• Ne demiş Yıldız Tilbe
    "Sevemedim ayrılığı, gel..."
  • Ben kimim?
    Biraz deli dolu sabırsız biraz da deliyim. Hayalperestin önde gideniyim. İçimde çok acayip firtinalar kopar. Dışardan göruldugum gibi degilim. Cogu zaman sessiz sakin biri derler. Bazen kiyamet kopsa umursamaz derler. Oysa oyle degilim. Ya oldugun gibi gorun ya gorundugun gibi ol demis ya mevlana. Mevlanin sözüne ters biriyim. Buraya beni bilen bilir yazmak isterdim ama beni bilenler dahi bilmiyorlar aslinda. İnsanlarin suretleri değiştiği gibi ic dunyasi da degisir. Ben işte buyum diyemem. Ben buydum bu olmak istiyorum diyebilirim en fazla. Ne olmak istiyorsun diye sorarsaniz mutlu bir insan olmak istiyorum diyebilirim. Şimdi mutsuz oldugum algisi olusmasin. Dinin amacinin insani mutlu etmek oldugunu dusunuyorum. Ben de dinimi yasamaya calisan bir kulum. Dinimi yasadim bitti artik diyemem. Bu yuzden ben artik piştim tamamim artik da diyemem. Ama bu mutlu olma surecimdeki tecrubelerimi yazabilirim. Mesela Yalnizligi severim. Yalnizliktan kasit kendimi dinlemeyi kendime zaman ayirmayi severim. Ama fazla yalnizliktan da sıkılırim. Yildiz tilbe diyor ya hepinizden igreniyorum ama yalnizken de canim sıkılıyor diye. Bazen yalniz kalmamak için insanlarla konuştuğum dogrudur. Kitap okurum muzik dinlerim. Şiir yazar siir okurum. Bir kedim var onu cok severim. Baligim da vardi ama o öldu. Hayvanlarin bazen insanlardan daha iyi dost olduğunu düşünüyorum. Umursamaz durus sergilesem de cok alinganimdir bazen kafaya cok takarim. Ağlamayı da gülmek kadar severim. 7 sinde neysem 20 imdeki gibi degilim. Degistim degisiyorum. Bu gidisle 70 imde de böyle olmam. Ben işte böyle biriyim.
  • Ne demiş Yıldız Tilbe
  • Ne demiş yıldız tılbe ?
    Tutarlarsa tutarlıyım, Tutnazlarsa tutarsızım
  • Ne demiş ünlü düşünür Yıldız Tilbe:
    “Geceyi güneş siler,
    Beni senin hasretin..”
  • "Olduğu kadar güzeldik." demiş Yıldız TİLBE ..
    Mahir abimde kitabın ismine koymuş bu sözü ..
    Olmadığında kırıldık, üzüldük, belki de hayata küstük ..
    Ne olurdu ki olsaydı , n...
    Kusura bakmayın kendimi kaybettim, biz en iyisi kitabın içeriğine biraz değinelim ..

    Kitabımız içeriğinde 8 tane öykü barındırıyor .. Dilerseniz şimdi bu öykülere kısaca değinelim ..


    Sen O Zaman Parasız Yatılıdaydın !

    Yoksulluğun pençesinde iki kız evlada sahip olan bir baba..
    Kızlardan biri okumak için uzak diyarlara gider .. Öteki kızımız ise "Ailesinin tabiri ile.." okumaz demişler .. Liseyi ite kaka bitirir , birini bulur evlendiririz gibi bir düşünce ve plan hakim kızın üstünde .. dedesi çok seviyor! bu kızımızı .. yanına alıp kahvehane, panayır, pazar gezdiriyor askerlik arkadaşı gibi .. Fakirliğin batağındaki baba, bir umut diyerek ortak olarak borç batağına batarak bir işe girer. Planladığı gibi gitmez işleri.. Alkolik bir adam olup çıkar. Karısı, kızı dayanamaz bu adama . Çıkar gider baba evine kadın. Damat kayınpeder arasında bir düşmanlıktır başlar . Baba dayanır kapıya kör kütük sarhoş halde .. kızını, karısını geri ister .. kayınpeder vermez kızını böyle bir ayyaşa ..
    bir taş atılır..
    kayınpederin kafası parçalanır ..
    Bir tüfeğin patlaması duyulur ..
    İki masum babasız kalır ..
    Ailede bunca şey olup biterken okuyan çocuğun hiçbir şeyden haberi olmaz.. söylemezler ona olup biteni..
    Annesinin şu sözü yeterdir her dilin susmasına: " Aklı bizde kalmasın, dersine çalışsın yavrum, okusun dA kurtarsın kendini ."

    Benim Adım Feridun !

    Aşk acısı çeken, yemeden içmeden kesilen, kendisi mutsuzken insanların mutlu olmasına kızan bir derbeder ..
    17 gündür evde.. Tek insan yüzü görmemiş 17 gündür...
    18.gün karar verir dışarı çıkıp hayatını zindana çeviren kızı unutacaktır artık.. biraz yürür dışarı çıkınca.. bir düğüne gitme fikri gelir aklına .. tanımadığı bir düğüne gitme fikri !
    ( Okuyucu yorumu: ben bu kısımda onu terk eden kızın düğünde gelin rolü üstleneceğini sanmıştım ..)
    Düğünün sahiplerinden biri bizim oğlanı akrabalarından biri sanar.. Feridun .. bizim delikanlı düğünde acıyı, yalnızlığı bir nebze de olsa unutur .. Vur patlasın çal oynasın moduna girer saniyeler içinde ..

    İşe Çıkılacak Gün !

    Bir genç arkadaş.. Üniversiteyi kazanıyor.. derken babası ölüyor .. annesi :" bırakacaksın okulu!" diyor .. bizim oğlan : " hem çalışır hem okurum " diyor .. serüvenimiz burda başlamış oluyor .. su arıtma cihazı satmaya başlıyor ilk olarak , 2 ayda tek adet satıyor ..( tam fiyasko) Dersler boşlanıyor, sınavlara gidiliyor sadece.. para çıkmayınca arıtmadan korsan kitap işine girer bizim genç .. bir gün dayak yer piyasanın kalın enseli abilerinden.. biri çıkar karşına okulda.. hırsızlık yaparak hayata tutunmaktadır yeni arkadaşımız .. teklif eder bizim asıl oğlana ..
    kira ödenmemiş, cepte beş kuruş yok, kabul eder..
    ...
    ...
    Bizim çaylak ilk işinde tam bir facia olur .

    Kanatlarımız Olsa Be Metin !
    (Okuyucu yorumu : Arkadaş kahve içmeye geldi, sohbet muhabbet ama kitap hep elimde , 12 sayfa süren öyküyü okumam tam 2 saat aldı, anlayamamam da cabası, arkadaşın eline de verdim sayın Zweig'in bir kadının yaşamından yirmi dört saat kitabı .. Beraber okuduk 2-3 dakika .. )
    .........
    ........

    Malibu !

    (Mehmet Ali Bulut..)
    Hafta sekiz bizim eleman dokuz çalışır.. ablası arar ,evliliğinde sorunlar olduğunu söyler .. konuşmak için yanına gelmesini söyler .. atlar arabaya bizim çalışkan arkadaş.. yolda yaşlı bir adam görür otostop çeken.. biraz tedirgin alır arabaya .. kaderin cilvesi ya bu , yaşlı adam bizim çalışkanın okul yıllarında en çok korktuğu, kendisini dayaktan bedbaht eden müdür yardımcısıdır yaşlı amca ..
    geçmişe dönülür, okul yıllarına dönülür..
    Anılar anlatılmaya başlanır ..

    Dayımın Avrupa'ya Kaçırılışı !

    Ortaokulda okuyan bir öğrenci.. Annesi ile beraber anneanneye gidilir .. dayısının Avrupa'ya kaçırıldığına dahil bir telefon gelir..
    Telaşlar, haykırışlar, feryat figanlar..
    Ayyaş dayı 4 gün sonra çıkar gelir eve .. sanıldığı gibi değildir dayının başına gelenler ..

    Zehir Miktarda !

    Yaşlı bir işadamı; hayrı, hakkı, fakiri, mazlumu gözeten .. sağ kolu diyeceğimiz bir adam; sadık, vefakar.. ölür bizim yaşlı amca. Oğlu gelir miras sofrasının baş köşesine.. bir fukaraya el uzatmaz .. Sağ kol dediğimiz adam dayanamaz , öldürecektir bizim toy, mirasyedi oğlu.. fare zehiri katar yemeğine patronun .. işler umduğu gibi gitmez..
    (okuyucu yorumu: İnsanlar plan yapar, Tanrı kahkaha atar derler .. herkesin planı varsa , göklerde olanın da bir planı vardır ..)

    Stoper !

    Baba- oğul arasında bir futbol rekabeti .. baba işini, ailesini bırakır teklif gelen bir takıma transfer olur .. her şey harika gidecek diye umulurken, felek ya bu .. al üst olur hayaller .. sonrası bir hayatın küskünlüğü ..

    Okunmaya değer bir kitap arkadaşlar .. Özellikle " Sen O Zaman Parasız Yatılıdaydın! " öyküsü..

    Keyifli okumalar diliyorum ..