• Şeylerin geçmişte oldukları şekilden yola çıkarak her zaman oldukları veya olacakları şekil hakkında sonuçlar çıkarmak için akıl yürüttüğümüzde, tümevarımsal olarak akıl yürütüyoruz. Örneğin, güneşin yarın doğacağına inanırız çünkü güneş geçmişte her zaman doğmuştur. Bunun gibi, tüm kitapların sayfaları olduğuna inanırız çünkü şimdiye dek gördüğümüz kitapların tümünün sayfaları vardır. Dünya hakkında sahip olduğumuz inançlarımızın çoğu, tümevarımsal akıl yürütmeye dayanır.
    Tümevarım, tümdengelimli akıl yürütme kadar kesin değildir. Örneğin, Sokrates bir insandır ve tüm insanlar ölümlüdür, o halde Sokrates ölümlüdür sonucuna vardığımızda tümdengelimli akıl yürütürüz. Bu durumda, gerçekler sonucu doğru kılar. Ancak tümevarımı kullandığımızda geçmiş hakkındaki gerçekler geleceğin nasıl olacağını belirlemez. Güneş, patlayabilir veya bir şekilde doğmayabilir.
    Tümevarımsal akıl yürütmeye başvurduğumuzda, kişi kanıtın sonucu gerektirmediğini savunabilir, ama o sonucu muhtemel veya kuvvetle muhtemel yapar. Fakat soru hâlâ ortadadır: Geleceğin, geçmişteki gibi olmayacağını değil de, olacağını varsaymak için hangi mutlak gerekçeye sahibiz?

    EK BİLGİLER:

    1. David Hume (1711-1776) ilk kez tümevarımın sorunsalını ortaya attı. Tümevarımsal akıl yürütmenin bize gerçeklik yolunda rehberlik edeceğini düşünmek için hiçbir neden olmadığı sonucuna vardı.
    2. 1950’lerde filozof Nelson Goodman (1906-1998), “tümevarımın yeni bilmecesi” olarak isimlendirdiği soruyu ortaya attı: Şeylerin hangi özellikleri tümevarımsal akıl yürütme için meşru temellerdir, ve hangileri değildir
  • "Sadece eşek arılarından korkarım," diye yalan söyledim.
    "Arılarım sokmaz."
    "Yani daha kimseyi sokmadılar, demek istiyorsunuz."
    "Bunların arasında fark var mı?"
    "Balı ne yapıyorsunuz?"
    "Ne balı?"
    "Arıların yaptığı bal."
    U Ba bana bakakaldı. "Dokunmam bile. O bal arılarındır.
    Arıların uçuşunu temkinli bakışlarla takip ettim. Ciddi miydi? "O zaman neden kovanı oradan aldırmıyorsunuz?
    Güldü. "Arıları neden kovalayayım ki? Bana zararları yok. Tam aksine, evimi seçmelerinden onur duydum. Beş yıldır birlikte huzur içinde yaşıyoruz. Biz Burmalılar, arıların talih getirdiğine inanırız."
    "Gerçek mi bu?"
  • ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤٰﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣِﻴﻢِ

            Rahmân ve rahîm olan Allah'ın adıyla.

    ﻭَﺍِﺫَﺍ ﻗِﻴﻞَ ﻟَﻬُﻢْ ﺍٰﻣِﻨُﻮﺍ ﺑِﻤَٓﺎ ﺍَﻧْﺰَﻝَ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﻗَﺎﻟُﻮﺍ ﻧُﻮْٔﻣِﻦُ ﺑِﻤَٓﺎ ﺍُﻧْﺰِﻝَ ﻋَﻠَﻴْﻨَﺎ ﻭَﻳَﻜْﻔُﺮُﻭﻥَ ﺑِﻤَﺎ ﻭَﺭَٓﺍﺀَﻩُ ﻭَﻫُﻮَ ﺍﻟْﺤَﻖُّ ﻣُﺼَﺪِّﻗًﺎ ﻟِﻤَﺎ ﻣَﻌَﻬُﻢْ ﻗُﻞْ ﻓَﻠِﻢَ ﺗَﻘْﺘُﻠُﻮﻥَ ﺍَﻧْﺒِﻴَٓﺎﺀَ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﻣِﻦْ ﻗَﺒْﻞُ ﺍِﻥْ ﻛُﻨْﺘُﻢْ ﻣُﻮْٔﻣِﻨِﻴﻦَ﴿٩١﴾

    91- Kendilerine: Allah'ın indirdiğine iman edin, denilince: Biz sadece bize indirilene (Tevrat'a) inanırız, derler ve ondan başkasını inkâr ederler. Halbuki o Kur'an, kendi ellerinde bulunan Tevrat'ı doğrulayıcı olarak gelmiş hak kitaptır. (Ey Muhammed!) Onlara: Şayet siz gerçekten inanıyor idiyseniz daha önce Allah'ın peygamberlerini neden öldürüyordunuz? deyiver.

     "Sadakallahul azim"
  • Biz gerçekte hissetmediğimiz şeyleri duyumsadığımıza inanırız. Bunun en basit nedeni telkinler, kamuoyu ve beğenilerdir. O zaman biz, duygularımızca yönlendiriliyormuş gibi görünen eylemlerimizi akılcı kılmak için bir neden ararız.
  • 328 syf.
    ·8 günde·Beğendi·10/10
    Şiddetle tavsiye ederim, yakın zamanda bir Türk yazardan hiç böyle beni içine alan, standartların dışında ve bu kadar inancı sorgulatan bir kitap okumadım. Mutlaka edinin bu kitabı, yazar destek verilirse bence daha nice kitaplar yazar, hevesi hep taze kalır, ben sıkı bir takipçisiyim artık.


    Kitabın en büyük irdelediği inanç ve korkmak?

    INANDIGIMIZ ICIN MI KORKARIZ, YOKSA KORKTUĞUMUZ IÇIN MI INANIRIZ? kitaptaki cevap bulmaya çalışılan temel soru bu, o kadar aksiyonlu bir tarzda yazılmış ki çok sevdiğim bir film olan Mad Max izliyor gibi hissetim kendimi. Kitabı okuduktan sonra mümkün olduğu her ortamda kafamdaki soruları etrafimdakilere sordum, kimse de aslında hayattaki bir çok soruda olduğu gibi net cevap veremedi.

    Benim en çok sordugum sorular
    1) inancimiza göre cennetle odullendirilip, cehennemle cezalandirilmasaydik Allah inancımız olur muydu?


    2) Diğer peygamberlere göre karşılaştırıldığında ,Hz.isa o kadar mucizevi bir şekilde bakire bir kadindan dünyaya gelmesine rağmen ,neden bu kadar muazzam bir şekilde Allah'ın yeryüzüne indirdiği peygamberin kitabın değişmesine izin verdi?


    3) Allah'a ibadet eden kusursuz melekler vardı neden insanlara gerek duydu?


    4) Madem Allah insanlara gerek duydu neden kendi yarattığı bir varlığa katil,tecavüzcü, pedofili...gibi kötü yazılımlar yükledi?


    5) Diğer hak dinlerin ve kutsal kitapların değiştirildiğine körü körüne inanıp neden Kur-anin değiştirilmediginden bu kadar eminiz?

    6) Bir çocuğa, ağzı süt kokan ana kuzularina neden kıllı kıllı, iğrenç kılıklı, insan demeye igrendigimiz yaratıkların tecavüz edip, eziyet çekerek ölmelerine izin veriyor, herkesin bir sınavı varsa bu çocukların cennete gitmeleri için bu kadar büyük bir sınavı vermeleri mi gerekiyor?

    7)........
    8).....
    .
    .
    .
    Kafamda deli sorular ,bu kitabı okuyunca değil zaten her zaman olan sorulardı kafamın içinde...kitabın konusu bambaşka ,ama sana öyle yerlerden öyle vurucu cümlelerle tokat atıyor ki kendini ,inancını, yasadigin müslüman denen toplumu,müslüman olmayan toplumları ve " DIN TOPLUMLARIN AFYONUDUR " sözünü düşünürken buluyorsun..

    Bu kitabı okuyun,okutturun, sevgiler, saygılar hepinize.
  • Onlara, öğretecek hoca olmadıkça din işe yaramaz, diyorum. Bizler "Allah'tan başka Tanrı yoktur" derken, hemen ardından "Muhammed O'nun Resulüdür" diye ekliyoruz. Neden? Çünkü Tek bir Tanrı var derken, kaynağını belirtmeyecek olursak yani bir
    gerçeği bize öğretenin adını vermezsek, anlamı kalmaz. Ama o adam, o resul, o peygamber, uzun süre önce öldü, yaşadığını ve bize söylenen gibi konuştuğunu nereden bileceğiz? Ben ki senin gibi Eflatun ve Aristo okudum, kanıt gerek diyorum.

    — Ne kanıtı? Bu konuda gerçekten kanıt olabilir mi?

    — Siz Sünniler için aslında kanıt yok. Sizler, Muhammed'in mirasçı bırakmadığına, Müslümanları kendi başlarına bıraktığına, en güçlü ya da en kurnaz olanın kendilerini yönetmelerini kabul edeceklerine inanırsınız. Bizler ise, Resulün bir mirasçı, sırlarını bilen bir halef bıraktığına inanırız: o da damadı, yeğeni, neredeyse kardeşi İmam Ali'dir. Ali de bir mirasçı gösterdi. Meşru İmam'ların soyu işte böyle oluştu. Onlar aracılığı ile Muhammed'in
    Resullüğünün ve Tek Tanrı'nın varlığının kanıtı günümüze kadar devredildi
  • 328 syf.
    ·53 günde·8/10
    Yazar, kitabını wattpadde yazmaya başlamış, en başta üçleme olacak şekilde tasarlamış fakat ilk kitabı yayınlatamasa devamını yazmayacakmış. O yüzden bizi bu güzel eserden mahrum bırakmadıkları için Kent Kitap'a teşekkür etmeliyiz :)
    Kurgudan biraz bahsedecek olursam; gelecekte yozlaşmış bir toplumla karşı karşıyayız. Dünyayı yerle bir eden büyük savaşlardan sonra hayatta kalanlar kendilerini tanrı ilan eden 7 insan tarafından yönetiliyor. Hayat, adalet, toprak, ticaret, keşif, savaş tanrıları ve tanrı kral. İnsanları yakalatıp köle olarak çalıştırıyorlar. Böyle bir dünyada geçen birbirinden bağımsız gibi görünen iki hikaye okuyoruz.
    Biri Theodore ve Miriam'ın hikayesi, bir gemide doğup büyüyen iki arkadaş tüm sevdiklerini orada kaybettikten sonra karaya çıkmak zorunda kalıyorlar ve hayat tanrısının adamları tarafindan yakalanıp esir ediliyorlar.
    Diğer hikaye ise Hakan, Zero ve babalarının tanrı kraldan kaçış hikayesi. İki hikayenin ne zaman kesişeceğini merakla bekledim ve kitabın ortalarına doğru beklediğim an geldi. Kurguyu bayağı sevdim, çok heyecanlıydı.
    Başarılı bir distopik kurgunun yanı sıra kitabın felsefi bir yönü var. Yazar inanmak ve bilmek üzerine insanın yaşadığı çelişkiyi irdeliyor. Gerçek olduğunu düşündüğümüz için mi inanırız, yoksa inandıklarımız mı bizim gerçeğimiz olur? Peki insan neden inanır?
    Kitabın karakterleri arasında inancını kaybetmiş olan da var, katıksız inanan da. Yazar, kendi fikrini okura dayatmaya çalışmadan konuyu her açıdan ele almış, bu yönünü de ziyadesiyle sevdim. Yalın anlatım dili ve son ana kadar gizemini koruyan olaylar da kitabı bir çırpıda okumanızı sağlıyor.
    Bonus; serinin 2.kitabı Tanrılar Çağı 2: Melek ve Şeytan wattpadde yayınlanmaya başlamış . Hemen okumaya başladım. Son zamanlarda yerli yazarlardan başarılı distopyalar okuyorum bu çok.. çok.. çok sevindirici.