Bayılıyorum, ağzımda gönlümde böyle güzel etki bırakan kitaplara.. Bu kitapta benim için öyle oldu..
Zübeyde,Semiha,Ayşe,Ülkü,İlmîye, Ali.. Kurtuluş mücadelesine katılmış yerinden yurdundan olmuş büyük acılar çekmiş bir aile.. Savaşın en ağır bedelini ödemiş, yine de ayakta kalmak için mücadele eden ve yeni kurulan Türkiye Cumhuriyetine aşkla, sevgiyle bağlı köylü bir aile. Köylerinden olmuş, tekrar para kazanıp köye geri dönmek için şehre gelip, Valpreda apartmanına taşınmalarıyla başlıyor her şey.
Burada onları şımarık, hoyrat son Osmanlının sadrazamın ailesi bekliyor.
Latife, Lütfiye,Selim, Orhan, Nana..
Selim.. Vatan delirmiş diye içinden geçiriyor çok sefer. Gördükleri bunun en büyük kanıtı olarak görüyor. Kadınların pantolon giymesi, sokağa çıkması, hayatın içinde olması, herkesin bir kimliği olması onun için delirmişlik göstergesi..
Kitabın başında bu çizgide ilerken, gördükleri, şahit oldukları onu kitap sonunda farklı bir çizgiye getiriyor.
Aşk ve sevginin. Tarih ve savaşın. İlk medeniyetlere ve dinler tarihine kadar müthiş bir anlatım içeriği olan harika bir kitap.
Tavsiye edilir.