• Kız çocuklarına dayatılan tüm o “prenses” propagandalarını bir düşünün; garip bir şekilde bunun “sevimli” olduğunu düşünen ebeveynler tarafından da benimseniyorlar. Ebeveynler, Karlar Ülkesi veya Külkedisi gibi filmlerin, kızlarını hayatlarının sonraki evrelerinde romantik ve ekonomik açıdan ne gibi şeyleri kendilerine hak görmeye şartlan­dırdığını düşünmüyorlar...
  • Merhaba,

    Kişisel Gelişim kitapları ile aramdaki ilişki epey mesafelidir. Yetişkinlere yönelik olanlarını neredeyse hiç okumadım ama çocuklarım doğduğundan beri zaman zaman onların gelişimlerine yönelik bu tip okumaları yapıyorum. Bu kitabı da ben en ufak bir yönlendirme yapmasam da pembe kıyafetlerini giymeyi daha çok seçen kızım için okumak istedim. Kitapla ilgili ilk söylemek istediğim şey şu: @hepkitap paramı geri ver! Gerçekten böyle düşünüyorum, okuduğum en anlamsız kitap olabilir, vakit kaybı ve paramı geri istiyorum. Bir de kitabı ısrarla bitirdim, biraz hani tüm söylediklerini sonlara doğru toparlar ve ben de kitabın yazılış amacına veya başlığına uygun bir şeylere denk gelirim umudu ile bitirdim.

    Benim 3 yaşlarına varmak üzere olan bir kız bir erkek ikiz çocuklarım var. Çocukların cinsiyetsiz olduklarını, sadece çocuk olduklarını, ne kıyafette ne de oyuncak da kız/erkek diye ayrımların olmaması gerektiğini bilen bir anneyim. Çocuklarıma hiç bir zaman prens/prenses güzel/yakışıklı söylemleri ile hitap etmedim (gerçi şimdi kreşe gidiyorlar ve kreşte bolca prenses var). Her iki cinsiyeti aynı anda yetiştiriyor olmann verdiği bir şans ile evimizde bebekler de var itfaiye kamyonları da Legolar da var çay takımları da, ne oynamak isterlerse onunla oynuyorlar. Bir anne olarak gözlemlemekle yetiniyorum, sen bunu oyna sen de bunu oyna diyerek ellerine oyuncak vermiyorum. Gözlemlediğim şu ki, içgüdüsel midir, bir anneyi rol model almak mıdır, genetik midir, cinsiyet midir bilmem ama kızım pembe kıyafetlerini, tokalar takmayı, giyinmeyi ve her işini kendi yapmayı çalışmayı daha çok seviyor. Oğlum ise traktörler, polis arabaları ile daha çok oynuyor, ha bir de çay takımları ile:) Kısaca Kitaptan beklentim şuydu: -ki kitabın kapağındaki vaadi de aslında bu- Kızlarınız size korkunç görünen tütülü kıyafetler giyebilirler, takılar takmak, ojeler sürmek ve prenses kostümleri isteyebilirler. Bu durumlarla nasıl başa çıkacaksınız, bunların arasında nasıl özgüveni yüksek, kadınlığını güzellik ve belirlenmiş beden ölçüleri ile eşleştirmeden yaşayabilecek kızlar yetiştireceksiniz sorularını cevaplayan bir kitap.. Ah ama bunun yerine henüz kendi kızı prenses kostümleri ile gezen, daha büyümemiş, ben şöyle yaptım ve işe yaradı demekten fersah fersah uzak, Disney'in prensesler üzerinden kazandığı paraya kafayı takmış, Frozen filminin karakter analizlerini yapan, asla gülmediğim ve gerçekten de hiç komik olmayan esprilerle dolu ve sık sık ne anlatıyor bu dediğim, aşırı basit bir kitap okudum. Prenses pastaları vardı ki ne bölümlerdeki varlık amaçlarını ne neden yazıldıklarını ne de ne anlattıklarını anladım.

    Biraz eğleneceğimi düşünmüştüm ama içimde bir öfke ile sonlandırdım kitabı. 32.-TL (!!!) verecek ne kitaplar var. Ayrıca kız çocuk vurgusu ile değil, çocuk vurgusu ile özgüvenin ne olduğunu, nasıl kazandırıldığını anlatan kitaplar da var. Bu anlamda böyle bir kitabı seçtiğim için kendime de kızdım.
    Okumayın, önermeyin bence...
  • " Keşke küçük Prens gibi bende küçük Prenses olsaydım. Hep çocuk kalsaydık, çocukken her şey daha bir güzeldi. Sadece oyun, masal içimizde hiç kin, nefret bir şey yoktu çünkü o zamanlar çocuktuk. Şimdi ise herkesin dediği gibi büyüdük ve büyüdükçe insanlar yeni bir şeylerin farkına varır. O yüzden yine diyorum ki keşke hep çocuk kalsaydık, aslında benim bir yanım hep çocuk her ne kadar insanlara belli etmesem de içimde küçük bir prenses var. Küçük prens kitabını çok beğendim içeriğini, yazarını, alıntılarını en çokta küçük prensin konuşma tarzını sorularını, yıldızları nasıl sevdiğini bitkilerle olan diyaloğu beni duygulandırdı. Küçük yaramaz kardeşime bu kitabı okudum yumdu gözlerini rüyalara daldı:)
    Size bu kitabı tavsiye ediyorum tabiki ben şahsen okumaktan hiç bıkmam tekrar tekrar okurum küçük yaramaz kardeşim uyusun rüyalara dalsın diye Keyifli okumalar."
  • Bu seriyi çok beklediğim için açıkçası benim için her halükarda bu kitap bir harikaydı!
    Serinin ikinci kitabı olduğu için birinci kitabını okumayanlar için zaten diyeceklerimin bir anlamı olmayacaktır.
    Başlarda Sophie'nin babasının evlenmek arzusuna karşılık Sophie'nin iyi kalmaya çalışma mücadelesini görüyoruz ve devamında Agatha'nın git gide bir prenses gibi bir prens arzulamaya başladığını hissediyoruz ve kızlardan biri farkında olmadan bir dilek diliyorlar. Ardından okul müdürü yeniden köye geliyor ve kızları almak istiyor. Olaylar yine böyle başlayarak iyilik ve kötülük okulunda devam ediyor ama esas önemli kısım allahım Agatha beni bu kitapta gerçekten deli etti. Bilmiyorum bunu sadece ben mi hissediyorum ama ben Sophie'nin Agatha'ya olan sevgisine gerçekten inanıyorum ve Agatha'nın haksız olduğunu düşünüyorum. Kitabın sonu beni gerçekten çok şaşırttı ve şu anda serinin üçüncü kitabı ne zaman çıkacak diye deliriyorum!

    Not: Seri gerçekten arkadaşlıkla ve ilişkilerle ilgili çok güzel bir kurguya sahip yani sırf masallara bağlı diye çocuk kitabı diye düşünmeyin ve kitaplığınızda mutlaka bu güzel seriye yer açın. :)