuvvetlidir. Ama kuşkucu tutumları, kuruntuları ve kıskançlıkları ile sevgiyi hem kendilerine hem de sevdiklerine zehir edebilirler. Sevdiği kişi yanındayken iyidir ama yanında değilse hemen kuşkulanacak bir fıkır üretebilirler. Şüphelenerek olayların üstüne gider, araştırır incelerler. Bu tutumları çoğu kez kuşkularının daha çok artmasından başka bir işe yaramaz.
    Aile bağları güçlüdür. Evlenseler bile bu böyle kalır Hatta bu aşırı ebeveyn düşkünlüğü eşleri ile aralarında sorunlar çıkmasına neden olabilir. Ailesini kaybetmek, yalnız kalmaktan çok korkarlar. Yanında güveneceği birinin olması onu rahatlatır.
    Romantik ilişkilere, sevildiğini bilmekten öte hissetmeğe ihtiyacı vardır. Pek çok durum karşısında çok çabuk dehşete kapılırlar, panik yaparlar Bu yüzden zarar vermeyecek durumlarda bile zarar görebilirler.
    İçine kapanık olmadığı, duygularının esin olmadığı zamanlarda oldukça sevimli, konuşkan, neşelidirler. Gevezelik etmeyi, dedikodu yapmayı severler. Hatta taklit yetenekleri bile vardır. Bulundukları ortama çabuk uyum sağlarlar. Gereken şekli çabuk alabilirler.
    Aceleciliklerini yenmeyi, duygularını ağırlığım mantık kullanarak dengelemeyi ve tuttuğunu bırakabilmeyi öğrenmelidirler.
  • AFORİZMAYI SEVEN OLUR SEVMEYEN OLUR. BURAYA BIRAKIYORUM :)
    HALİL CİBRAN - AFORİZMALAR

    1- Ne söylediklerime inanmanı, ne de yaptıklarıma güvenmeni isterim –çünkü sözlerim senin düşüncelerinden ve yaptıklarım gerçekleşmiş umutlarından başka bir şey değil.

    2- Sana açıkladıklarında değil, açıklayamadıklarındadır insanın gerçeği. Bu yüzden, onu tanımak istediğinde söylediklerine değil, söylemediklerine kulak ver. Söylediklerimin yarısı anlamsızdır, ama diğer yarısı anlaşılsın diye söylüyorum bunları.

    3- Aç gözlerini iyice bak, bütün şekillerde kendini göreceksin. Ve kulaklarını açıp dikkatle dinle, bütün seslerde kendi sesini duyacaksın.

    4- Dostum, sen iyisin, dikkatlisin, akıllısın; hatta sen mükemmelsin – ve ben de seninle akıllıca ve dikkatli konuşuyorum. Ve ben yine de deliyim. Fakat deliliğimi gizlerim. Tek başıma deli olmak isterim.

    5- Aslında hiçbir insana hiçbir şey borçlu değilsin. Ama her şeyi bütün insanlara borçlusun.

    6- Sen iki kişisin: birincisi karanlıkta uyanık, ikincisi aydınlıkta gafil.

    7- Kimimiz mürekkep gibidir, kimimiz kâğıt. Bazımızın siyahlığı olmasa, beyazlık sağırlaşırdı. Ve bazımızın beyazlığı olmasa, siyahlık kör olurdu.

    8- Siyah beyaza şöyle dedi, ‘‘ Gri olsaydın, sana karşı hoşgörülü olurdum.’’

    9- Onlar bizim önümüze altın ve gümüşten olan zenginliklerini sererler, bizse onların önüne kalplerimizi ve ruhlarımızı sereriz. Buna rağmen onlar, hâlâ kendilerini ev sahibi, bizi ise misafir sayarlar.

    10- Hepimiz hücredeyiz. Ama kimimizin hücresinde pencere var, kimimizinkinde yok.

    11- Hepimiz mabedin büyük kapısında bekleyen dilencileriz. Kral mabede girip çıkarken, her birimiz onun ihsanından payımızı alırız. Ama yine de birbirimizi kıskanır, böylece kralı küçük gördüğümüzü apaçık gösteririz.

    12- İnsanların cenaze töreni, belki de meleklerin düğünüdür.

    13- İkinci benliğin senden dolayı sürekli hüzünlüdür. Ama o, ancak hüzünle yaşar ve gelişir. Bu yüzden, onun sevincinin kaynağı yine hüzündür.

    14- Hepimiz kutsal dağın zirvesine koşuyoruz. Geçmişi bir rehber değil de, bir harita olarak kabul etsek yolumuz daha kısa olmaz mı?

    15- İnsanlar geveze ayıplarımı övüp, dilsiz ayıplarımı yerdiğinde hissetmeye başladım yalnızlığın acısını.

    16- İnsanın kürsüsü, geveze aklı değil, suskun kalbidir.

    17- Gevezelere yalnızca dilsizler imrenir

    18- Sen körsün bense sağır ve dilsiz; o halde elini ver ki, birbirimizin farkına varalım.

    19- İçimdeki ‘ben’, dostum, sessizlik konağında oturur ve sonsuza kadar orada kalacak, anlaşılmadan, yaklaşılmadan.

    20- İnsanlar arasında kalbime en yakın olan, bir ülkesi olmayan kral ve dilenmeyi bilmeyen fakirdir.

    21- Büyük insan ne efendi ne de uşak olandır.

    22- Tanıdığım her büyük adamın kişiliğinde, onun büyüklüğünü açıklayan küçük şeyler olduğunu fark ettim, bütün o büyüklükleri uyuşukluktan, delilikten ve intihardan alıkoyan işte bu küçük şeylerdi.

    23- İnsanın koyduğu yasalara insanın ruhu değil, aklı tâbi olur.

    24- Sadece iki kişi insanlık yasalarını tanımaz; deli ve dahi. Onlar, insanlar arasında Tanrı’ya en yakın olanlardır.

    25- İnsanlık, insanlarına hitap eder, ama onlar dinlemez. Biri dinleyecek ve bir anneyi gözyaşlarını silerek teselli edecek olsa, diğerleri ‘‘O zayıf, fazla duygusal,’’ der.

    26- Sahip olduklarınızdan verdiğinizde, çok az şey vermiş olursunuz; Gerçek veriş, kendinizden vermektir. Çünkü sahip olduklarınız, yarın ihtiyacınız olabilir diye saklayıp koruduğunuz şeylerden ibaret değil mi?

    27- İhtiyaç korkusu da, ihtiyaçtan başka bir şey değil midir? Kuyunuz tamamen doluyken susuzluktan korkmak, tatmin olmayan bir susuzluk göstermez mi?

    28- Ve hayat okyanusundan içmeye hak kazanmış bir insan, sizin küçük ırmağınızdan da bir bardak su alabilir.

    29- Faydasından öte, kabul etmenin gerektirdiği cesaretten ve güvenden daha büyük bir değer var mıdır?

    30- En özgür ruh bile fiziksel gereksinimlerden kaçamaz.

    31- Ve siz kim oluyorsunuz da, onların göğüslerini yırtarak gururlarını korunmasızca ortaya seriyor, sonra da onların değerlerini örtüsüz ve gururlarını utanmasız olarak değerlendiriyorsunuz?

    32- Önce kendinizi vermeye hak kazanmış ve verme olayında bir aracı olarak görün. Çünkü gerçekte her şeyi veren hayattır ve siz kendinizi bir verici olarak belirlediğinizde, sadece bir tanık olduğunuzu unutuyorsunuz.

    33- Ve siz alıcılar, ki hepiniz bu gruba dahilsiniz, ne kendinize ne de size verene bir boyunduruk yüklememek için, hiçbir minnet hissi taşımayın. Bunun yerine, armağanları kanat yaparak, verenle beraber yükselin; Çünkü borcunuzu gereğinden fazla abartmak, annesi özgür yürekli dünya babası evren olan cömertlik olgusundan şüphe etmek demektir.

    34- Her halükârda bu kötü bir zindan değil. Ama beni diğer odadaki mahkûmdan ayıran duvarı sevmiyorum. Gerçi şunu da sana itiraf etmeliyim ki, bu konuyu ne zindancıya ne de zindanın mimarına açmak niyetindeyim.

    35- Zindana götürülen bir adam görürsen, kalbinden şöyle geçir: ‘‘Kim bilir, sürüldüğü daha dar ve karanlık bir zindandan kaçıyordur belki.’’

    36- Özgürlük tahtı önünde ağaçlar, meltemin dokunuşuyla titriyorlar.Özgürlüğün heybeti karşısında güneş ve ay ışığıyla seviniyorlar. Serçeler, özgürlüğü işitmek için ötüşüyor, çiçekler özgürlük ortamında nefeslerinin kokusunu yayıyor. Yeryüzündeki her şey, özgürlük şeref ve sevinciyle dolu tabiat kanunlarıyla yaşıyor. Oysa insanlar bu nimetten ne kadar yoksun! Çünkü insanlar, evrensel ilahi ruhlarına sınırlı kanunlar koydular. Bedenleri ve ruhları için acımasız kanunlar çıkardılar. Eğilim ve duyguları için korkunç ve dar zindanlar yaptılar.

    37- Su kaynaklarınız doluyken, susuz kalırsam diye korkulara kapılmak en giderilemeyecek susuzluk değil de nedir?

    38- Öbür ‘Siz’ hep size üzülür durur. Ama öbürü de üzüntülerden beslenerek büyür; yani işler yolunda.

    39- Ve devirmek istediğiniz bir despot varsa, önce onun sizin içinizde kurduğu tahtı devirmeye bakın. Bir zorba, özgür ve gururlu olana, eğer özgürlüğünde zulüm ve gururunda utanç taşımasaydı, nasıl hükmedebilirdi?

    40- Eğer başınıza bir despot geçmişse bunun sorumlusu sizlersiniz; Yüce Yaratan, alnınıza diktatörleri yazmamıştı, bunu sizler kendi kendinize yazıyorsunuz.

    41- Acınız, anlayışınızı saklayan kabuğun kırılışıdır.

    42- Aşk acısı mırıldanır; bilgi acısı konuşur; arzuların acısı fısıldar; fakirlik acısı yalvarır. Ancak ortada aşktan daha derin, bilgilerden daha şerefli, arzulardan daha güçlü ve fakirlikten daha acı bir üzüntü vardır. Ancak gözleri yıldızlar gibi parlak olan bu acı dilsizdir, hiç sesi çıkmaz.

    43- Bir sene önce komşum bana, ‘Elemden gayrı bir şey olmadığı için hayattan nefret ediyorum.’ demişti. Dün mezarına uğradım. Hayat, kabri üzerinde aksediyordu.

    44- Tasa, iki bahçeyi ayıran bir duvardır.

    45- Kederin veya sevincin büyüdüğünde, dünya gözünde küçülür.

    46- Evet, Nirvana vardır. Ve o; koyunlarını yeşil otlağa sürmene, çocuğunu uyuması için yatağa yatırmana ve şiirin son dizesini yazmana değer.

    47- Kendinizi neşeli hissettiğinizde kalbinizin derinliklerine inin. Fark edeceksiniz ki, size bu sevinci veren, daha önce üzülmenize neden olmuştu.

    48- Bence bir hastalığın en iyi tedavisi inzivadır.

    49- Bir damla yaş ki, beni şu kırılmış gönüllerde birleştiren; bir gülümseyiş ki, varoluşta sevincimin belirtisi olan.

    50- İsteğin ve özlemin iç çekişini duymuştum bir kez, o, en tatlı müzikten de tatlıydı.

    51- Ben, gönlümün kederlerini, kalabalığın sevinçleriyle değiştirmeyecektim ve üzüntülerimin her parçamdan akıttığı gözyaşlarım, gülüşlere dönmeyecekti. Yalnızca bir damla yaş ve bir gülümseyiş olacaktı benim hayatım.

    52- Ben istekli ve arzu dolu ölecektim, bu bıkkınlık ve umutsuzluk yaşamak yerine. Ruhumun derinliklerinde aşkı ve güzeli arzulamayı istiyorum ve insanların en perişanını mutlu görmeyi. İsteğin ve özlemin iç çekişini duymuştum bir kez, o , en tatlı müzikten de tatlıydı.

    53- Bugünün acısı, dünün hazzının anısıdır.

    54- Istırabın içinize kazıdığı alan ne kadar derin olursa, o denli çok hazzı içerebilir.

    55- Dünümüzün borçlarını ödemek için yarınımızdan ödünç alırız çoğu kez.

    56- Gökte(esir âlemi) yaşayan ruhlar insanın acılarına gıpta etmez mi?

    57- Hazzınız, ıstırabınızın maskesiz halidir. Ve kahkahanızın yükseldiği aynı kuyu, sık sık gözyaşlarınızla dolar.

    58- Haz bir özgürlük şarkısıdır, Ama özgürlük değil.

    Haz, arzuların tomurcuğudur, Ama meyvesi değil.

    Haz, kafestekinin kanatlanışıdır, Ama mekanla sınırlanmış değildir.

    Haz yükselişi çağıran bir derinliktir, Ama ne derin, ne de yüksek olandır…

    59- Gençliğe ve onun bilgisine aynı anda sahip olamazsın. Çünkü, gençlik bilmek için; bilgi ise yaşamak için çok meşguldür.

    60- Ve bedeniniz, ruhunuzun müzik aletidir. Ve güzel müzik veya anlaşılmaz sesler çıkarmak size kalmıştır. Şimdi kalbinize sorun: ‘Bizim için iyi olan hazla zararlı hazzı nasıl ayırabiliriz?’

    61- Bırakın bugününüz, geçmişi anılarla, geleceği ise özlemle kucaklasın.

    62- Bir elmanın yüreğinde gizlenen tohum görülmez bir elma bahçesidir. Ama bu tohum bir kayaya rast gelirse ondan hiçbir şey çıkmaz.

    63- Bir tohum ek, toprak sana bir çiçek verecektir. Düşünü gökle donat, sana sevgilini gönderecektir.

    64- Neşeli yüreklerle birlikte neşeli şarkılar söyleyen kederli bir kalp ne kadar yücedir.

    65- Kıskancın suskunluğu çok gürültülüdür.

    66- Kıskanç, bilmeden beni över.

    67- İnsanın kendisi olmasının koşulu, kim olduğunu hiç mi hiç bilmemesidir.

    68- İnsan tüm nesneleri bildiği zaman kendini de bilecektir. Nesneler sadece onun kendi sınırlarıdır çünkü.

    69- İnsanlık, ezel vadilerinden ebed denizine akan bir ışık nehridir.

    70- Kardeşlerim şimdi ne söylüyorsam tek yürekten, yarın söylenecek binlerce yürekten.

    71- Beni sempatilerinin sütüyle besliyorlar; oysa bilseler benim o mamadan daha doğduğum gün vazgeçtiğimi.

    72- Kalbiniz gecelerin ve gündüzlerin sırrını sessizce bilir. Ancak kulaklarınız, kalbinizin bilgisini işitmek için deli olur.

    73- Kalplerinizin esrarına ancak kalpleri sırlarla dolu

    olanlar yol bulabilir.

    74- Düşüncelerinizde daima bildiğinizi, kelimelerde de bileceksiniz. Rüyalarınızın çıplak bedenine parmaklarınızla dokunabileceksiniz. Ve böyle de olması gerekir.

    75- Özel ve ayrımcı olmayalım. Unutmayalım ki, şairin aklı da, akrebin kuyruğu da gururla aynı yeryüzünden yükselir.

    76- Ruhun üstün hali, aklın isyan ettiğine bile boyun eğmektir. Ve aklın en alçak hali, ruhun boyun eğdiğine karşı isyan etmektir.

    77- Kendini av gibi gösteren avcıya ne diyeyim?

    78- Bugüne kadar yalnızca, ‘Sen kimsin?’ diye sorana ne cevap vereceğimi bilemedim.

    79- Bana diyorlar ki:’Kendini tanırsan, insanların hepsini tanırsın.’ Ben de onlara diyorum ki:’Ancak bütün insanları tanıyınca kendimi tanıyabilirim.’

    80- Kendini tanıdığın ölçüde başkalarını yargılayabilirsin. De bana hangimiz günahkâr, hangimiz masum?

    81- Ben bir yolcu ve aynı zamanda bir denizciyim. Her sabah yeni bir tepe keşfederim ruhumda.

    82- Hiçbir zaman ikinci benliğimle tam olarak uyuşamadım. Bana öyle geliyor ki varlık probleminin sırrı, ikimizin arasında bir yerde.

    83- Ruhlar sevinçlerinin ışığında yükselirken benim ruhum ihtişamla kederin karanlığında yükselir. Ben senim: Gece! Ve sabahım geldiğinde benim devrim de bitecektir.

    84- Bedenim ruhuma âşık olup da evlendikleri gün, ikinci kez doğdum.

    85- Ruh ile tenin savaşı, yalnızca ruhu sakin, ama teni asi olanların düşüncelerindedir.

    86- Durmadan yürüyorum bu kıyılarda,

    Kum ve köpüğün arasında yürüyorum,

    Bir gün ayak izlerimi silecek met,

    Ve rüzgâr köpüğü götürecek elbet,

    Ama denizle kıyı ebediyen kalacak arkamda.

    87- Misafirler olmasaydı, evlerimiz mezara dönerdi…

    88- Ne yöne gidersen git, çıktığın her yolculuğu içine doğru bir seyahat olarak düşün! Kendi içine yolculuk eden kişi, sonunda arzı dolaşır.

    89- “Meşgulüm” demek, hayata saygısızlıktır biraz da. Zaman sarhoş oluverir, önce-simdi-sonra el ele tutuşur dans eder, sonsuzluğun ezgisiyle…

    90- yaşadın mı

    ağız dolusu yaşayacaksın,

    sevdin mi de

    yüreğin dolusu!

    güneş gibi bakacak gözlerin

    yakınca hasreti

    sevdiğinin…

    91- Sadece açığa çıkan ışığı görebiliyorsan,

    Sadece söylenen sesi duyabiliyorsan, …

    Ne görebiliyorsun,

    Ne duyabiliyorsun!

    92- Dünya kuruldu kurulalı bilinir: Aşk, derinliğinin farkına, ancak ayrılık saati gelip çattığında varır.

    93- Aşk;

    Duyguların okyanusundan bir hıçkırık,

    Düşüncelerin cennetinden bir damla yaş,

    Bir gülümseyiş, ruhun kırlarından…

    94- Ağzında ekmek varsa şarkı söyleyemezsin, elinde altın varsa dua edemezsin…

    95- Yalnızca bir kez konuştu Sfenks: ‘Bir kum tanesi çöldür, çöl de bir kum tanesi.’ Bunu söyledi ve tekrar sustu. Bir daha da hiç konuşmadı. Sfenks’i işittim, ama anlamadım.

    96- Gülmeyi ve acımasız biri olmayı aynı anda başaramazsın.

    97- Yüzsüzlükle elde edilen başarıdansa, edebiyle başarısızlık daha iyidir.

    98- Bir şeyi elde etmek istiyorsan, onu kendin için isteme.

    99- Susmayı gevezeden, hoşgörüyü fanatikten, edebi edepsizden öğrendim. Bütün bunlardan garibi, bu öğretmenlere hâlâ teşekkür etmemiş olmamdır.

    100- Neden bazı insanlar sizin denizinizde yaşayıp dereleriyle övünüyorlar?

    101- Bazı insanları görmemek için gözlerimi kapattığımda, onlara göz kırptığımı sanıyorlar.

    102- Hükümetler için, deliler yerine akıllılar için akıl hastaneleri yapmak daha ekonomik olmaz mıydı?

    103- Telaşla yemek yiyor, salına salına yürüyorsunuz. Öyleyse neden ayaklarınızla yiyip, avuçlarınız arasında yürümüyorsunuz?

    104- Gitmeye hazırsam, sabırsızlığım, çekili yelkenleriyle rüzgârı bekliyor demektir.

    105- Benim ayrılışım, Âdem’in Cennet’ten kovuluşu gibiydi, ama tüm dünyayı bir Cennet Bahçesi yapmak için kalbimin Havva’sı yanımda yoktu.

    106- Hatırlamak, umut yolunda tökezleten bir taştır.

    107- Bir tür kavuşmadır hatırlayış, unutuş ise bir tür özgürlük.

    108- Zaten bilgi sözcüğü, sözcüksüz bilginin gölgesinden başka nedir ki?

    109- Cezirde bir dize yazdım kumun üzerine. Ve ona tüm kalbimi verdim. Ve ruhumun tamamını. Medde döndüm, yazdıklarımı okumak için. Ve sahile vurmuş cahilliğime rastladım.

    110- İnsanın öğretmeninin doğa, kitabının insanlık ve okulunun yaşam olduğu bir gün gelecek mi?

    111- Senin aklın rakamlarla yaşamaktan vazgeçmedikçe ve benim kalbim sis içinde yaşamayı sürdürdükçe, hiçbir zaman anlaşamayacaklar.

    112- İnsanlar salgın hastalıktan korku ve dehşet içinde, ama İskender ve Napolyon gibi yok edicilerden hayranlıkla söz eder.

    113- Felsefenin işi iki nokta arasındaki en kısa yolu bulmaktır.

    114- Zihnimiz bir süngerdir, yüreğimizse bir nehir. Çoğumuzun akmak yerine, sünger gibi emmeyi seçmesi ne garip!

    115- İnsan bir fikirle sarhoş olunca, bu fikir hakkındaki en çürük ifadeyi bile leziz bir şarap kabul eder.

    116- Anlatarak tutsak ettiğim her düşünceyi, işlerimle özgür kılmalıyım.

    117- Her gün gelişmeyen sevgi, her geçen gün ölmektedir.

    118- Sevgi titreyen bir mutluluktur.

    119- Aşktan haberdar olduğumda sözler cılız bir hıçkırığa dönüştü, yüreğimdeki şarkı derin bir sessizliğe gömüldü.

    120- Aşkı konuşmak için dudaklarımı kutsanmış ateşle temizledim, ama hiçbir sözcük bulamadım.

    121- Aşk ve şüphe bir arada bulunmaz.

    122- Aşk, âşık ile mâşuk arasında bir maskedir.

    123- Kadının küçük yanlışlarını bağışlamayan erkek, onun büyük erdemlerinden faydalanamaz.

    124- Bir kadının yüzüne baktım ve henüz doğurmadığı çocukları gördüm. Bir kadın yüzüme baktı, daha o doğmadan ölmüş atalarımı gördü.

    125- Evlilik, ya ölümdür ya da yaşam; arası yoktur bunun.



    126- İki kadın konuştuğunda hiçbir şey söylemezler. Bir kadın konuştuğunda bütün bir hayatı açıklar.

    127- Annenin derin uykusunda uzun zamandır bir düştün. Ve uyanınca seni doğurdu.

    128- Anne kalbinin sessizliğinde saklı duran şarkılar, çocuğunun dudaklarında yankılanır.

    129- Bebeklerimize çoğunlukla kendimiz uyuyabilelim diye ninniler söylemişizdir.

    130- Ve arkadaşlığın hoşluğunda, kahkahalar, paylaşılan hazlar olsun. Çünkü küçük şeylerin şebneminde, yürek sabahını bulur ve tazelenir.

    131- Misafirler olmasaydı, evlerimiz mezara dönerdi.

    132- Konuğumu eşikte durdurup dedim ki, ‘Lütfen ayağını içeri girerken silme, dışarı çıkarken silersin.’

    133- Hayat, kalbini övecek bir şarkıcı bulamadığında, aklından söz edecek bir filozof doğurur.

    134- Kullandığımız dili yedi kelimeye düşürünceye dek, birbirimizi anlamayacağız. Kalbimin mühürleri parçalamadan nasıl açılacak?

    135- Gerçekte biz kendi kendimizle konuşuruz; ama ara sıra diğerleri de bizi işitebilsin diye sesimizi yükseltiriz.

    136- Sözlerimizin hepsi aklımızdaki ziyafetten dökülen kırıntılardan başka bir şey değildir.

    137- Bana susmayı ver, gecenin hücumlarına meydan okuyayım.

    138- Bana kulak ver ki, sana ses verebileyim.

    139- Yaşamın özüne ulaştığında, her şeyde güzellik bulursun, hatta güzelliği görmezden gelen gözlerde bile.

    140- Hayatın kalbine ulaştığında, kendini ne günahkârlardan üstün ne de peygamberlerden aşağı görürsün.

    141- Yaşam bizim sessizliğimizde şarkı söyler ve uykularımızda rüya görür.

    142- Hayır, boşuna yaşamadık biz! Kemiklerimizden kuleler yapmadılar mı?

    143- Ölüm de, tıpkı yaşam gibi, yaşlıya yeni doğandan daha yakın değildir.

    144- Toprağın neresini kazarsan kaz, bir define bulacaksın. Ancak bir çiftçinin inancıyla kazmalısın.

    145- Kaplumbağalar yollar hakkında tavşanlardan çok daha fazla şey anlatabilirler.

    146- ‘En doğru yol: en dikensiz yoldur.’ Diyenler seni aldatıyorlar. Onlar, karanlık evlerinde kaybettiklerini sokak lambasının altında arayan şaşkınlardır.

    147- Eğer sırrını rüzgâra açarsan, sırrını ağaçlara söyledi diye rüzgârı suçlayamazsın.

    148- Senin işlediğin suçun yarı sorumluluğunu üstlenen kişi, gerçek bir dindardır.

    149- Birlikte güldüğün birini unutabilirsin ama birlikte ağladığını asla!

    150- Adaletin yarısı merhamettir.

    152- Yanlışlarımızı doğrularımızdan daha büyük bir coşkuyla savunmamız ne gariptir!

    153- Kendimi senin bildiklerinle doldurmuş olsaydım, bilmediklerimi hangi odama yerleştirirdim.

    154- Yürüyenlerle birlikte yürümeyi yeğlerim, durup yürüyenlerin geçişini seyretmeyi değil.

    155- Asıl gerçek, içimizde sessiz; kulaktan dolma bilgilerse, gevezedir.

    156- Sonsuzluğu istiyorum. Çünkü yazılmamış şiirlerim ve çizilmemiş resimlerimle buluşacağım orada.

    157- Şiir, biraz sözcükten; çoğu sevinç, acı ve hayretten oluşan bir şeydir.

    158- Şiir, ruhun sırrıdır; neden bunu sözlerle açığa çıkarasınız ki?

    159- Şairin, kalbindeki şiirlerin annesini bulmaya çalışması boşunadır.

    160- Âlimle şair arasında yeşil bir çayır vardır. Âlim onu aşarsa bilge olur, şair aşarsa peygamber olur.

    161- Sözler zamansızdır. Onları zamansızlıklarını bilerek söylemeli ya da yazmalısın.

    162- Kalemlerini yüreklerimizin kanına batırırlar, sonra da ilham iddiasında bulunurlar.

    163- Ağaç hayat hikâyesini yazabilseydi, onun öyküsü, herhangi bir kavmin tarihinden farklı olmazdı.



    164- Ey Müzik,

    İçimizin derinliklerinde

    yüreklerimizi ve

    Canlarımızı gizleriz

    Sensin öğreten bize

    Kulaklarımızla görmeyi

    Ve yüreklerimizle işitmeyi.

    165- Karnı aç olana şarkı söylersen, seni midesiyle dinler.

    166- Büyük şarkıcı, sessizliğimizin şarkılarını söyleyendir.

    167- Ah Tanrım, bana merhamet et ve kırık kanatlarımı iyileştir.

    168- Göğsümün bir yanında İsa, diğer yanında ise Muhammed oturur.

    169- Cennet orada, şu kapının ardında, hemen yandaki odada; ama ben anahtarı kaybettim. Belki de sadece koyduğum yeri unuttum.

    170- Rüyasında mağduriyetiyle savaşan, uyanıkken kusurlu olana boyun eğen ulusa yazık.

    171- Devlet adamı bir tilki, düşünürü bir hokkabaz ve sanatı yamama ve taklit olan o ulusa ne yazık.

    172- Para sahte sevginin kaynağı, sahte ışığın ve talihin menbaı; zehirli suyun kuyusu, eski çağın çaresizliği!

    173- Artık bir bahçıvan olamayacak olan bankerin hali ne üzücüdür?

    174- Gözlerindeki nefreti dudaklarındaki aptal gülümsemeyle kapatmaya çalışan kşmse ne ahmaktır!

    175- Yüreğin bir volkansa eğer, avuçlarında çiçekler açmasını nasıl umabilirsin?

    176- Bazı insanların erdemi, bize zenginliğe önem vermememizi öğretmenleridir.

    177- Elbiseni, ona kirli ellerini silene ver. Belki o gereksinim duyabilir o elbiseye; ama senin artık ihtiyacınız olmaz.
  • Bilgilenmek her zaman iyidir.