1000Kitap Logosu

Nefret

Filtrele
Gamze1987
bir alıntı ekledi.
Bir toplum gerçeklerden ne kadar uzaklaşırsa gerçeği söyleyenlerden o kadar nefret eder.
1
10
Benden nefret edenlerden nefret edecek vaktim yok. Çünkü ben, bana değer verenleri sevmekle meşgulüm. Gabriel Garcia Marquez
3
611 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
Yemin tüm bitirmeme çabalarıma rağmen, kendime günlük okuma limiti koymama rağmen yine de bitti… Bitti ama ağzımda harika bir tat, yüzümde bir gülümseme bırakarak bitti. Karahan Afrika’da yaşadığı olaylar sebebiyle granitten bir kalbe, gülmeyi bilmeyen bir yüze sahip esmer, uzun boylu, kara kaş kara göz bir FMArsal yakışıklısı… Tuğçe zengin bir ailenin kısa sarı saçlı, mavi gözlü, neşeli, hazırcevap, dik başlı, çevresi tarafından cadı olarak hatırlanan ve bir yemin ettim ki dönemem diyen bir FMArsal güzeli… Hikayemiz Tuğçe’nin bir arkadaşının Karahan’ın yakışıklılığını keşfedip bunu Tuğçe’ye söylemesi ve Tuğçe’nin Kara’yı fark etmesiyle başlıyor. Kara’nın Tuğçe’ye verdiği ceza öpücüğüyle de olaylar tırmanıyor. Sonrasında bütün bir kitap boyunca süren eğlenceli diyaloglar başlıyor. Tuğçe sonunda o graniti kırıp altındaki aşk adamını çıkarmayı başarıyor ve kitabın başında yüzü hiç gülmeyen Kara sonlara doğru sıkça kahkaha atan birine dönüşüyor. Kitap öyle ustaca bir kurguyla yazılmış ki, bir film izler gibi okudum tüm sayfaları. Ve o kafa sesleri! O kafa sesleri olmasa bütün FMArsal erkeklerinden nefret ederdik herhalde. Tüm FMArsal erkekleri gibi Karahan da sevgisini söyleyemeyen, kafasından geçenlerle ağzından dökülenler farklı olan biri, aslında tüm erkekler öyle ya neyse Kim ne derse desin bir erkek yazarın bu kadar güzel aşk romanları yazabilmesi, kadınları bu kadar iyi tanıyıp, hepimizin yapabileceği davranışları yazması çok sık görülen bir şey değil. FMArsal kaleminin sevdiğim taraflarından biri de bu işte. Karahan’ın yıllar önce öldüğünü düşündüğü Osman ile karşılaştıkları sahne de benim için unutulmazlar arasında, bir dövüş sahnesiyle kamufle edilmeye çalışılsa da benim için kitabın en duygusal bölümlerinden biriydi. Bir diğer sahne de, Karahan’ın dizlerinin üzerinde titreyerek ettiği aşk itiraflarıydı. Oda kapısının önünde dikilen diğer aile fertleri gibi benim de gözlerim yaşlıydı o sahneleri okurken… Diğer FMArsal kitaplarında olduğu gibi bunda da tüm duygusal geçişleri yaşadım. Bir diyaloga kahkahalar atarken, birkaç sayfa sonra süzülen gözyaşlarımı çevremden gizlemeye çalıştım. Yazarımız her cümlenin üzerinden tekrar geçmiş neredeyse. İkili arasındaki diyaloglar zaten keyifliydi ama düzenlemeler sonucunda daha da eğlenceli hale gelmiş. Daha önce pdf olarak okuyup, kitabı alıp almama konusunda kararsız olan arkadaşlara tavsiyem hiç tereddüt etmemeleri, pişman olmayacaklar Ben çok beğendim çok keyif aldım okurken, taze bir nefes oldu bana, siz de okuyun pişman olmazsınız. :)
Yemin
8.1/10
· 713 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
9
kelimelerden hem nefret ettim hem de onları sevdim ve umarım onları doğru yazmışımdır (M. Zusak)
3