Nihilizme göre de, dine göre de insan bu dünyanın yabancısıdır, nihilistlere göre umutsuzca kaybolmuş bir yabancı, dine göre kurtuluşa varacağını umut eden bir yabancı.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Her hâlükârda, insan ya iyi ya da kötüdür fakat hiçbir zaman masum değildir. İncil'deki ilk günah hikâyesinin nihai manası belki de buradadır. İnsanlık günahkâr değildir, lakin masum da değildir. Cennetten kovulduğu an itibariyle Adem (insan), bir hayvanın ya da meleğin olduğu hâliyle masum olamaz. O, seçim yapmak zorundadır, ona bahşedilen özgürlüğü kullanmak, iyi ya da kötü olmak, kısaca insan olmak zorundadır. Bu seçme kabiliyeti, sonucu ne olursa olsun, evrende mümkün olan en üst varoluş biçimidir.
Hayatı yalnızca bilim insanlarının açıklamalarıyla anlamamız mümkün değildir. Çünkü hayat bir mefhum olduğu oranda bir mucizedir de. Ressam Jean Dubuffet der ki: ''Ağaç beni hayranlık uyandıracak derecede şaşırtıyor''. Şaşırmak ve hayranlık duymak, hayatı anlamamızın belki de tek şeklidir.
Kaldı ki, sanatın, felsefenin, dinin anlamı da insanın dikkatini gizeme, muammaya, sorulara çekmesindedir. Bu, bilincin uyanmasıdır ki bu çoğu zaman bir bilgiye ve bilme hâline doğru değil, farkında olmadığımız bilgisizlikten farkında olduğumuz bilgisizliğe doğru bir uyanıştır.
...Talihsizlik bu bomboş cevapta değildir. Kişinin soruya bir cevap verdiğini sanması, araştırmanın ilk koşulu olan gizemi saf dışı etmiş olması, asıl talihsizliktir. Yalan bir cevap, sahte bir ilaç kadar tehlikelidir. O, iyileştirmez ancak bizim gayretimizin önüne set çeker, sahte bir inanç uyandırır. Genel görecelik teorisinin ortaya konması, herkesin emin olduğu noktada Einstein'in bir gizem görmesi sayesinde mümkün olmuştur.