• 73 syf.
    ·1 günde
    Kitap şu tanımla başlar: “ Ah... ünl. 1- Sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme gibi duygular anlatır.” TDK Türkçe Sözlük

    Sadece iki harfe ne çok duygu sığarmış meğer.
    Şu ikicik harf aslında kitapta yer alan şiirlerin bir özeti. Şairin pişmanlıkları var, bu besbelli. Ama ne tür pişmanlıklar olduğu pek belli değil. Tek belli olan pişmanlığı sevdiği adamın yokluğu. Ona “gel” diyor, adeta yalvarıyor. Ama ne gelen var ne giden. Madak çok öfkeli, hem de nasıl bir öfke! Aşağıdaki alıntı buna en güzel örnek olsa gerek.

    AH’LAR AĞACI 2

    ...

    Ya siz,
    Nasıl bilirdiniz çocukluğunuzu ey cemaat?
    Nasıldı
    Öldürdüğünüz birinin cenaze namazını kılmak?
    (Sayfa 23 - 12. Basım, Eylül 2017,Metis Yayınları)

    Madak’ın şiirlerinde öfke ve pişmanlık olduğu kadar özlem de vardır. Madak, hem annesini hem teyzesini çok özler. Onlara şiirlerinde de yer verir.


    SİZ AŞKTAN N'ANLARSINIZ BAYIM?

    Annem
    Ki beyaz bir kadındır
    Ölüsünü şiirle yıkadım.

    (Sayfa 38 - 12. Basım, Eylül 2017, Metis Yayınları)


    MÜSVEDDELER 1.


    Teyzem öldü
    Kırkı yeni çıktı

    Sayfa 54- 12. Basım, Eylül 2017, Metis Yayınları


    Yukarıdaki alıntılardan yola çıkarak şiirin şairin aynası olduğunu söyleyebiliriz. Yani bir şiir, şairin duygularını, düşüncelerini, özel hayatını, zevklerini vb. açığa çıkarır. Başka bir deyişle, şiir şairin yansımasıdır.

    Ah’ın tanımının olduğu sayfanın sonrakinde şu yazılı:
    “ Sesimin tonunu emanet ettiğim AHLAT AĞACINA...”

    (Kitaptaki ilk şiirin ismi ise “ AH’LAR AĞACI”)


    Ahlat Ağacı, Anadolu’nun birçok yerinde ve hemen her bölgede yetişen bir ağaçtır. Kurak havaya ve hava kirliliğine karşı dayanıklı bir ağaçtır. Kurak bölgelerde, ormanlarda rastlamak mümkündür. Yabani bir ağaç olması ve meyvelerinin armudu andırması nedeniyle bilinen bir diğer adı da yaban armududur.
    (kaynak:https://agac.gen.tr/ahlat-agaci.html)

    Hayat Madak’ı bir Ahlat Ağacı’na dönüştürmüş desek ne kadar da doğru bir tespit olur değil mi?

    ---------------------------------------------------------------

    Metafizik şiir, İngiltere’de, özellikle 17. yüzyılda görülen bir şiir türüdür. Bu tür şiirler yazan şairlerin en önde gelenleri, John Donne, George Herbert, Henry Vaughan ve Andrew Marwell’dir.

    Samuel Johnson da “metafizik imge”yi tanımlayan kişi olur. Ona göre metafizik imge, uyuşmazlıkların uyumudur. Johnson, metafizik şairlerinin birbiriyle bağdaşmaz görünen düşünce ve öğeleri, zorlamayla bir araya getirmeye çalıştıklarını belirtir.

    Metafizik şiirde, görünürde benzeşmeyen şeyler arasında akla gelmeyecek benzerlikler bulmak, bağdaşmaz gibi görünen şeyleri bağdaştırmak önemlidir.

    Metafizik şairler geleneksel olarak şiirsel olmadığı kabul edilen konuları şiirlerinde işlemekten kaçınmamışlardır. Örneğin John Donne, ayak kokusunu şiirsel malzeme olarak kullanmış tek şair olarak tanınır. Metafizik Şiirde en uyuşmaz durumlar bir araya getirilir ve böylece okuyucu şaşırtılır. Örnek olarak John Donne bir şiirinde sevgilileri pergelin ayaklarına benzetmiştir. Pergelin sabit ayağının iki sevgiliden birinin ruhunun olduğunu belirtmiştir. Pergelin hareketi her iki sevgilinin hareketlerine bağlıdır.

    Türk edebiyatında ise Metafizik şiirlere Turgut Uyar, Edip Cansever ve Sezai Karakoç yer vermiştir.

    (Kaynaklar: http://fcfanzin.blogcu.com/metafizik-siir/15038876

    http://www.nenedirvikipedi.com/...-yazarlari-6772.html)

    -----------------------------------------------------------------

    Didem Madak’ın şiirlerinde üç şey dikkatimi çok çekti. İlk dikkatimi çeken şey “Ah’lar Ağacı” ndaki bazı şiirlerin Metafizik şiire benziyor oluşuydu. Madak birbiriyle alakasız şeyler arasında bir ilgi kurabilmiş. Buna aşağıdaki şiir alıntıları örnek olarak gösterilebilir.

    MÜSVEDDELER 2.

    Hem otuzumu geçtim azıcık
    Gerisini ben yürürüm artık.
    Çizgili olsun, buruşsun yüzü,
    Şiirlerim için yaşlanma etkilerini geciktirici krem
    kullanmayacağım.

    (Sayfa 57 - 12. Basım, Eylül 2017, Metis Yayınları)


    MÜSVEDDELER 1.


    Tekke ve zaviyeleri kapatıldı kalbimin


    (Sayfa 54 - 12. Basım, Eylül 2017, Metis Yayınları)

    AH'LAR AĞACI 2

    Bizler sarımsak kokan uzun bir dizenin,
    Fötr şapkalı kelimeleriydik,
    Çürük dişlerimizle bizler,
    Dökülmüş harfler gibi kelimelerden,
    Saf ve pembe gülümserdik.


    (Sayfa 27 - 12. Basım, Eylül 2017,Metis Yayınları)

    AH'LAR AĞACI 2

    Bazen sevinince annem gibi,
    Rengârenk reçeller dizerim kalbimin raflarına.


    (Sayfa 24 - 12. Basım, Eylül 2017,Metis Yayınları)

    -------------------

    Didem Madak’ın şiirlerinde dikkatimi çok çeken ikinci şey tasavvuftu. Madak bazı şiirlerinde dini terimleri kullanmış. Aşağıdaki şiir alıntıları da buna örnektir.

    SİZ AŞKTAN N'ANLARSINIZ BAYIM?


    Yüzüme nur inmedi, yüzüm nura indi bayım
    Gözyaşlarım bitse tesbih tanelerim vardı
    Tesbih tanelerim bitse gözyaşlarım...
    Saydım, insanın doksan dokuz tane yalnızlığı vardı.
    Aşk diyorsunuz ya
    Ben istemenin Allahını bilirim bayım!

    (Sayfa 35 - 12. Basım, Eylül 2017, Metis Yayınları)

    POLLYANNA’YA SON MEKTUP

    Secde eden alnımı,
    Şarap içen dudağımla öpmek istedim.
    Dizlerimde ve dirseklerimde nasır tutan arayışımı
    Beyaz bir merhemle ovmak istedim.
    Beyaz bir günahtır aramak kimi zaman Pollyanna…

    (Sayfa 49- 12. Basım, Eylül 2017, Metis Yayınları)

    AĞLAYAN KAYA

    Şiirimin Hacer’ül esved taşı


    (Sayfa 66- 12. Basım, Eylül 2017, Metis Yayınları)

    PARAGRAF BAŞI
    ...
    Ben bir şair olarak güllerden bıkmamıştım daha,
    Ba’su ba’del mevt
    Hayata daha çok vardı
    Beni anla.
    ...
    (Sayfa 72)

    -----------------------
    Paragraf Başı adlı şiirde “ Ba’su ba’del mevt” dikkatimi çekti ve anlamını merak edip araştırdım.

    Basü badel mevt:
    1. Kıyamet gü¬nünde ölülerin diriltilmesi, ölümden sonra dirilme.
    2. Uyanış, diriliş, canlanış, yeni bir hayata başlayış.
    (kaynak: https://www.sozluklugat.net/...badel-mevt-ne-demek/)

    Basü Badel Mevt; “Öldükten sonra dirilmek” demektir ki İslam inancına göre bu haktır. Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de: “Sonra siz, kıyamet gününde tekrar diriltilip kaldırılacaksınız” buyurmuştur. (El Mümin-16).

    (kaynak: https://www.huzurdini.com/...l-mevt-ne-demek.html)

    ---------------------------------------------------------


    Bütün serotonin geri alım inhibitörleri birleşseler
    Geri alamazlar çünkü
    Hayra yorulmuş kadar sevinen hayatı,
    geri alamazlar bir avuç karınca kumunun huzurunu.

    (Sayfa 63- 12. Basım, Eylül 2017, Metis Yayınları)

    Yukarıdaki dörtlükte tıp terimlerinin kullanılması dikkatimi çeken üçüncü şeydi. Bir şiirde tıp terimlerinin kullanılması doğrusu hiç aklıma gelmezdi.

    * "Farklı Türleri Keşfet" etkinliği için Necip Gerboğa'ya çok teşekkür ederim. Onun sayesinde hayatımda ilk kez şiir kitabı okudum. İlk kitabım Şükrü Erbaş'ın "Aykırı Yaşamak" adlı kitabıydı. Madak'ınki okuduğum ikinci şiir kitabı oldu.
  • ...
    Necip:
    -Bilakis zavallı erkekler, Suat Hanım; bir kadının ne olduğunu anlayanlar için asıl zavallı olan erkeklerdir. Kadın olmayınca bir erkek hayatının ne akim [kısır], ne yağmursuz, tesellisiz bir siyah çöl olduğunu bilseniz... Bir kadının bir erkek hayatına sade mevcudiyetiyle [varlığıyla] nasıl bir şiir-i taravet [tazelik şiiri] verdiğini, ruhu bertaraf etsek bile, yalnız vücut için de nasıl büyük bir hami [koruyucu] olduğunu bilseniz... Demin bana buradaki hayatınızdan bahsediyordunuz, siz her saati geçirmek için saadetler, eğlenceler buluşunuzu anlatırken ben yirmi dört saatlik hayatımın nasıl bir cehennem saati gibi nihayetsiz, sürüklenmez bir hayat olduğunu düşünüyordum. Sadece söyleyeyim ki ölecek derecede bunalıyorum.
    ...
    Mehmet Rauf
    Sayfa 55 - Özgür Yayınları (9. Basım/Ağustos 2017)