Spoiler yok! Bu bir gizem gerilim kitabı ve kitapta gizemli bir katil var. Başlarda herkes şüpheli gibi görünürken biraz okuyunca kafamda iki karakter katil olma konusunda daha baskın hale geldi. Bir sayfada tamam diyorum katil tam da tahmin ettiğim kişiymiş, diğer sayfaya geçince ahh diyorum yanılmışım diğer tahmin ettiğim kişi katilmiş.. ve bu ikilem katilin kim olduğunu öğrenene kadar (ki son sayfalara kadar bunu öğrenemiyoruz) devam ediyor. Katili öğrenince ne nee neeee diye tepki verdiğimi söylemek isterim :) çünkü tahminlerim boşa çıktı ve bu ters köşe kitaba ayrı bir keyif kattı.
Kitaptaki her karakterin sakladığı bir yönü var ve yazar bu yönleri yavaş yavaş ama asla gereksiz ayrıntılarla sıkmadan çok güzel ve akıcı bir dille anlatarak gün yüzüne çıkarıyor.
Aynı adla bir de mini dizisi olduğunu öğrendim fakat henüz izlemediğim için kitaba birebir sadık kalınmış mı bilemiyorum. İzler miyim onu da bilmiyorum zira kitap son derece güzel bir tat bıraktı bende ve büyü bozulsun istemiyorum. Türünün iyileri arasında listemde üst sıralarda yerini aldı.
Harikaydı… Gotik korku hikayelerini seviyorsanız bayılırsınız! İki günde biterdi elime alma fırsatım olmadı.. İzleme şansım olmuştu ama okumak her zaman daha başkadır ;) Yayım yılı 1911.. Voah yeterince geriye gidersek ilerlemiş olacağımızı düşünmeden edemiyorum…
“ Zavallı mutsuz Erik! Ona acımak mı yoksa lanetlemek mi lazım? O sadece herkes gibi olmayı istiyordu. Fakat çok çirkindi! Normal görünen bir yüze sahip olsa, insanların en asillerinden biri olabilecekken, dehasının gizlemek ya da o dehayı, insanları oyuna düşürmek için kullanmak zorunda kaldı. Hiç kuşku yok ki Operanın Hayaleti’ne acımak lazım!!” Ahh Erik ahh üzümlü kekim…
Not: Karanlık kitaplık serisi muhteşem… Özellikle kapak tasarımları şaa haa nee!! İthaki umarım çalışanlarına artık gereken özeni gösteriyordur….
Mahallenin delisi geldi Hağnııım!
Beni bilen bilir; nerede aykırı bir karakter, nerede farklı bir kurgu var, ben orada biterim. O karakterlerle aramda hemen bir bağ kurarım. Peki bu kitabı neden
Güzel nee desem az. Bi de yazarın kitabı yazma nedenini duyunca okumak bayağı iyi oldu okurken kardeşime ve anneme sesli okurken onları eğlendirmek için sanki komedyen oldum o an.
Karşıma sürekli Orhan Kemal bu kitabı ağlayarak yazmış gibi yazılar çıkardı ve tabikide merak edip başladım. Adam sinirden ağlamış resmen, elim ayağım titredi okurken. O zihniyetin kadını nasıl gördüğünü okudukça tepem attı. Sonlara doğru şöyle bir cümle geçti bir karakterin ağzından
"Karını terbiye edememişsin!"
NE NEE NEEE???
Kadın terbiye edilecek bir (onların diliyle) varlık, mahluk veya hayvan değildir. Erkek de kadından üstün olduğunu iddia edemez.
Ayrıca Hacer'in nasıl öldüğünü de yazsaydı iyiydi.
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,1bin okunma