1000Kitap Logosu
Hepimiz standart üretim olsaydık; herkes keyifli, herkes mutlu, herkes kızgın, gergin, suratsız olsaydı, hayatta saydığım tanımların varlığı olacak mıydı? Herkesin sadece bir gün için aynı olduğunu, aynı şeylere sahip olmak istediğini ya da aynı şeylere kızgın olduğunu düşünelim. Aynı adama ya da aynı kadına aşık olduğunu. Garip değil mi? Bu gariplik oluşmasın diye farklıyız ama aynı olmayı istiyor olmamız da oldukça enteresan değil mi? Bana göre olsun, ben gibi yaşasın, benim gibi hissetsin, beni anlasın, beni istesin ben ben ben ben ve benim. Bu 'ben' hisleri, hepimiz için geçerli değil mi? Bu bizi aynı modelden kocaman kopyalar toplumu yapmaz mı?
Biz birbirimizin esareti ve hürriyetiyiz derdik,hatırlar mısın?Hiç kimsenin sahip olmadığı tanımlardık birbirimize.Melankoli sınırımız yoktu. Safiye Ayla plaklarından demlenmek niyetindeyim bu gece.Biraz senden,biraz da benden katarım kadehime.Âlem sarhoşluk görsün.Birgün bile kimse sarhoş olduğumu görmedi.Oysa seninle yaşarken hep çakırkeyiftim.Tatlı tatlı gülümserdi ruhum.Yüzüme yansımayan bir sarhoşluk mahçubiyeti ile keyiften uçuyordum.
"Dilediğine gitsin aşk. Bana yakışmadı. Emanet gibi duruyor artık üzerimde. Kâh büyük geliyor kâh daraltıyor beni . Kalıbına uyacak iki bedeni arasın bulsun. Ben miadımı doldurdum. Aşka esaret son bulsun. Adı aşk olanı azad ediyorum . Elveda aşk . Elveda Nâzım... "
10bin öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.