Nöroloji bir bedenin soğuğa verdiği titreme tepkisine epilepsi demiyor ama bu sektör ayrılığa, belirsizliğe, bilişsel çelişkiye verdiği en doğal kaygı/korku/sıkıntı tepkisine bile sorun, bozukluk, hastalık diyor.
Bu trajik ve dramatik noktaya durup dururken gelmedik elbette. Önce kavramları, onların üzerinden de algılarımızı bozdular. Bozuk kavramlarla sağlıklı iletişim kurulmaz. Bozulan kavramlar üzerinden psikolojilerimizle kurduğumuz iletişimi de bozdular. Bozuk iletişim çatışma yaratır. Beynimizle, ruhumuzla, duygularımızla, düşüncelerimizle daha
sağlıklı kavramlarla daha sağlıklı ilişkiler kurmak zorundayız. Aksi hâlde kendimizle olan ruhsal ve zihinsel çatışma bitmeyecektir. Psikolojilerimizi doğuran patolojilerimiz değil, yanlış kodlanmalarımız ve kullandığımız hatalı kavramlarımızdır yani sağlıksız iletişim dilimizdir.
Özetle en insani süreçleri bile klinikleştirip tıplaştırdılar. Böylece insanları ilaca ve terapiye açık hâle getirdiler. Bozulan algılarımızdı ama biz psikolojilerimiz bozuk zannettik.
Bozuk olan, psikolojimiz değildi; psikiyatrimizdi ancak anlayamadık.
Şunu unutmayacağız: Duygular hasta olmaz, duygular sadece değişir.