Furkan

Furkan
@neithann
İstanbul
2 okur puanı
Mayıs 2025 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Sosyal medyada nerelerde gezindiğimiz, zihnimizi ve bilinçaltımızı kimlerin kodladığı çok önemlidir. “Şu varsa sorununuz şu, bu varsa sorununuz bu!.” türü uzman paylaşımları hem oluşturduğu belirti - hastalık ilişkisi ve meydana getirdiği “Ben hastayım.” inancı nedeniyle hem de duyarlılığımızı artırmak suretiyle psikolojilerimizi oluşturmakta ve beslemektedir. Korunmak çok önemlidir. Her önümüze gelen şeyi yemediğimiz gibi her önümüze gelen bilgiyi ve uyarıcıyı zihnimize ve ruhumuza doldurmamak gerekir. Midemiz, zihnimiz, bilinçaltımız çöplük değildir. Buralarını çöplüğe çevirirsek oradan çürümeler oluşmasına ve kokular meydana gelmesine şaşmamak gerekmektedir. Bu sorunların sektörde birlikte çoğaldığını, artan uzman sayısıyla paralel bir biçimde yaygınlaştığını asla unutmamalıyız. Göz beyin evinin penceresi, kulak da kapısıdır. Penceresi ve kapısı sürekli açık olarak adeta yol geçen hanına dönmüş bir evde huzur ve hijyen olmaz.
Psikoloji
Fazla Düşünme Kafayı Yersin
Bu telkini almayan kimse yoktur. Bu, bizi düşünceye ve düşüncenin azına çoğuna karşı aşırı duyarlı hale getirmiştir. En başta bu bizim dikkatimizi düşüncemize çekmiştir. Fazla düşünerek kafa yenilmez. Öyle olsaydı filozoflar hep akıl hastası olurdu. Düşüneceğiz. Az çok demeden, delirmişcesine bunu yapacağız. Her şey çok kullanılınca eskir. Beyin ise az kullanılınca
Psikoloji
Çoğu zaman arz talebi oluşturur
“Bugün kalktığında beynine ‘Bugün harika bir gün olacak’ de.” deniyor. Böylece son derece olağan olan günü birlik “iyi” veya “kötü” oluşlara karşı beyinler daha da duyarlı hâle getiriliyor. İnsanlar
Psikoloji
Duygular Hasta Olmaz, Duygular Sadece Değişir
Nöroloji bir bedenin soğuğa verdiği titreme tepkisine epilepsi demiyor ama bu sektör ayrılığa, belirsizliğe, bilişsel çelişkiye verdiği en doğal kaygı/korku/sıkıntı tepkisine bile sorun, bozukluk, hastalık diyor. Bu trajik ve dramatik noktaya durup dururken gelmedik elbette. Önce kavramları, onların üzerinden de algılarımızı bozdular. Bozuk kavramlarla sağlıklı iletişim kurulmaz. Bozulan kavramlar üzerinden psikolojilerimizle kurduğumuz iletişimi de bozdular. Bozuk iletişim çatışma yaratır. Beynimizle, ruhumuzla, duygularımızla, düşüncelerimizle daha sağlıklı kavramlarla daha sağlıklı ilişkiler kurmak zorundayız. Aksi hâlde kendimizle olan ruhsal ve zihinsel çatışma bitmeyecektir. Psikolojilerimizi doğuran patolojilerimiz değil, yanlış kodlanmalarımız ve kullandığımız hatalı kavramlarımızdır yani sağlıksız iletişim dilimizdir. Özetle en insani süreçleri bile klinikleştirip tıplaştırdılar. Böylece insanları ilaca ve terapiye açık hâle getirdiler. Bozulan algılarımızdı ama biz psikolojilerimiz bozuk zannettik. Bozuk olan, psikolojimiz değildi; psikiyatrimizdi ancak anlayamadık. Şunu unutmayacağız: Duygular hasta olmaz, duygular sadece değişir.
Psikoloji