• çok geçmeyecek aradan şöyle diyeceğim..

    https://youtu.be/-TUlcUoFTA4
  • Bana göre akışı güzel hikaye müthiş hayatımda bir yeri var o annenin uğraşları gençlerin ruh hali çok iyi yansıtılmış karşı kıyıdaki olaylar üzücü ama herşey çok güzel sonlandırılmış gerçekler uzak değil
  • Barbarların istilasına uğramış olan bu bakir topraklar kısa sürede kirletildiler. Yaşanmaz hale getirildiler. Bu uçsuz bucaksız topraklar üzerinde, arılar, atlar ve çiğ taneleri kadar temiz, özgür insanlara jenosit uygulandı, kökleri kurutuldu. Zaten buraya ilk gelenler ya hapishane kaçağı mahkûmlar, ya maceraperestler, ya Avrupa engizisyonundan yaka silken hacılar veya zengin olma hırsıyla gözü dönmüş muhterisler olmuştu. Onlar da, bu toprakların zenginliklerini hortumlamak için ellerinden gelen hiçbir şeyi arkalarında bırakmamışlardı. İçinde kaybolduğum, görkemli gökdelenlerin her tarafa kurşun gibi döktürüldüğü kentin, herhangi bir aralığından, karşı kıyıları gözden geçirirken, hem bu topraklara yerleşmiş beyaz adamı küçümseyebilmek için kafamda başka gerekçeler oluşturuyor, hem de bir yandan karşımda görünen Ark’ın ayaklarının acaba nehrin iki kıyısı arasına mı, yoksa tek kıyı üzerine mi yerleştirilmiş olduğunu kestirmeye çalışıyorum.
  • Birlikte yaşayan iki kabile Hermekes ve Porsutlar. Zamanla yaşadıkları topraklar iklim nedeniyle çölleşmeye başlar. Verim düşüp av hayvanlarının nesli tükenmeye başlayınca birlikte verimli bir yere göç etmeye karar verirler. Uzun süren göç yolculuğu sırasında kabileler arasında ufak tefek sürtüşmeler olsa da verimi yüksek boş bir vadiye gelirler. Yerleşme düzeni konusunda anlaşmazlığa düşüp savaşır ve ayrılırlar. Vadinin nehrin iki kıyısı olan verimli tarafı Porsutlarda dağlık tarafı ise Hermekeslerde kalır. Yıllar geçtikçe savaş şiddetlenir ve barış sağlanamaz.
    Porsutlar Hermekeslerin verimli yerlere girmesini ve ürünlerini yağmalamasını önlemek için vadinin dar yerine bir duvar inşa ederler. Porsutlar izin vermedikçe ve uçurumlarda herkesin bilmediği bir patikadan başka vadiye girişi çıkış mümkün değildir. İki kabile arasındaki savaş sürmektedir.
    Çok sert bir savaş sırasında porsutların kralı öldürülür. Yerine geçmesi gereken oğlu çok gençtir. Hem savaş hem yönetim konusunda tecrübesiz ve bilgisizdir. Kral adayı Merki’nin en güvendiği kişi amcası Tremer’dir. Kral ilan edilmeden önce hatırı sayılan bir kabile büyüğü aynı zamanda savaşçı olan biri Merki’ye gizlice:
    “Sakın Tremer’e güvenme. Gözümle gördüm savaş sırasında babanı öldüren oydu” der
    Bunun üzerine Merki Amcasını kontrol etmeye uzak durmaya başlar. Lakin amcasında zerre kadar ne taht hırsı ne de kendine karşı bir kötülük hissi göremez. Hatta amcası sürekli onu koruması için en iyi iki askeri görevlendirmiştir. Porsutların Büyücüsü doktoru ve bilgesi olan Childa yakında büyük şeylerin olacağı konusunda Merki’yi uyarır. Uzak ama iki kabileye de komşu bir kabilenin hakemliğinde hermekesler ile porsutlar barış görüşmelerine başlar. Görüşmeler devam ederken Tremer ortadan kaybolur.
    Merki batıda ticaret yapılabilecek yerler olduğunu öğrenir. Ve gizlice bu yerleri bulması için bir heyet görevlendirir. Heyet gittikten sonra beyaz bir at üstünde beyaz kıyafetler içinde bir kadın duvar kapılarının önüne bir kutu bırakır ve gözden kaybolur. Kutunun içinde Tremer’in kesik başı vardır. Merki kesik başı kimseye duyurmadan gömdürür. Ertesi gün nöbetçilerin bağırtılarına yine duvara toplandıklarında aynı beyazlı kadın bir kutu daha bırakır ve gözden kaybolur. Kutunun içinden henüz kanları damlayan yeni kesilmiş Tremer’in başı çıkar. Tremer aslında ikizdir. Biri annesi doğumda öldükten sonra doğduğu için hermekesler tarafından büyütülmüştür ve Childa’dan başkası bunu bilmemektedir.
    Farkında olmadan kendilerini vadiye kilitleyen Porsutların lideri bir çıkış yolu aramaktadır. Aynı anda başlayan Hermekes saldırısını püskürtürler ve onları dağlara sürerler. Meclis kararıyla da tamamen yok edebilmek için peşlerinden giderler. Fakat bunun bir tuzak olduğunu geç anlayıp vadiye dönene kadar iki taraf da çok büyük kayıplar verirler. Bunun böyle gitmeyeceğini anlayan Merki Temuçin'e haber gönderip görüşmelere yeniden başlarlar.
    Merki bir oyun icat ettirmiş ve çok iyi öğrenmiştir. Bunu Temuçin’e öğretip savaşmadan kazananı bulmayı teklif eder. Temuçin düşünür kabul eder ve oyunu öğrenmek için süre ister. Merki gerekli süreyi tanır. İlk oyun Merki’nin odasında olur ve ve kaybeder. İkinci oyunu da Temuç'inİn kazanması üzerine Merki kapıları açar ve tarlaları ekmeleri için Hermekese bırakır. Kendisi batıdan dönen heyetin getirdiği haberleri teyit etmek ve uzak kabile dostları ile görüşmek için batıya gider ve uzunca bir süre dönmez. Döndüğünde Eski Merki yoktur. Anlaşma gereği her yıl tekrarlanması gereken oyunu o yıl kazanır ama tarlaları ortak ekerek kabileleri yeniden birleştirmeye çalışır. Savaşı bitirir ama tam bir barış sağlayamaz. Yaşlılığını düşünerek yönetimi özenle yetiştirdiği oğluna bırakır karısı ile oradan ayrılır.
  • İnsanlara güvenip yola çıkanlar genelde yarı yolda kalırlar