Bayramlar Bayram ola 5 e cevap
Nasıl anlatayım bilmem ki üstad, Şimdi her senenin bayramı aynı. Eski bayramlardan kalmadı bir tad,
Anne babasıyla tek başına kalan minik Nana 🤍
Kedi
KAZIM KOYUNCU ÖZLENDİN...
DİDOU NANA ( Türkçesi ) Her aşk bir değil Benim aşkım başkasına benzemez Beni sevdiğini sanıyordum Beni başkasına değiştirdin Rüzgar olsun,yağmur olsun Senin geldiğini hissederim Ara sıra uğra bana Ben sensiz ne yaparım Gecem ve gündüzüm bir oldu Senin yolunu gözlüyorum Seni benden aldı Ocağı yıkılası zalim kişi Ah sevgilim sen acı günde Kalbimi nasıl yaktın Gece yine gecedir de Karanlık oldu günlerim. Nana Belkania (1985) Ne zaman Didou Nana dinlesem sadece hüzün... "Çok fiyakalı bir hastalığa yakalandım baba..." Hayatının anlatıldığı Kıyamet Bela Çiçeği'ni salık veririm ona yolculuk yapmak isteyenlere. Hastane penceresinden içeri giren ışık süzmesi...
Müzik
Batı Edebiyatı Önemli kişiler
BATI EDEBİYATI A) ESKİ YUNAN VE LATİN EDEBİYATI Batı edebiyatının kaynağı, Eski Yunan ve La tin edebiyatlarıdır. İsa'nın doğumundan dokuz yüzyıl öncesine giden ve MÖ II. yüzyıla kadar sü
Edebiyat
Erkek kalbi
Hosseini ‘ nin Bin Muhteşem Güneş kitabında Nana’nın kızı Meryem’e fısıldadığı o ağır sözler, her okuduğumda içimde bir yerleri sızlatıyor. "Erkeğin kalbi habis ve fesattır Meryem, bir ananın rahmine hiç benzemez. Kanamaz, sana yer açmak için genişlemez bile..”derken aslında sadece bir hayal kırıklığını değil, dünyanın en çıplak ve en acımasız gerçeğini yüzümüze vuruyor. Bir annenin rahmi; doğası gereği esneyen, acıyla büyüyen ve içindeki cana yer açmak için kendi bütünlüğünden vazgeçen, kanayan ama o kanla hayat veren mucizevi bir sığınak. Oysa bu satırlarda karşımıza çıkan erkek kalbi, o genişleme yetisinden tamamen mahrum, bencilliğin ve katı kuralların ördüğü dar bir oda gibi. Bu sözleri düşündükçe, hayatın içindeki o keskin ayrımı daha net görüyorum. "Kanamaz, sana yer açmak için genişlemez bile" cümlesi, bir kadının bir erkekte aradığı o güvenli limanı neden her zaman bulamadığını o kadar iyi anlatıyor ki... Bir kadın ne kadar büyük bir sevgiyle, ne kadar devasa bir fedakarlıkla yaklaşırsa yaklaşsın; karşısındaki kalp eğer o rahmin şefkatine ve esnekliğine sahip değilse, hep bir "sığıntı" gibi kalıyor dışarıda. Nana aslında kızı Meryem’in (ve belki de hepimizin) kulağına şunu fısıldıyor: Kimseden senin için kendi konforundan vazgeçmesini, senin acınla genişleyip sana dünyaları vermesini bekleme. Çünkü bazı kalpler, içindeki o habis duvarları yıkıp kimseye yer açmayı beceremez; onlar sadece olduğu gibi kalır, taş gibi, sessiz ve kanamadan.
1000Kitap
Sen çek get burdan nana banana vs bi cigara yak hoca hanım