Burada insanın dişleri, saçları, etleri dökülüyor ve gardını indirdiğin an oradan oraya sürünüyorsun veya yatağın altına girip bir daha asla kalkamaz hale geliyorsun. #alıntı
Bu evde ölüler fazlasıyla uzun yaşar, yaşayanlarsa oldukça kısa #alıntı
Merhaba kitap dostlarım bugün çok ama çok severek okuduğum #tahtakurdu kitabı ile geldim.
Bir torun ve anneannesinin birlikte yaşadığı bu ev aynı zamanda esrarengiz hikayelere de ev sahipliği yapıyor.Torun, çocuk bakıcılığı yapmaktadır ve baktığı çocuk bir anda ortadan kaybolur. Tek şüpheli torun olmuştur.
Bir ev ki sizi içine hapsetmiş ve yüzyıllardır süre gelen, nesilden nesile aktarılan bir laneti de beraberinde taşıyor. Büyük anneanne’nin kocasının savaşa gitmek istemediği için, duvarı oyup orda saklanmak istemesi ve anneannenin kocasından şiddet gördükçe öfkelenmesi.Kocasını, saklandığı duvardan bir daha dışarı çıkarmayıp,üzerine sıva yaparak canlı canlı ölüme terk etmesine neden olur. Ve lanet burdan sonra başladı. Bu evden daha önce kimse kurtulamamıştır. Yaşayanların içinde hapsolduğu bu evde sürüklenen mobilyalar,yatağın altında, mutfak dolaplarında konuşan ve ağlayan ölüler. Gölgeler ve Azizlerle konuşan anneanne.Tanrı diye gördükleri peygamber develeri.Okurken hem ürperip hem de bu nasıl bir kurgu diyebilirsiniz. Demeyin, çünkü kitabın sonunda yazarın notunu okuduktan sonra, daha da hayrete düşeceksiniz.
Hem torun hem de anneanneden okuyoruz kitabı. Ve 3 kuşak öncesine kadar ara ara geçmiş ve bugün şeklinde ilerliyor.Gotik tarzda yazılmış bu kitap kısa ama inanın bana uzun soluklu bir roman niteliğinde. Kesinlikle alın okuyun
Kitapla kalın