GİZLİ SURATLAR!..
(Hasta kumarbaza soruluyor) : "Seni kadın da mı kurtaramaz?" - "Kurtarmak şöyle dursun, asıl beni kadın batırır. Asıl gizli surat, ondaki yüzün arkasında... Ben kadında "varılamaz"ı, "erilemez"i, tutulamaz"ı görüyorum. Ve bütün güven duygularımı kaybediyorum. Beni bu fikirlerden, arkasında başka bir surat olmayan, kumar kağıtlarındaki suratlardan başka bir şey kurtaramaz..."
Sayfa 148 - Surat, 19 Temmuz 1967, Büyük Doğu YayınlarıKitabı okudu
PERDELER; PERDELER...
- "Allah zuhurunu şiddetinden gaiptir! Allah o kadar belirli ki, belirişindeki keskinlik yüzünden görülmüyor. Evliyâ kelâmı bu söz... Bizse belirişleri eksik ve yarım olan şeyleri böyle oldukları için görebiliyoruz. - "Şimdi anlamaya başlıyorum, her suratın arkasındaki başka suratı... - "Anlayamazsın! bu suratlar, arka arkaya sonsuz kadar gidiyor. Her surat, kendi arkasındakinin perdesi... Hep perde, hep perde..."
Sayfa 147 - 148 Surat, 19 Temmuz 1967, Büyük Doğu YayınlarıKitabı okudu
Reklam
KADIN, İÇKİ ve KUMAR...
- "Kendimi kadına vermeye imkân yok!.. Yanık ruhuma göre kadın, kumarın soğuk suyuna nisbetle kaynar sudur. İçki asla!.. On yıla dağıttığım cinneti on saniye içinde toplayabilir ve beni kül eder. Ya eser?.. Hangi eser?.. Elbette ki hayât, kalemden daha kuvvetli... kendimi, ne kadar yükseklerde olursam olayım, yılanın açık ağzına düşen kuştan farksız görüyorum!"
Sayfa 168 - Hasta Kumarbazın Not Defterinden, 2 Ağustos 1967, Büyük Doğu YayınlarıKitabı okudu
SADAKAT ve KUMAR!..
- "Nefs o kadar şımarık ve her şeyin kendi mülkü olduğu emniyetine öyle bağlıdır ki, meçhûle tahakküm etmek hırsının en korkunç laboratuarı olan kumara bayılır. Ona deseniz ki: Çıkar cebinden şu tek lirayı da simitçinin camekânına hasretle bakan şu öksüz çocuğa ver!.. Vermez! Ne kadar hasisi ve denidir nefs, bilseniz!.. Bunu ancak benim tarzımda bir kumarbaz anlayabilir. Öksüze vereceği o 25 kuruşu sonsuz çapta kıymetlendirir de, cebindeki binlerce lirayı bir kağıda ya da bir zara feda etmekten çekinmez. Ben ayakkabımın yamasına tek lira sarf etmekten çekindiğim ve kendime tek mendil almaktan kaçındığım hâlde kumara, bir gecede bir ailenin bir aylık geçim parasını verdiğimi bilirim. Kumara sadakatim o kadar büyük ki, cebimdeki parayı benim değilmiş de onunmuş gibi, daima bir tahsildâr namusuyla sakladım ve sonunda yerine teslim etmekte hiçbir kusur göstermedim. Evet, kumarbaz, cebindeki parayı, kaybetmeye memur olduğu tiplerin malıymış gibi üstünde taşıyan ve meteliğine dokunmayan bir tahsildardır."
Sayfa 168 - 169 Hasta Kumarbazın Not Defterinden, 2 Ağustos 1967, Büyük Doğu YayınlarıKitabı okudu
Doğar bir gün benim günüm, Çoğu gitti,azı kaldı. Kırk gün,kırk gece düğünüm, Çoğu gitti,azı kaldı.
NEFS ve KUMAR...
- "Bende nefsin ne demek olduğunu kumardan öğrendim. Nefsim, eli yanan bir çocuk gibi irademi kavurdu. Nasıl eli yanan çocuk, acısı dinsin diye elini soğuk suya daldırır da sudan sudan çekince onun fazla acıdığını duyarsa, ben de kumarın soğuk suyunda ruh yanığımı bir ân için dindirmekten ve neticede büsbütün kıvranmaktan başka bir şey yapamadım. Bu hareketim, susuzluğunu gidermek için gaz içen bir adamın işinden farksız oldu. İçtikçe su ihtiyacım arttı, arttıkça da gazdan başka içecek bir şey bulamadım...
Sayfa 168 - Hasta Kumarbazın Not Defterinden, 2 Ağustos 1967, Büyük Doğu YayınlarıKitabı okudu
Reklam
1.000 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.