"Hayal, gerçeği hep istediği biçimde kurar; ama gerçek, hep kendi biçiminde oluşur.
İşin kötüsü, hayal, kafasına dank etmiş, geçmiş gerçekleri bile, yoğurur, biçimler, kendi istediği biçime sokar ---
hayalin elinde, en 'gerçek' gerçekler bile gerçekliklerini yitirirler:
Yani, hayaller için, gerçeklere uyma yolu tümüyle kapalıdır.
Hayal gerçeğe ulaşamaz --- ulaşabilse bile, onu gerçek olmaktan çıkarır, hayal kılar."
"Güçlüdür, kendine yeterlidir ---- ama seni bilmiş, seçmiş ve arzulamıştır ya işte: sana bağlı kalmayı istemiştir --- senin kendini yoketmeye yönelik eğilimlerin bu yüzden kaygılandırır onu: Kendisi değildir aslında, "Sonra ben ne yaparım?" diye sorarken düşündüğü --- sensindir."
"Kendi olarak, sana gelen ---
sana gereksinimi olmadan, seni isteyen ---
sensiz de olabilecekken, senin ile olmayı seçen -----
kendi olmasını, senin ile olmaya bağlayan ---- -----
O, işte..."