• YOLDA hızla kayan limoni renkli lüks arabanın bayan sürücüsü, bir terslik olduğunu hissedip frenlere yüklenir. Ara­badan inince ön lastiğin patladığını görür. Hiç zaman kaybet­meksizin tamirata hazırlanır: yani, birini bekliyormuş gibi gelip geçen arabalara bakınır. Kadının bir sorunla karşı karşıya ol­duğunu gösteren bu evrensel işareti («erkek teknolojisinin çaresiz bıraktığı zayıf kadını») gören bir araba yaklaşıp durur. Sürücü, bir bakışta sorunun ne olduğunu keşfeder ve rahatlatıcı bir havayla, «Merak etme. Şimdi hallederim,» der. Kararlılığını göstermek için de bayan sürücüden krikosunu ister. Lastiği kendi başına değiştirip değiştiremeyeceğini sormaz, çünkü karşısında duran otuz yaşlarındaki zevldi giyimli, makyajlı hanımın bunu yapamayacağını bilir. Kadın kendi krikosunu bulamadığı için, erkek diğer aletlerle birlikte kendininkini çıkarır. Beş dakika sonra iş tamamdır, yeni lastik takılmış, pat­lak olanı bagaja konulmuştur. Erkeğin elleri kirli yağa bu­lanmıştır. Kadın ona kağıt mendil vermek ister, ancak o nazikçe reddeder; torpido gözünde bu günler için bulundurduğu üstüpü bezi vardır. Kadın, «kadınca beceriksizliğinden» ötürü özür dileyerek adama yürekten teşekkür eder. Durup yardım etmemesi halinde belki de akşama kadar orada öylece kalabile­ceğini söyler. Erkek karşılık vermez, ama kadm arabasına biner­ken kapıyı onun için açar. Yan açık camdan, yeni bir lastik al­masını öğütler, kadın da hemen o akşam oto tamircisini göreceğine söz verir. Sonra da gazlayıp gider. Aletlerini toplayıp arabasına dönen adam ellerini yıkayabilmeyi ister. Tekeri değiştirirken çamura girmiş, ayakkabıları pisliğe bulanmıştır (işi satış temsilciliğidir). Dahası, müşterisiyle olan randevusuna yetişmek için acele etmesi gerekmektedir. Mo­toru çalıştırırken, «Ah şu kadınlar! Al birini vur ötekine. Hepsi aptal,» diye düşünür ve yardım etmediği taktirde kadının ne yapmış olacağını ciddi ciddi merak eder. Gaza basıp genelde olandan daha çok hız yaparak yoluna devam eder.

    Hemen her erkek — ve kadınların çoğu— aynı şekilde dav­ranırdı. Bir an düşünmeksizin, sadece erkek erkek olduğu, kadın da ondan çok farklı olduğu için bir kadın, bulduğu her fırsatta erkeklerden yararlanacaktır. Arabası arızalandığı za­man başka ne yapabilirdi ki? Ona, erkeklerden yardım alması öğretilmiştir. Ne iyi ki erkek bilgilidir, ustadır: tekeri bedavaya ve çabucak tamir edebilmiştir. Giysileri toza toprağa bulanmış, randevusuna geç kalıp işini riske atmıştır, hatta hız yaparak kendi yaşamını tehlikeye sokmuştur. Ama arabada başka bir arıza bulmuş olsaydı, onu da onanrdı. Arabalar konusundaki bilgisi de zaten bugünler içindir. Karşı cins (dünya nüfusunun yarısı) bu işi onun için bedava yapabilecekken ve buna gönüllüyken bir kadın patlak lastikleri tamir etmeyi neden öğrensin ki? Kadınlar, erkeklerin onlar için çalışmalarını, onlann yerine düşünmelerini, onların sorumluluğunu almalarını sağlar, gerçekte erkekleri sömürür. Peki kadınların zayıf, hayal gücünden yoksun ve aptal olmalarına karşılık erkeklerin güçlü, zeki ve hayal güçleri geniş yaratıklar olmalanna rağmen neden sömüren taraf erkek değil de kadındır? Bu güç, zeka ve hayal gücü, iktidarın ön koşulu olmaktan çok, sadece köleliğin önkoşulu olamaz mı? Dünya, uzmanlar ta­rafından değil de, hiçbir şeye uygun olmayan yaratıklar —ka­dınlar— tarafından yönetiliyor olamaz mı? Ve eğer hal böyleyse kadınlar, bunu, kurbanlann kendilerini aldatılmış ve küçük düşürülmüş hissetmek yerine olmadıkları bir şey —ev­renin efendileri— olduklarına inanmalannı sağlayacak şekilde nasıl başarabilmektedir? Kadınlar, erkeklerdeki onlan her an daha büyük başarılara götüren bu üstünlük ve gurur duygusu­nu yaratmayı nasıl başarmaktadır? Neden kadınların maskesi hiç düşmüyor?
  • Kadınlar, erkeklerdeki onları her an daha büyük başarılara götüren bu üstünlük ve gurur duygusunu ya ratmayı nasıl başarmaktadır? Neden kadınların maskesi hiç düşmüyor?
  • YOLDA hızla kayan limoni renkli lüks arabanın bayan sürücüsü, bir terslik olduğunu hissedip frenlere yüklenir. Ara­badan inince ön lastiğin patladığını görür. Hiç zaman kaybet­meksizin tamirata hazırlanır: yani, birini bekliyormuş gibi gelip geçen arabalara bakınır. Kadının bir sorunla karşı karşıya ol­duğunu gösteren bu evrensel işareti («erkek teknolojisinin çaresiz bıraktığı zayıf kadını») gören bir araba yaklaşıp durur. Sürücü, bir bakışta sorunun ne olduğunu keşfeder ve rahatlatıcı bir havayla, «Merak etme. Şimdi hallederim,» der. Kararlılığını göstermek için de bayan sürücüden krikosunu ister. Lastiği kendi başına değiştirip değiştiremeyeceğini sormaz, çünkü karşısında duran otuz yaşlarındaki zevldi giyimli, makyajlı hanımın bunu yapamayacağını bilir. Kadın kendi krikosunu bulamadığı için, erkek diğer aletlerle birlikte kendininkini çıkarır. Beş dakika sonra iş tamamdır, yeni lastik takılmış, pat­lak olanı bagaja konulmuştur. Erkeğin elleri kirli yağa bu­lanmıştır. Kadın ona kağıt mendil vermek ister, ancak o nazikçe reddeder; torpido gözünde bu günler için bulundurduğu üstüpü bezi vardır. Kadın, «kadınca beceriksizliğinden» ötürü özür dileyerek adama yürekten teşekkür eder. Durup yardım etmemesi halinde belki de akşama kadar orada öylece kalabile­ceğini söyler. Erkek karşılık vermez, ama kadm arabasına biner­ken kapıyı onun için açar. Yan açık camdan, yeni bir lastik al­masını öğütler, kadın da hemen o akşam oto tamircisini göreceğine söz verir. Sonra da gazlayıp gider. Aletlerini toplayıp arabasına dönen adam ellerini yıkayabilmeyi ister. Tekeri değiştirirken çamura girmiş, ayakkabıları pisliğe bulanmıştır (işi satış temsilciliğidir). Dahası, müşterisiyle olan randevusuna yetişmek için acele etmesi gerekmektedir. Mo­toru çalıştırırken, «Ah şu kadınlar! Al birini vur ötekine. Hepsi aptal,» diye düşünür ve yardım etmediği taktirde kadının ne yapmış olacağını ciddi ciddi merak eder. Gaza basıp genelde olandan daha çok hız yaparak yoluna devam eder.

    Hemen her erkek — ve kadınların çoğu— aynı şekilde dav­ranırdı. Bir an düşünmeksizin, sadece erkek erkek olduğu, kadın da ondan çok farklı olduğu için bir kadın, bulduğu her fırsatta erkeklerden yararlanacaktır. Arabası arızalandığı za­man başka ne yapabilirdi ki? Ona, erkeklerden yardım alması öğretilmiştir. Ne iyi ki erkek bilgilidir, ustadır: tekeri bedavaya ve çabucak tamir edebilmiştir. Giysileri toza toprağa bulanmış, randevusuna geç kalıp işini riske atmıştır, hatta hız yaparak kendi yaşamını tehlikeye sokmuştur. Ama arabada başka bir arıza bulmuş olsaydı, onu da onanrdı. Arabalar konusundaki bilgisi de zaten bugünler içindir. Karşı cins (dünya nüfusunun yarısı) bu işi onun için bedava yapabilecekken ve buna gönüllüyken bir kadın patlak lastikleri tamir etmeyi neden öğrensin ki? Kadınlar, erkeklerin onlar için çalışmalarını, onlann yerine düşünmelerini, onların sorumluluğunu almalarını sağlar, gerçekte erkekleri sömürür. Peki kadınların zayıf, hayal gücünden yoksun ve aptal olmalarına karşılık erkeklerin güçlü, zeki ve hayal güçleri geniş yaratıklar olmalanna rağmen neden sömüren taraf erkek değil de kadındır? Bu güç, zeka ve hayal gücü, iktidarın ön koşulu olmaktan çok, sadece köleliğin önkoşulu olamaz mı? Dünya, uzmanlar ta­rafından değil de, hiçbir şeye uygun olmayan yaratıklar —ka­dınlar— tarafından yönetiliyor olamaz mı? Ve eğer hal böyleyse kadınlar, bunu, kurbanlann kendilerini aldatılmış ve küçük düşürülmüş hissetmek yerine olmadıkları bir şey —ev­renin efendileri— olduklarına inanmalannı sağlayacak şekilde nasıl başarabilmektedir? Kadınlar, erkeklerdeki onlan her an daha büyük başarılara götüren bu üstünlük ve gurur duygusu­nu yaratmayı nasıl başarmaktadır? Neden kadınların maskesi hiç düşmüyor?
    Esther Vilar
    Sayfa 7 - Öteki Yayınevi