Duygu, Genç Elitler'i inceledi.
 14 Mar 17:24 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 8/10 puan

"Beni uzak tutabileceklerini sanıyorlar ama kapıya kaç tane kilit astıklarının hiçbir önemi yok. Her zaman bir başka kapı bulunur."
.
.
On yıl önce Dünya´yı ölümcül bir salgın hastalık olan kanlı humma kasıp kavurmuştur. Bu hastalığı atlatmayı başaran çocukların vücutlarında bazı izler kalmıştır ama bazılarında ise doğaüstü güçler ortaya çıkmıştır. İşte bu bazılarının onlardan korkmasını, bazılarının onlara iblis demesini bazılarının da onları taparcasına sevmesini sağlayan güçlere sahip gizemli kişiler Genç Elitlerdir... Adelina da kanlı hummadan izler ile kurtulmayı başaran bir malfettodur, içinde güçlü, kontrol edilemeyen ve son derecede karanlık bir güç vardır; bu güç ortaya çıkınca yolu ülkesini Genç Elitlerden temizlemek isteyen Engizisyon Mihveri´nin lideri Teren, kendileri gibi olan Genç Elitleri bulmak amacıyla hareket eden Hançer Cemiyeti ve bu Hançerlerin lideri olan ve kendine ait olanı geri almaya çalışan Enzo ile kesişir...
.
Öhöm öhöm, bu kitap ile ilgili düşüncelerimi alfabe çorbasına rahatlıkla benzetebilirim. Duygularım ve düşüncelerim ayaklanma başlatıp beynimde isyan sloganları atıyor gibi hissediyorum ki kitabın son sayfasını da okuyup kitap ile bakışmaya başladığım o andan itibaren haklı bir isyan olduğunun da bilincindeyim. Kitap kesinlikle daha önceden okuduğum bütün kitaplardan farklı mıydı? Evet, kesinlikle. Kitabı hem ilk hem ikinci okuyuşumda da kitabı elimden bırakamayıp, kendimi olaylar arasında kaybettiğim ve olanlara ağzımın açık kaldığı doğru mudur? Binlerce kez evet... Bu kadar çok güzelse neden zihnim karmaşık diye düşünen olabilir ki normaldir. Durum şu ki yazarın kurgusuna, kitabın akıcılığına ve özgünlüğüne harikadan başka diyecek bir sözüm yokken Adelina benim sinir kat seviyelerimi olağanüstü bir şekilde zorladı. Kitabın içine girip Adelina´nın yerine geçerek olayları tekrardan yazmak istedim. Kitap bitince de içimdeki sinir, öfke ve üzüntü yüzünden karakteri baya suçladım bence Adelina ilk önce her şeye atılmadan önce kendisini kontrol edebilse o kadar iyi olacaktı ki... Adelina, biliyorum, hiç kolay bir yaşantın yoktu ama içimde Enzo gibi bir umudum vardı senin için. Ama yok sen git her şeyi altüst et sonra gel oldu mu?? Her neyse, Adelina bugüne kadar görülen en güçlü ve en tehlikeli Elit. Karanlıktan gelen intikam ve öfke dolu güçlü bir yetenekten bahsediyoruz ya bu yetenek seni kontrol eder ya da sen onu... Başka bir seçenek yok. Bu güç kaosa ve kana aç tabii kalbinin siyah değil de kırmızı olduğunu, taştan değil de sevgiden oluştuğunu unutursan... Bu kitabın bir kahramanlık hakkında olduğunu düşünüyorsanız diye söylüyorum ben... Adelina ve Teren bana göre iki zayıf karakterdi. Belki yetenekleri bakımından güçlü olabilirler ama ben ondan bahsetmiyorum bana göre intikam ve nefrete kendini kaptıran herkes zayıftır. Sevgiyi ve sadakati kaybeden herkes... Burada Ölüm Meleğini anmazsam kesinlikle deliririm. Enzo Valenciano kitaptaki tek sevdiğim karakter kendisidir. Sevgisinden de, sadakatinden de, güveninden de emin olduğum güçlü bir karakterdi. Kitabı okurken en çok onun olduğu bölümleri sevdim yalan yok. (spoilerlı bir yorum oldu mu olmadı mı emin değilim ama yine de ben uyarı yapayım bundan sonrası spoilerlı olacaktır. Okumayan sevgili insancıklar direk son paragrafa atlarsa daha iyi olacaktır.) Enzo gitti ya hem de o Adelina ve Teren yüzünden... Hala sinir küpüyüm! Seriyi okumaya devam etmemeyi dahi ciddi ciddi düşündüm çünkü Enzo öldü! Enzo ya Enzo! Bu nasıl olabilir ki?! Offf, ciddi ciddi öldü çocuk sırf yanlış kişiye güvendiği için... Keşke diyorum Adelina´yı başta öldürseydi ya da Dante (bence en zeki karakterdi) onlara ihanet ettiğini sanınca Adelina´yı öldürseydi de Enzo hala yaşasaydı... İlk defa bir kitapta böyle bir şey diyorum, nefret ettiğim bir çok karakter oldu ama hiç böyle bir şey istememiştim. Enzo´nun geleceği demek ülkedeki bütün Elitlerin ve malfettoların iyi bir geleceği demekti. Enzo ile belki de birden fazla yaşam söndü... Onun ölümünü okumak o kadar ağırdı ki. Kitabı fırlatmak istedim, o sahneyi geri almak, silmek, sanki bir rüya gibi yazmak istedim. Ama olmadı tabii ki. Kitabın sonunda Meaven´in Tristan´ı hayata döndürünce neler olduğunu okuduğumda Enzo´yu tekrardan görme ihtimalinin olmadığını anladım bu da bir hançer gibi kalbimdeki umuda saplandı. Ölümüne düello edeceği günden önceki gün Enzo korktuğunu itiraf etmişti bence o an ölümünün geldiğini anlamıştı ama bunun içinde Adelina´nın da istemsizce de parmağı olacağını tahmin edemedi. Korkmasına rağmen, ölümü hissetmesine rağmen son saniyeye kadar cesur, kendinden en çok da arkadaşlarından emindi. Ölümü hak etmiyordu, yaşaması gerekiyordu ama sonunda Ölüm Meleği ölümle tanıştı... Ben de bir kez daha sevdiğim bir karakterin ölümü ile yıkıldım. Tek sevdiğim karakter öldüğü için seriye devam etmeyi düşünmedim ama sonra Adelina´nın sonunun gücü gibi karanlık olacağını düşünmeme rağmen bunu tam anlamıyla bilmek istediğimi fark ettim. Kısacası evet Marie Lu´nun güzel kurgusu ve merakım sayesinde serinin devamını da okuyacağım.
.
Kitabı okumanızı tavsiye ederim ama yazarın Warcross kitabı ile karşılaştırılınca daha az sevdiğimi söylemeden geçemem. Bununla beraber olayları farklı bir güç sahibi bir karakterin ağzından okumak kitabı çekici hale getirmişti zaten Marie Lu´nun kalemine hayranım o konuda bir söz dahi edemem.

Gün İlke Yıldırım, Neden Korktuğunu Biliyorum'u inceledi.
15 Ağu 2017 · Kitabı okudu · 6 günde · 7/10 puan

Son 20-30 sayfadaki ters köşenin hatrına 4 yıldız veriyorum. Kitabın geri kalanı, ilk kitaptan bildiğimiz gibi bol aksiyonlu macera üzerine. İçinde polis olmayan polisiyelerden. Oraya koş buraya koş, silahlar, kan revan. Ama şöyle de bir tespitim var ki, insan okumaya devam ettikçe eskiden çok sevdiği kitaplar ya da türler tat vermemeye başlayabiliyor. Oldum olası polisiye kitaplara bayılırım ama son zamanlarda 'budur' diyebileceğim çok az polisiye kitaba denk geldim. Bu kitap da maalesef 'budur' dediklerimden biri değil. Yine de kitapsız kalırsanız okunabilir. =)

malefizz, bir alıntı ekledi.
01 Haz 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Sabah Yetmisbesinci sokagi coktan kontrolu altina almisti.
Kucuk cocuklarin savas esirleri gibi evlerinin ön kapilarindan disari cikartilip onlari bekleyen okuk otobusu konvoyuna dogru adim adim yurutuldugunu izlemisti .
Farkli renklerdeki kadinlar gevezelik eden üclu ekipler halinde temizlik yapacaklari evlere dogru yil almaktaydilar .
Takim elbiselerini ve eteklerini giyinip kusanmis savascilar , kravatlarini ve esarplarini sıkılaştırarak ,celikten yapilmis sari renkli kuheylanlarini bekliyor ,onlari durdurmak icin el salliyorlardi .

Neden Korktuğunu Biliyorum, Mark Allen SmithNeden Korktuğunu Biliyorum, Mark Allen Smith
malefizz, bir alıntı ekledi.
01 Haz 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · Puan vermedi

Her kalbin bir gardiyani ve birde mahkumu vardir .icinde hem kacmaya calisan gaddar ve korkunc bir mahkumu ,hemde onu kilit altinda tutmakla gorevli olan gardiyani barindirir .......

Neden Korktuğunu Biliyorum, Mark Allen SmithNeden Korktuğunu Biliyorum, Mark Allen Smith
malefizz, Neden Korktuğunu Biliyorum'u inceledi.
 01 Haz 2017 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · Puan vermedi

Sarap gecip giden yillar karsisinda daha iyi olan tek seydir .
Akilli insanlar asla dusundukleri kadar akilli degildirler .
Akli basinda olan hic kimse pismanlik duymadan ölmez .
Insan yalniz basina oldugu zaman isler her zaman daha iyi yurur *****
Kitapta cok guzel cumleleri yanisira uzun ve karisık paragraflar da vardi ilk sayfalarda hicbisey anliyamadigimi dusundum .devam edince nihayet baglari kurmaya basladim .karmaşıkligina ragmen kitabi begendim ..tavsiye ederim .

Çikolatalı Kız
ÇİKOLATALI KIZ
BİR GÜN ZHRA ADIN DA KÜÇÜK BİR KIZ YAŞARMIŞ ZEHRA HER ZAMAN AİLESİNİN DEDİĞİNİ YAPAN BİR KIZMIŞ GÜNLERDEN BİRGÜN HAVALARIN SOĞUK ESTİĞİ GÜNEŞİN BATMAK ÜZERE OLDUĞU VE AĞAÇLARIN ODALARDA OLUŞTURDUĞU KORKUNÇ GÖRÜNTÜLERDEN KORKAN ZEKRA ODASINDAN ÇIKIP ANNESİNİN YANINA KOŞARAK GİTMİŞ ZEHRA BU GÖRÜNTÜLERDEN ÇOK KORKTUĞUNU ANNESİNE SÖYLEMİŞ ANNESİ KORKMANI GEREKTİRECEK BİRŞEY YOK BUNLAR AĞAÇ DALLARININ OLUŞTURDUĞU BİR GÖLGE DEMİŞ ZEHRA A DEMEK ÖYLE DEYİP ANNESİNE YARDIMI İÇİN TEŞEKKÜR ETMİŞ AMA ASLINDA AĞAÇ OLSALAR BİLE HALA KORKUYORMUŞ VE PERDEYİ ÖRTÜP LAMBAYI AÇIK BIRAKMIŞ AMA ANNESİ ZEHRA LÜTFEN IŞIKLARI KAPAT BİLİYORSUN TASARUFLU OLMALIYIZ ZEHRA KORKMUŞ BİR ŞEKİLDE ANNECİĞİM ASLINDA BEN DAHA KORKUMU YENMİŞ DEĞİLİM HALA BU GÖLGELERDEN KORKUYORUM BU AĞAÇ GERÇEKTENDE ÇOK KORKUTUCU VE GÖLGESİ ODAMA YANSIYOR DEMİŞ VE ANNESİ ONA BİR HİKAYE ANLATMAYA BAŞLAMIŞ ADIDA ÇİKOLATALI KIZMIŞ ŞÖYLE BAŞLAMIŞ MASALA BİR GÜN ÇİKOLATALI KIZ DEDİKLERİ MERYEM DİYE BİR KIZ YAŞARMIŞ MERYEM TENİNİ ÇİKOLATAYA BENZETİKLERİ İÇİN HER ZAMAN ÜZERİNE ÇİKOLATA KOKULU BİR PARFÜM SIKARMIŞ HERKES MERYEMİ ÇOK SEVERMİŞ MERYEM BİR GÜN BAHÇESİNDE GÖRDÜĞÜ BİR AĞAÇTAN KORKMAYA BAŞLAMIŞ AMA ONUN AĞACI SIRADAN BİR AĞAÇ DEĞİLMİŞ ŞİŞMAN BİRSÜRÜ DALLI BİR DUT AĞACIYMIŞ ÖYLE KORKUYORMUŞ Kİ ANLATAMAZMIŞ O BU KORKUYU YENMEKTE ZORLUK ÇEKİYORMUŞ HER EVE GELİŞİNDE KORKUYORMUŞ BU YÜZDEN MAHALLELERİNDE OTURAN YUSUF ABİNİN YANINA GİTMİŞ YUSUF ABİ ŞÖYLE DEMİŞ KORKULACAK NE VAR DA BİR DUT AĞACINDAN KORKUYORSUN DEMİŞ ÇİKOLATALI MERYEM ONA YUSUF ABİ AĞACI GÖRMEN LAZIM ÇOK KORKUTUCU DEMİŞ YUSUF ABİ MERYEMİN PEŞİNDEN DUT AĞACINA BAKMAYA GİTMİŞ SONRA YUSUF ABİ VAYYY DEMİŞ ÇOK BÜYÜK BİR AĞAÇ BU ACABA KAÇ YILDIR BU BURADA DEMİŞ SONRA MERYEM AĞAÇTA YÜZE BENZEYEN BİR YER GÖRMÜŞ SONRA BİRDEN AĞACIN SANKİ GÖZ KIRPTIĞINI GÖRMÜŞ MERYEM KORKARAK YUSUF ABİNİN YANINA GİDİP YUSUF ABİ YUSUF ABİ BU AĞAÇ SANKİ BANA GÖZ KIRPTI DEMİŞ YUSUF ABİ SAÇMALAMA BE DEMİŞ VE ÇİKOŞATALI KIZIN YALAN SÖYLEDİĞİNİ DÜŞÜNMÜŞ TÜM BUNLAR SENİN YALANINDI DEMİ DİYİP GİTMİŞ MERYEM YALNIZ KALMIŞ VE KORKUYORMUŞVE AĞLAMAYA BAŞLAMIŞ AĞAÇ BİRDEN KONUŞMUŞ LÜTFEN ARTIK AĞLAMA BİLİYORUM BENİM YÜZÜMDEN AĞLIYORSUN EMİN OLKİ ELİM AYAĞIM OLSA BEN KALKIP DİYER YANA GİDERDİM VE SENİ KORKUTMAZDIM DEMİŞ MERYEM ÇOK KORKUYORMUŞ HATTA KORKUSU İKİYE KATLANMIŞ KİM KONUŞTU NEREDEN GELDİ BU SES KİM VAR ORDA LÜTFEN SÖYLEYİN DEMİŞ AĞAÇ BENİM DEMİŞ AĞAÇ MERYEM AĞACA BAKMIŞ VE GÖRDÜĞÜNE İNANAMAMIŞ KORKMUŞ Bİ ŞEKİLDE AĞLAYARAK EVE GİTMİŞ BUNU GÖREN ANNESİ NE OLDU MERYEM NEDEN AĞLIYORSUN DEMİŞ MERYEM ANNESİNE ANNE BİZİM DUT AĞACI KONUŞUYOR VE YÜZÜ VAR DEMİŞ ANNESİ NE DİYORSUN SEN MERYEM OLURMU ÖYLE ŞEY SAÇMALAMA DEMİŞ MERYEM ANNESİNE GEL KENDİN GÖR DEMİŞ ANNESİ BAHÇEYE İNMİŞ VE AĞACA BAKMIŞ NEREDE HİÇBİR ŞEY YOK DEMİŞ TAMAM YÜZE BENZEYEN BİR KISIM VAR AMA BU NE KONUŞUR NE GÖZ KIRPAR DEMİŞ BENCE SEN HAYAL GÖRDÜN MERYEM DEMİŞ MERYEM ANNESİNE GÜVENİR SARILIR VE BELKİDE KENDİSİNİN GERÇEKTENDE HAYAL GÖRDÜĞÜNÜ DÜŞÜNÜP EVE GİDERLER MERYEM HALA BİRAZ TIRSAR AMA YİNEDE UYUMUŞTUR ARDINDAN BİR GÜN SONRA MERYEM BAHÇEYE DUT AĞACININ YANINA GİDER VE ONA BAKAR DUT AĞACI TEKRAR CANLANIR A MERHABA MERYEM NASILSIN DER MERYEM KORKARAK İYİYİM DER VE CESARETİNİ TOPLAYIP SEN KİMSİN BENİ NEDEN KORKUTUYORSUN YETER ARTIK SENDEN KORKMAKTAN BIKTIM USANDIM DEMİŞ VE SONRA AĞAÇ ONA ŞÖYLE DEMİŞ EVET SONUNDA KORKUNU YENDİN ARTIK ARKADAŞ OLABİLİRİZ DEMİŞ VE MERYEM TABİKİDE DEMİŞ VE SONRA ARKADAŞ OLMUŞLAR DAHA SONRA MERYEM OKULA GİTTİĞİ BİR GÜN EN YAKIN ARKADAŞINA OLAYI ANLATMIŞ YAKIN ARKADAŞI ONA İNANMIŞ ÇÜNKÜ ONLAR ASLAHA NE OLURSA OLSUN BİRBİRLERİNE YALAN SÖYLEMEZLERMİŞ ÇİKOLATALI MERYEM EN YAKIN ARKADAŞI OLAN ASLIHAN I EVİNE DAVET ETMİŞ ASLIHAN DA GİTMİŞ DAHA SONRA ÇİKOLATALI MERYEM ASLIHANI DUT AĞACI İLE TANIŞTIRMIŞ VE ASLIHAN BU SESİN AĞAÇTAN GELMEDİĞİNİ VE BENCE AĞACIN ARKASINDA BİRİNİN OLDUĞUNU SÖYLEMİŞ VE MERYEM SAÇMALAMA O KONUŞAN AĞAÇ KİMSE ORADA OLAMAZ SONRA BAKMIŞLAR AĞACIN ARKASINA BİR DE NE GÖRSÜN ORADAKİBABASIYMIŞ SONRA ARKADAŞINA REZİL OLAN ÇİKOLATALI MERYEM AĞLAYARAK ODASINA ÇIKMIŞ VE SONRA ANNESİ ONA ANLATMIŞ OLAYI MEERSE MERYEMİN KORKTUĞUNU GÖREN BABASI MERYEM ÜZÜLMESİN DİYE BÖYLE BİRŞEY YAPMIŞ ASLIHANDA DURUMU ANLAYINCA ARKADAŞINA BU OLAYI KİMSEYE DAİR ANLATMAYACAĞINA SÖZ VERMİŞ VE SORUN OLMAYACAĞIN BELİRTMİŞ DAHA SONRA MERYEM ELİNE BİR KALEM ALIP AŞAĞIYA İNMİŞ SONTA AĞACA BİR YÜZ ÇİZMİŞ VE HER ZAMAN ONUNLA KONUŞURMUŞ SULARMIŞ O CEVAP VERMESE BİLE ÇİKOLATALI KIZ ONU HER ZAMAN EN YAKIN ARKADAŞI GİBİ SEVERMİŞ DEMİŞ ANNESİ ZEHRAYA VE DAHA SONRA ZEHRA DA ELİNE BİR KALEM ALIP ÇİKOLATALI KIZIN YAPTIĞI GİBİ ODA AĞACA YÜZ ÇİZMİŞ SULAMIŞ VE MERYEMİN YAPTIĞININ AYNISINI YAPMIŞ ARTIK AĞAÇTAN HİİİÇÇÇÇ KORKMUYOR VE ONUNLA OYUNLAR OYNUYORMUŞ
SON

Bizimmahalleninkitapcisi, Tanrı'nın Unutulan Çocukları'ı inceledi.
04 Ara 2016 · Kitabı okudu · 50 günde · 10/10 puan

Ne kadar kolay değil mi insanları kimin tarafından ortaya atıldığı , aslı astarı belli olmayan ,dilden dile söylenegelmiş söylentilere göre yargılamak? Belki dışarıdan gözlemlediğimiz kadarıyla kişilerin yaşam tarzını, davranışlarını tasvip etmeyip onlarla aramıza ön yargılardan oluşan duvarlar örebiliriz. Fakat bu onları toplumdan dışlamak için tek başına yeterli bir sebep değildir. Bazen insanları yaşadıklarını yaşamaya iten gerçekleri görmeye çalışmak, onları tanımak gerekir. Belki her şey sadece hayatın kendilerine sunduğu seçeneğe tutunmaktan başka çareleri olmamasından ibarettir. Belki de her şeyin kişinin kendi seçeneği olduğunu anlayamayışımızdandır. Tıpkı toplum baskısını iliklerine kadar hisseden Jasper Jones gibi...

~
"Bak, herkes bir şeylerden korkar. Bu kasabada insanlar böyle yaşıyor ve bunun farkında bile değiller. Bildikleri şeylere, kendilerine söylenenlere tutunuyorlar. Her şeyin sadece kişinin kendi seçeneği olduğunu anlamıyorlar."

Başımı kaldırıp Jasper'ın gözlerine baktım.

"Yani insanların benden korktuğunu biliyorum. Özellikle çocuklar. Ama yaşlılar da. Bana karşı temkinliler. Benim yarı yarıya hayvan olduğumu düşünüyorlar. İşe yaramazın teki olduğumu. Ve hep düşündüm neden diye? Beni tanımıyorlar bile. Kimse tanımıyor. Bu hiç mantıklı değil." (Syf.37 )
~

Tanrı'nın Unutulan Çocukları başarılı kurgusu ve ustaca kaleme alınmış olay örgüsü ile okuru öylesine içine alıyor ki adeta kitabı okumaktan çok yaşıyorsunuz diyebilirim. Yazarın toplum baskısı gibi bir konuyu toplumun dışına itilmiş bir bireyin dünyasına araladığı pencere ile böylesine başarılı bir şekilde ele almış olması, üstelik bunu son derece bir dille anlatmış olması kesinlikle hayranlık vericiydi. Kitapta temelde toplum baskısını ele alınmasının yanında aslında farklı ve yeni hayatlara duyulan özleme, karakterlerin yaşadıkları hayattan memnun olmayışına , mutlu gibi görünen fakat içten içe mutsuz aile yaşantılarına da başarılı bir şekilde vurgu yapıldığını göreceksiniz. 1960'lı yılların Avusturalyası'na doğru çıkacağınız yolculukta Corrigan sakinlerine göre bir günah keçisi, yüz karası, ailelerin çocuklarına parmakla gösterdiği adeta kötü olan her ne var ise hepsinin beden bulmuş bir örneği olan Jasper Jones'un , kendisi ile taban tabana zıt bir karakter olan Charlie'nin penceresine geldiğinde beraberinde getirdiği sırrın Charlie'nin sıradan hayatını nasıl değiştirdiğine ve bu sırrın toplumun baskısına , duyarsızlıkları ve ön yargılarına rağmen nasıl yeni bir dostluğun filizlenmesine vesile olduğuna tanık olacaksınız.
Gencinden yetişkinine her yaştan insana kazanımlar sağlayacak bu romana kitaplığınızda yer açmanızı, okumanızı ve okutmanızı şiddetle tavsiye ediyorum.

Mark Allen Smith'in yeni kitabı
Neden Korktuğunu Biliyorum 8.1.2016 tarihinde çıkmış. Kİtapyurdu aynı gün kargoya veriyor. İlk kitabı okuyanlara veya okumak isteyenlere duyurulur. :)