• Hasan = Güzel olan
    Hüseyin = Ruhen güzel olan
    Muhassin = Güzelleştiren, güzellik veren.
  • _Ben, ben miyim ya da ben kimim?
    _En kötü yalnızlık kendinle barışık olmamaktır.
    _Sorunlarınızdan şikayet etmeyin. İnsanların %80′ i ilgilenmez. Geri kalan %20’si bunları hak ettiğinizi düşünür.
    _Eğer insan mutsuz bir mizaçla doğmuşsa hiçbir şey onu mutlu edemez, eğer mutlu bir mizaçla doğmuşsa da hiçbir şey onu mutsuz edemez.
    _Altın insanlar, teneke insanlar vardır. Bakır, kurşun, çelik... Böyle devam eder
    _Hiç kimse izlemiyormuş gibi dans et. Hiç incinmemiş gibi sev. Hiç kimse dinlemiyormuş gibi şarkı söyle. Ve dünya cennetmiş gibi yaşa
    _Ne zaman kendinizi çoğunlukla aynı tarafta bulursanız, durup düşünmenin zamanıdır.
    _Her şeyin bir sınırı vardır. Demir cevheri eğitilerek altına dönüştürülemez
    _Cehalet bilgisizlik değildir. Cehalet bilmediğini bilmemektir.
    _Beni rahatsız eden, İncil'in anlayamadığım kısımları değil, anladığım kısımlarıdır.
    _Kedi ve insan çiftleştirilebilseydi, bu insanlığa katkı, kedi cinsine ise ihanet olurdu.
    _Yasalar kum, gelenekler ise kayadır. Yasaların bir yönünden kaçılabilir ve cezadan korunulabilir ancak apaçık aşılan bir gelenek kesin bir bir ceza getirir _ Sağlığını korumanın tek yolu istemediğini yemek, sevmediğini içmek yapmak istemediğini yapmaktı
    _“Twain bir toplantıda karşılaştıgı kadına: -Çok güzelsiniz hanımefendi,diye iltifatta bulunmuş. Kadın: -Maalesef size aynı iltifatla cevap veremeyeceğim,diye karsılık vermiş. Mark Twain bu kabalığı affetmemiş: -O halde sizde benim gıbı yapın,yalan söyleyın hanımefendi.”
    _Hayallerinizi küçümseyenlerden uzak durun! Ruhu küçük insanlar başkalarını da daraltmak, azaltmak ister
    _ İnsanlara kendimi anlatmayı, işlerine geleni duyduklarını farkettiğimde bıraktım.
    _Eğitim kafayı geliştirmek demektir. Belleği doldurmak değil. Eğitim her şeydir. Şeftali bir zamanlar acı bir bademdi; karnabahar, üniversite eğitimi almış bir lahanadan başka bir şey değildir. Eğitimin yapamayacağı hiçbir şey yoktur. Hiçbir şey onun etki alanının dışında kalamaz. Kötü ahlakları iyiye çevirebilir; kötü ilkeleri yıkar ve yerine yenilerini koyar; insanları melekler seviyesine çıkarabilir. İnsanı ya alçaltacak yönde eğitirler ya da onu yük¬seltecek yönde eğitirler, ama eğitirler.
    _Herkes aya benzer. Karanlık bir tarafı vardır ve onu kimseye göstermez _Gerçeği onu hak etmeyen insanlarla asla paylaşmayın
    _Aptallarla tartışma, seni kendi seviyelerine çekerler ve tecrübe ile yenerler.
    _İnsanları kandırmak, kandırılmış olduklarına ikna etmekten daha kolaydır.
    _Doğruya yakın sözcükle doğru sözcük arasında büyük fark vardır; ateş böceği ve ateş arasındaki fark kadar.
    _Politikacılar ve bebek bezi, aynı sebepten ötürü sık sık değiştirilmelidir.
    _Yarın, geride kalan hayatımızın ilk günüdür. _Şefkat öyle bir dildir ki, sağır da duyabilir, kör de görebilir.
    İnsan 80 yaşında doğup 18 yasına kadar yavaş yavaş yaşasa daha mutlu olurdu.
    _Hayallerinizi kovmayınız, çünkü onlar gittiler mi, belki siz kalırsınız, fakat artık yaşamıyorsunuz demektir.
    _Bence çiçekler gökyüzünden Tanrı’nın gülümsemesini yakalayıp içlerinde saklayan muhteşem yaratıklar.
    _Kitap okumayan bir kimsenin, okuma bilmeyene karşı bir üstünlüğü yoktur.
    _Açlıktan ölmek üzere bulunan bir köpeği kurtarınız, sizi ısırmayacaktır. İnsan ile köpek arasındaki tek fark budur.
    _Bundan yirmi yıl sonra yapmadığınız şeylerden dolayı, yaptıklarınızdan daha fazla pişman olacaksınız. Demir alın ve güvenli limanlardan çıkın artık. Rüzgârları arkanıza alın, araştırın, hayal edin ve keşfedin _O işin başarılmasının imkansız olduğunu bilmedikleri için başardılar.
    _Vicdanımız, bize acı verecek bir noktaya ulaşmadıkça başkalarının yaşadığı acıları fark etmez
    _Şaşılacak kadar çok aklım olmalı! Bazen, haftada bir kez aklımı başıma toplamam gerekiyor.
    _ Adem de bir insandı topu topu; her şeyi anlatmaya yetiyor bu...Elmayı elma diye değil yasak olduğu için istemişti. Gerçek yanlış, yılanı yasak etmemekti.Yılan yasak olsaydı, elma yerine onu yerdi Adem..
    _Vicdan insanın içindeki o başına buyruk Hükümdar, o küstah mutlak Monark, insanın Efendisidir. Her türden vicdan vardır, çün¬ kü her türden insan vardır. Bir suikastçinin vicdanı başka şekilde tatmin olur, filantropist bir kişininki başka,
    _Hayat bir rüyadan ibaret, aptalca, gülünç bir rüya Senin kadar cahil olsaydım çenemi sürekli kapalı tutardım.
    _Kurt kocayınca çakalın maskarası olur derler.
    _Bir insana bir işi sevdirerek yaptırmak için o işin ne kadar ulaşılmaz olduğunu göstermek yeterliydi.
    _Ne zaman bir kitapta altın gibi parlayan bir eyleme rastlasam, durup onu parçalarına ayırmak ve incelemek zorunda hissediyorum.
    _Her sabah erkenden okula gitmek yok, bundan daha büyük mutluluk var mı?
    _Bazı insanlar böyledir. Bir şeye, hakkında hiçbir şey bilmedikleri halde düşman olurlar.
    _“Karısını döven adamı hapse atıp besliyorlar,o sırada masum kadınla ailesi açlık çekiyor.”
    _ insanı boğan sıkıntılı evlerden, zengin olmaktan hoşlanmıyorum. Ben ormanlardan, nehirlerden, açık havadan hoşlanıyorum. Ne güzel saklanacak mağaramızı, tüfeğimizi bulmuştuk. Haydutlar gibi ormanda yaşayacaktık.
    _Yaşayana merhamet, ölüye gıpta duyulur. Ölüm; avuntumuz, sığınağımız, en babacan, en şefkatli biricik dostumuz. Günahkarların, kimsesizlerin, yaşlı ve bitap düşmüşlerin, kırık kalplerin kurtarıcısı…
    "Ben on dört yaşındayken babam o kadar cahildi ki yanımda olmasına tahammül edemezdim. Ama yirmi bir yaşına girdiğimde öyle çok şey biliyordu ki yedi yılda nasıl öğrendiğine şaşırdım."
    Ruh sahibi olmak; sevgiyi,sadakati ve minnettarlığı hissetmek anlamına gelirse,hayvanlar çoğu insandan daha iyidir.
    Gerçekleri bildiğimde, yalan söyleyenleri dinlemeyi seviyorum."_
  • Biz kadın olarak, kadınca yaşayışımızdan ve meziyetlerimizden memnun olmazsak, yalnız kendi cinsiyetimize has davranışları sahiplenmez de bir özür gibi görürsek nasıl var olabiliriz ki?
    Ağlayın mesela, utanmayın bundan.
    Ağlayanlar da güçlü değil midir? Kendi doğanızı niye inkar ediyorsunuz?
    Mertlik, dürüstlük erkeklere özgü değil.
    'Adam dediğin' diye başlayan cümleler sizi aldatmasın. Bunlar, insan olan her varlık için geçerli.
    Bacaklarınızı açarak oturduğunuzda özgür olmuyorsunuz. Herkes gibi çirkin oluyorsunuz.
    Kırıp döktüğünüzde, kabalaştığınızda kontrol size geçmiyor. Hiç kimseye de geçmediği gibi.
    Yüksek kahkahalar attığınızda toplumu umursamamış olmuyorsunuz, bunu yapan her insan gibi rahatsız edici bulunuyorsunuz.
    Çok denemek, sizi daha deneyimli yapmaz.
    Yalnız canınızı yakar veya pişmanlık verir.
    Siz de olursunuz.
    En önemlisi kadınlığa has güzel, ince zeka gerektiren ya da hassas ne varsa farklı amaçlarınız için kullanıp ruhları kirletmeyin.
    Her sahtelik akamete mahkumdur çünkü.
    Kadınlığa saygınız olsun.
    Biyolojik olarak öyle doğmuş olmanız yetmez bir 'kadın olmak' için. Gönülce ve ruhca.
    Size olduğunuzdan farklı şeyler yüklemelerine izin vermeyin, başka bir şeye de dönüşmeyin.
    Siz, kadın olarak güzelsiniz.
    'Kadın' kalın.
  • 210 syf.
    ·2 günde·8/10
    #okudumbitti
    #HakanGünday
    #Malafa
    #210
    sayfa
    Selam kitap canlar. Hakan günday'In okuduğum ikinci kitabı malafa. Öncelikle malafanın ne olduğu ile başlayalım. Malafa kuyumcuların yüzük ve bileziklerin çapını ölçmekte ve genişletmekte kullandıkları el aleti. Valla ben bilmiyordum. Bu sayede öğrendim. Sözlükten baktım merak edince. Ama asıl kitabı okumaya başladığınızda sık sık sözlüğe başvurmak ihtiyacı hissedeceksiniz. Gerçi bu sözcükler Türk Dil kurumu sözlüğünde bulabileceğiniz sözcükler olmayacak çünkü yeraltı edebiyatı olunca öyle alışıldık sözcükler olmuyor haliyle kitapta. Ben sizin için birkaç sözcüğün anlamını yazarım yazmasınada kitabı anlayabilmek için bilmeniz gereken sözcükler biraz sansür içeriyor o kadarına da siz bakın artık. Tabi okumak isterseniz. Sonuçta yeraltı edebiyatı herkese hitap etmeyebilir.
    Camper=yürü ikile
    Çikolata=İsviçre frangı
    Tokarcı=tacizci
    Yumoş=euro
    Mart=adam
    Ahcik=kız, kadın
    Fumar=sigara içmek
    Deşalamak=kovmak(argosunu yazamıycam)
    Papi=baba
    Tram=para
    Pıt atmak=korku heyecan
    Paks=kişi
    Dacik=yerli turist
    Bu kelimelerin anlamlarını bilmeden okuduğunuzda ben ne okuyorum ya böyle kıvamına gelmeniz kaçınılmaz. Bende de öyle oldu. Mart bizde bir ay adı ama kitapta adam demek. Haliyle bilmeyince ne yazmış bu adam dememeniz mümkün değil. Bende sözcüklerin anlamını ekşi sözlükten buldum
    Neyse kitap Antalya'da kuyumcu tezgahı adı altında turistlere nasıl tezgah kurulduğunu anlatıyor gibi görünsede aslında kapitalist sistemde turizmin işleyişini anlatıyor. Bilmediğim bir şeyi daha öğrendim. Kuyumcu tezgahtarlığı yapanların sakız çiğnemesi yasakmış. Nedeni kitapta var. Merak eden okusun onuda ben söylemeyeyim demi ama
    Şu kadarını söyleyeyim Hakan Günday kelimelerle resmen dans ediyor. Değişik bir tarzı var. Yeraltı edebiyatı çok fazla okuduğumu söyleyemem, diğer yazarlardan da aynı şey var mı bilemem ama günday tarzı farklı. Kinyas ve kayra'dan belliydi gerçi.
    "Bu güneş ısırmaz Ama ıslatır. Kanser yapmaz amakan kusturur. Irkçı bir o... çocuğudur. Turisti bronzlaştırırken, çalışanı buharlaştırır" fazla yoruma gerek olmayan bir cümle
    "Tevazu, iki kez iltifat almanın yoludur. Örnek :ne kadar güzelsiniz! Hayır değilim. Evet, öylesiniz. Etti iki!" adam haklı dağılın
    "oysa turistler her şeye inanmak için valizini toplamış insanlardır"
    "Labirentten çıkmak için çırpınan turist yorulur. Labirentin çıkışı satın almaktır" yabancı uyruklu olupta şu kitabı okumuş olsaydım hayatta tatil için Antalya'yı seçmezdim
    "ilkokul mezunu, Türkiye'de ya da büyüdükleri ülkelerde bıyık zoruyla evlendirilmiş, bıyık zoruyla boşandırılmış ve Antalya'ya kaçmış ahçik tezgahtarlar" ya kelimelerle oynamasına bayılıyorum bu yazarın. Bıyık zoruyla
    "Her meziyetin bir eziyeti vardır. Geniş hayal deliliğe, dar kişilik görünmezliğe neden olur" sizce de üzerinde düşünülmesi bir cümle değil mi!??
    "İnsan aşık olunca, taş pırlanta olunca ölümsüzleşir"
    "Kimin tezgahtar olduğu tezgahın sonunda belli olur" belkide süpriz son bekliyordur bizi kimbilir
  • **Önsöz**

    O ömrü boyunca hep "acele etmiş"tir; bu yüzden de hep "geç kalmış"tır. sf11

    **1. Bölüm**

    Henüz durum bugünkü gibi açık ve seçik, bir bakıma da belirsiz değildi. sf25

    Hayat düşünceleri tutan bir hapishanedir. İnsan, can sıkıcı bir saç demetidir, ben de akılsız bir robotum. sf32

    İnsan ölünce çok daha hafif olur sanmıştım. sf33

    "Vakit geçirme oyunu oynuyoruz," dedi uzun boylusu. "Ve başarıyoruz da..." sf40

    (Selim) Düşünmekten korkan; korkudan, düşünmesini unutan inek. sf86

    Sen, benden, gerçekten çok gerisin Burhan. Bana bakarken bu kadar çeşitli ve çelişik duygularla kendini yiyebilir misin? Sen, sadece soğuk bir kayıtsızlık gösterebilirsin. Sonra da kendine, benim anlayamayacağım derin bir pay çıkarırsın bundan. sf88

    Ölümcül düşüncelerinin ağırlığını hafifletirdi bir insanın varlığı belki. sf89

    Hepimiz suçluyuz Selim, alçak sesle konuşmalıyız. sf90

    **Ne yapmalı?**

    Başkalarına söyleyecek bir sözüm olabilmesi için önce kendime söz geçirmem gerektiğine inanıyorum. ... Kendini çözemeyen kişi, kendi dışında hiçbir sorunu çözemez. sf94
    **Ne yapmalı? sonu**

    Beni kötü yetiştirdiler dostum! Güzeli ifade gücünden yoksun bıraktılar beni. Tıpkı filmlerdeki gibi diyebiliyorum ancak. Ne acıklı değil mi? sf107

    Kelimeleri, daha önce, öyle kötü yerlerde kullanmış oluyoruz ki, kirletir diye korkuyoruz duygularımıza dokunursa. sf110

    "Şu anda, sana güzel bir söz söyleyebilmek için on bin kitap okumuş olmayı isterdim," dedi: "Gene de az gelişmiş bir cümle söylemeden içim rahat etmeyecek: Seni tanıdığıma çok sevindim, kendi çapımda." sf113

    **Dün, Bugün, Yarın (600 mısralık Şarkı)**
    Söylemiştim Süleyman: ben başlamazsam ancak durdurulabilirim. sf118

    **Dün, Bugün, Yarın Açıklamaları (Süleyman Kargı)**

    Tutunamayan (disconnectus erectus): Beceriksiz ve korkak bir hayvandır. İnsan boyunda olanları bile vardır. sf149
    Tutunamayanları avlamak çok kolaydır. Anlayışlı bakışlarla süzerseniz, hemen yaklaşırlar size. sf150

    Kelimelerin anlamını bilmeden önce tanıdığı yalnızlığı kelimelerin içine yerleştirdi. ... Bu kelimelerle birlik olup amansızca saldırdılar başka Kelimelere: aşağılayan, ezen, soluk aldırmayan Kelimelere. Yendi, yenildi; sonunda gene yenildi Kelimelere, Kelimelerle birlikte açtığı savaşta. Yalnızlık hep oradaydı.
    Büyük kelimelerden her zaman kaçındı ve büyük kelimeler kullandığını gördü. Küçük kelimeleri kendine yakıştıramadı; oysa küçük kelimelerle suçlandı ve kendini küçük kelimelerle savundu. Bütün insanlar, ellerini uzatarak işaret parmaklarıyla suçladılar onu, kelimeleri yüzünden. sf152

    Sonsuzluk yalnız Allah'ın dayanabileceği bir güçlüktür. sf155

    Güldükleri zaman sevinçli, ağladıkları zaman kederli oldukları sanılacaktır. ... Aslında, hayattan çıkarları olduğu ispat edilecektir; çıkarlarını korumak için canları çıktığı halde, bunu beceremedikleri için, çıkarıyokmuşdabirşeybeklemiyormuşçasınagillerden göründükleri yüzlerine vurulacaktır. sf202

    Bazen kazanıyorduk, bazen kaybediyorduk ve sonunda her zaman kaybediyorduk. sf225

    Tarih, geçmişten geleceğe uzanan ve bugün gördüğümüz bir rüyadır. Bütün rüyalar gibi tarih de yorumlanabilir, ama görülürken değil. sf231
    **Dün, Bugün, Yarın Açıklamaları (Süleyman Kargı) sonu**

    **2. Bölüm**

    Bir yerde söz biter: iki kişi karşılıklı kendilerini tekrarlamaya başlar. Yeni başlayan ilişkiler bile eskir böylece. Hemen kaçacaksın ki aklın orada kalsın. sf246

    Talihleri vardır bu gibilerin: her zaman bir acı bulurlar çekecek. sf247

    ...ne kadar haklıydın kimse kimseyi dinlemiyor dediğin zamanlar... sf251

    Değişmek, kendine yabancılaşmak demekti. sf319

    Demek konuşmadım, içimden geçirdim sadece. Özür dilerim: bugünlerde ikisini biraz karıştırıyorum da. sf355

    Birini sıkıntıda görünce çocuk gibi ortadan kaybolmak istiyorum. Korkaklıktan değil; kendimi onun yerini koymaktan. sf369

    'Eski Selim'e hiç acımıyor musun?' derdim. 'O kadar çok Selim öldü ki, hangi birisine acıyayım. Ayrıca ölülerden korkarım ben. Onlardan bana ölüm bulaşmasından korkarım.' sf392

    ...lisede iyi bir öğrenci olduğum için zor bir meslek seçmeliydim. Bu nedenle mühendis olmaya mecburum. sf399

    ...bu güne kadar gereğinden fazla vermişim. Almadıkları birsürü Turgut vermişim onlara. Bu kadarıyla da idare edilebilirmiş. ... Anlam kadar insanın hayatını zehir eden bir kavram yoktur. İnsan akıllı bir görünüşle, en saçma sözleri bırakabilir çevresindeki insanların yarattığı boşluğa. sf403

    Ben iç dünyama dönüyorum. Orada hayal kırıklığına yer yok. sf425

    Aşk bir zayıflıktı ve insanın başka güzellikleri görmesine engel oluyordu. sf427

    **3. Bölüm**

    Sahte olmaktansa yaşamamak iyidir Turgut. sf447

    Yalnız kalmaktan da kalmamaktan da korkuyordu. sf448

    ...içim o kadar karışmış ki, sahtelikleri ayıklayıp temizleyemiyorum. ... Korkuyoruz. Düşünmekten ve sevmekten korkuyoruz. İnsan olmaktan korkuyoruz. ... Senin için sevmek, su içmek gibi rahat bir eylem. Ben, her an uyanık olmalıyım. sf453

    Neymiş efendim? Hiçbir işin sonunu getirememişim. Siz başlamayı bile göze almadınız. sf454

    Ben de hepinizden farklı bir solucandım, kim bilir? Şimdi yarısı ezilmiş, yerde yattığı için belli olmuyor. ...Anlayışı da o (ezilen) yarıda kaldı; bütün ümitleri, yaşama isteği de, mühendislik diploması da,... hep ezilen yarısında kaldı. Bu yarısında sadece ölüm acılığı kaldı. sf456

    **76 sayfalık cümleden**

    ...ben gidiyorum müsadenizle sizi sevmek için eve gidiyorum sf466

    ...siz kurduğum hayallerden de güzelsiniz sf467

    ...tabut çok ağırdı ölüler ağır olurmuş kendilerini tutacak güçleri kalmadığından olacak sf508

    ...ne yazık ki insan ölmek üzere olduğu anda bile hayal gücünün eksikliğinden olacak yeteri kadar kötülük edemiyor sf533

    Burhan'ı da görebilirsin akıllıdır bir kusurunu görmedim diyebilirim bu da yeter bir sebep sıkıcı olması için sf534

    **4. Bölüm**

    Düşünceli görünüyorsunuz Turgut. Ne korkunç bir iftira. Beni mi düşünceli görüyorsunuz? Hiç adetim değildir: düşünmem. sf555

    Her zaman kendimi kendime açıklamaktan korkmuşumdur... Kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım. sf594

    Düşüncelerini çizgiyle ifade ediyorlarmış. Ben yazıyla bile anlatamıyorum. sf605

    İlgileniyor, demek ki ilgi bekliyor. sf614

    Benimle adam kıtlığı yüzünden görüşüyorlardı. Ben de onlar hesabına üzülüyordum. Yorulmuştum da. Adam olmadığı için, insanlığa vekalet ediyordum. sf666
  • Ya ama siz ikiniz ne kadar güzelsiniz öyle minnoşlar ☺️

    https://imgyukle.com/i/QdLWyt