• 432 syf.
    ·6 günde·7/10 puan
    Henüz üç yaşındayken annesi vefat eden ve annesinin eşcinsel yakın arkadaşı tarafından evlatlık alınan lise son sınıf öğrencisi Salvador’un hayatını okuyoruz.

    Salvador’un hayatında meydana birtakım değişikler oluyor bu değişimin getirdiği kaygı ve stresi dışarıya öfke olarak yansıtma hem kendini hem de ailesi ve arkadaşlarını endişelendiriyor.

    Salvador’un o kadar mükemmel bir ailesi varki, kusursuz hiçbir sorun yaşamadığı babası, babasının kalabalık Meksikalı ailesiyle olan sevgi dolu ilişkisi ve onun için en değerlisi Mima’sı. Ölüm döşeğinde olan büyükanne Mima’nın durumu Salvador’un yaşadığı gençliğin getirdiği sorunlarla birlikte onda büyük bir değişim başlatıyor. Salvador ve Mima’nın ilişkisi o kadar tatlı ki hep gözlerim dolu dolu okudum onları.

    “Onu sonsuza dek bu dünyada tutmanın bir yolu var mı, diye merak rttim. Ve sanki aklımı okuyormuş gibi, ‘Kimse sonsuza dek yaşayamaz, dedi, ‘Sadece Tanrı sonsuza dek var olur. Bu elleri görüyor musun? Eller yaşlanır. Öyle olması lazım zaten, mijito. Yürekler bile yaşlanır.”

    Kitabı okurken gereksiz çok ağladım, hüzünlü olsada genel olarak Salvador’un ailesi ve arkadaşlarıyla ilişkisine imrendiğimden sanırım. Özellikle sonlara doğru Mima’sı kötüleştikçe kendi ailemden birini sürekli düşündüğümden benim için çok daha zordu bunları okumak. Ne yazıkki hepimiz Salvador kadar şanslı değiliz ve ölülerimizle son zamanlarımızı bu kadar güzel geçiremedik.

    Hayatımın Akılalmaz Mantığı süper akıcı ve kolay okunabilir olsada birazcık daha kısa yazılsaymış kusursuz olurmuş gibime geldi ama çok da sorun değildi bu çünkü okuması çok keyifliydi.

    “Hayat her zaman, neyi hak ettiğimizle ilgili değildir.”

    “Sonra odadaki herkes gülmeye başladı. Babam, amcalarım ve halalarım... yapmayı bildikleri bir şey varsa o da gülmekti. Babam böyle davranışlara ‘karanlıkta ıslık çalmak’ derdi: Yani, insan kendini karanlığın içinde bulduğunda ıslık çalsa da olurdu herhalde. Hep gündüz olacak diye bir şey yoktu çünkü eninde sonunda yine karanlık çökecekti. Güneş doğacak ve sonra batacaktı. Böylece yeniden karanlıkta kalacaktın. Islık çalmazsan sessizlik ve karanlık seni yutardı.”

    belki de biz de bir gün Salvador ve ailesi gibi karanlıkta ıslık çalmayı öğreniriz.
  • Hiç sevmesem
    Aldatan umudu
    Uçursam kafesinden
    Tek şey istesem senden
    Adalet biliyorsan tabii
    Ne olduğunu
    Ve varsa hazırında.
    Şu üç günlük dünyada
    İşçi çocuklar için
    Çok mu olur
  • Tüm yanlış anlamalara konuşma neden olur. Konuşma olmasa ne yalan, ne de hakaret olurdu. İsa Peygamber şöyle vaaz ediyordu: Evet veya hayır diye konuşun. Allah'ın kendisi de sessiz değil midir? Belki de bizi duyuyordur, ama bizimle bir ses aracılığıyla konuşmadığı kesin.” Sonra da gülerek ekledi: "Allah kadına cennetten kopma bir vücut ihsan etmiştir, ama ağzı ve dili şeytan ürünüdür. Cennetten kovulma, Havva'nın ağzını açmasıyla gerçekleşti. Elmayı ısırmak için değil ama Adem'in sinirlerini harap etmek için. Bir kadının dili ilahî bir organdır, fazla uzun cümleler kurmadığı müddetçe.
  • .
    [Jane]
    (....) Ben seni bir arkadaş, bir kardeş gibi görüyorum. Bir erin komutanına duyduğu saygıyı ve sevgiyi besliyorum sana karşı. Daha fazlası yok içimde. Korkma.”

    [St.John]
    “Benim istediğim de bu,” dedi kendi kendine konuşur gibi. “Ben de bunu istiyorum, ama arada bazı engeller var. Önce onlar ortadan kalkmalı. Jane, benimle evlenmeyi reddetmeyeceksin. Emin ol. Tekrar ediyorum. Bunun başka yolu yok. Evlenince severiz birbirimizi zaten. O zaman evliliğimiz senin gözünde de doğru bir evlilik olur.”

    “Çok garip bir sevgi anlayışın var senin.” dedim kendimi tutamayarak. Ayağa kalkıp karşısına dikildim, sırtımı kayaya dayadım. “Senin önerdiğin türde bir evliliği küçük görüyorum. Evet, St. John, bunu küçük görüyorum.”
    .
    Charlotte Brontë
    Sayfa 524 - Martı Yayıncılık, 1.Baskı, Çeviren: Ceren Taştan
  • 50'li yaşlarda bir adamın doğum gününde yazdığı 21 maddelik hayat dersi.
    “Her gün ne kadar aptal olduğumu daha iyi anlıyorum. Aptal olmak normaldir. Ama ben 18 yaşındayken kendimi bir dâhi sanıyordum. Şimdi ise tam bir ahmak olduğumu fark ediyorum.”
    1) “Deneyim, her türlü maddiyattan daha değerlidir.”
    2) “Hayatınızda yapacağınız en önemli kariyer seçimi, eş seçiminizdir.”
    3) “Parayla ilgili üç yetenek vardır: Onu kazanmak, elde tutmak ve büyütmek. Bunların üçü de birbirinden çok farklı yeteneklerdir.”
    4) “Çocuk sahibi olmak korkunç bir şeydir. Ama çocuk sahibi olmak muhteşem bir şeydir.”
    5) “Bu konudaki tüm bilimsel çalışmaları bir kenara bırakarak söyleyebilirim ki, sekiz saatlik bir uyku çok önemlidir.”
    6) “Yiyip içtiklerinize dikkat edin ve her geçen yıl porsiyonlarınızı biraz daha küçültün. Yaş ilerledikçe ne kadar spor yaparsanız yapın bir faydası olmuyor.”
    7) “İnsanların sizin hakkınızda ne düşündüğünü önemsememek için çaba sarf edin. Bu, benim için hâlâ çok zor ama öğreniyorum.”
    😎 “İletişim kurduğunuz herkesi sanki kendi çocuğunuzmuş ve yarın ölecekmiş gibi hayal edin. Böylece dinlemeyi ve nâzik olmayı öğrenirsiniz.”
    9) “Öfke aslında gerçek bir his değildir; onu yaratan korkudur. Öfkelenmeden önce sizi korkutan şeyin ne olduğunu düşünün.”
    10) “Her beş senede bir hayatınızda radikal değişiklikler yapın. Aksi halde hayat oldukça sıkıcı olabiliyor.”
    11) “Her gün yaratıcılığınıza belirli bir zaman ayırın. Yaratıcılık bir kas gibidir ve onu geliştirmeniz gerekir. İlhâm ise içi boş bir kelimeden ibarettir.”
    12) “Minnettarlık ve şikayet etmek/suçlamak gibi durumlar bir insanda aynı anda bulunamaz. Hangisini yansıtmak istediğinizi seçin.”
    13) “Okumak, bir hayata sığdıramayacağınız kadar deneyimi öğrenmenizi mümkün kılar. Bol bol okuyun.”
    14) “Hayatta en çok yapmak istediğiniz 25 şeyi listeleyin ve sizin için en önemli olan 5 tanesini bunlardan ayırın. Daha sonra kalan 20’yi çöpe atın ve unutun; çünkü onlar sizde yalnızca kafa karışıklığı yaratır.”
    15) “Başarının %99’u çalışmak, %1’i ise yetenektir. Yetenek ateşleyici güç ise, çalışmak benzindir.”
    16) “Sık sık komedi izleyin; hatta imkânınız varsa her gün izleyin. Çünkü gülmenin hastalıkları iyileştiren bir gücü vardır.”
    17) “Isaac Newton kalkülüsü icat etti; fakat aynı zamanda simyaya da inanıyordu. Pek çok aptalca şey yapmadan zeki ve başarılı olmanız mümkün değildir.”
    18) “Akışına bırakmayı bilin. Tüm problemlerinizi bugün çözmeye çalışmayın.”
    19) “Ne kadar az şeye sahip olursanız, o kadar az şey size sahip olur.”
    20) “Sizden nefret ettiğini bildiğiniz insanlarla karşılaştığınızda onlara bakın, ellerini sıkın ve içten bir tebessümle karşılık verin.”
    21) “Kabalık etmek insana hiçbir zaman hiçbir şey kazandırmaz. Karşınızdakileri anlamaya çalışın ve istedikleri her ne olursa olsun bunu başarabileceklerini söyleyin.”Alıntı.
  • Tek ve Ebedi Olan O'ndan başka hiçbir şey mükemmel ve kalıcı değildir; ne dünya, ne var oluş, ne de insan tarihindeki evreler, Kur'ân'ın dediği gibi, O Gün, “yıldızların ışığı söndürüldüğünde, gök kubbe yarıldığı, dağlar ufalanıp savrulduğu...” (77:8-10) zaman gelip çatacaktır. Ve biz, ancak ve ancak o zaman ne yaptığımızı ve ne yapmadığımızı açıkça göreceğiz. Her ne kadar hiç kimse Son'un ne zaman geleceğini bilmese de, Müslüman olarak bizler her saatimizi onun bir gün geleceği bilinci içinde yaşarız; ve bu şuur kalplerimize kök saldığında her şey de yerli yerine oturmuş olur.
  • Sınıfın arka tarafından bir el kalktı. "Bunu nasıl yapabilirler?"
    "Kim neyi nasıl yapabilir?" diye sordu Bayan Gates sakince.
    "Yani, nasıl olur da Hitler onca insanı bir ağılın içine doldurur, bence devlet yönetimi unut durdurur," dedi elin sahibi.
    "Devleti yöneten Hitler'in kendisi," dedi Bayan Gates, bu olanağı bir şeyler öğretme fırsatı olarak kullanmak düşüncesiyle tahtaya gitti. Büyük harflerle tahtaya DEMOKRASİ yazdı. "Demokrasi," dedi. "Tanımını bilen var mı?"
    Biri, "Biziz," diye karşılık verdi.
    Bir zamanlar Atticus'un bana söylediği, eski bir kampanya sloganını hatırlayarak elimi kaldırdım.
    "Sence ne demektir, Jean Louise?"
    "'Eşit haklara evet, özel ayrıcalıklara hayır'" dedim.