Baturay

Yeni açılan bir sıra mezar, aç birer çocuk gibi bekliyordu.
Reklam
Şemsiyeyi kapattım. Üzerimize gökyüzü geniş bir pencere gibi açıldı.
"Dikkatle kalktı, ropdöşambrını el yordamıyla arayıp bulup sırtına giydi, banyoya girdi, çişini yaptı. Sonra odaya, nerede bulunduğunu bildiği aynanın önüne döndü, ama bu kez, Tanrım, ne olabilir bu, diye kendi kendine sormadı. Bir insan beyninin kilitlenmesi için bin bir neden olabilir, demedi, ellerini aynaya değecek kadar ileri uzattı yalnızca, görüntüsünün orada olduğunu ve kendisine baktığını biliyordu, görüntü onu görüyor, buna karşın o, görüntüyü görmüyordu."
Trifon toprağı sevmez; ona hürmet ederdi. Çünkü birçok sevdikleri orada, onun altında, aklın durduğu bir yerde yaşıyorlardı.
“Bir yandan da, burnundan sarkan anason kokusunu koparabilecekmiş gibi üst üste bıyıklarını sıvazlayıp duruyordu.”