Çocuklukta zamanın rüzgarından kana karışan bir şeyler hiçbir zaman uzaklaşmaz.
(...)
Bugün içinde bulunduğumuz tüyler ürpertici uçurumun dibinde çevreyi güçlükle seçip el yordamıyla yürürken, çökmüş ve parçalanmış iç dünyama rağmen,yine de her yukarıya ,çocukluğumun parıltılı yıldızlar dünyasına bakıyor ve bu çöküntünün ,ileriye ve hep ileriye gidişin sonsuz uyumuyla ,günün birinde, sadece bir duraklama sayılacağını eskiden kalma bir güven duygusuyla düşünüp avunuyorum.
Oysa, tarih bu konuda her ülke ve her yüzyıl için eli çok sıkı davranır. Bir nesle bir ayaklanma, bir başkasına bir hükumet düşürülmesi ,bir üçüncüye bir savaş, dördüncüsü açlık ve yoksulluk ,beşinciye bir çöküntü rastlardı ,olsa olsa. Bazı mutlu ülkeler ve nesillere ise bütün bunlardan hiçbir pay düşmezdi.