Akış
Ara
Ne Okusam?
Giriş Yap
Kaydol
224 syf.
9/10 puan verdi
·
Beğendi
·
3 günde okudu
Kitapta demokratik toplumların vazgeçilmezi olan vergi bilincinin yani neye, ne kadar vergi ödediğimiz ve ödediğimiz bu vergilerin nerelere kullanıldığını sorgulama bilincine ulaşmamız gerektiği vurgulanmaktadır. Ülkemiz gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi vergi gelirleriyle ayakta kalmaktadır. Gelişmiş ülkelerin en önemli özelliği
Obez Devlet
Obez DevletOzan Bingöl · Sia Kitap · 202245 okunma
224 syf.
10/10 puan verdi
·
Beğendi
·
3 günde okudu
Bu kitabı okudukça yazarın herkesin anlayabileceği dilden anlatmaya, kullandığı mefhumları bir bir açıklamaya eğilim gösterdiğini fark ettim. Çünkü kitabın konusu o kadar herkesi ilgilendiriyor ki bir kişinin bile"yahu bu adam ne anlatıyor" dememesi için yazar resmen bir ders kitabı yazmış. Evet herkesi ilgilendiriyor çünkü devlet
Obez Devlet
Obez DevletOzan Bingöl · Sia Kitap · 202245 okunma
Reklam
128 syf.
·
Puan vermedi
14. yüzyılda, perfectus belaslatinas isimli bir rahibin, çalıştığı manastır başta olmak üzere tüm manastır dünyasında yaşanan kayırmacılık, nepotizm, otoriteye boyun eğme, dünyevileşme süreçlerini adım adım anlattığı bir el yazması kitap. kitabı bulup özet çevirisini yapıp gün yüzüne çıkaran kişi prof. dr. kemal gözler. kitapta özetle, normalde idari anlamda özerk olan ve dini işler dışında hiçbir şeyle ilgilenmeyen, dünya ile bağlantılarını kesmiş, kendi hallerinde yaşayan rahiplerden oluşan manastırların, bağlı bulundukları "potestas ordinis" (düzenleyici üst kuruluş) tarafından nasıl adım adım ele geçirildikleri, düzenlerinin nasıl değiştirildikleri, kalitelerinin nasıl bozulduğu aşama aşama anlatılıyor. kitabın yazarı perfectus belaslatinas, uzun yıllar alan bu dönüşümün önüne geçememelerinin sebebi olarak "korku"yu gösteriyor: “korktuk. dünya nimetlerinden vazgeçip, manastırlara kapanan biz rahiplerin, meğerse yitirecek ne kadar da çok şeyi varmış!" kitabı, içinde günümüzle inanılmaz bağlantılı, hatta yer yer bire bir aynı durumlar geçtiği için önemsiyorum. boğaziçi üniversitesi'ne paraşütle atanan kayyum rektör ile manastıra o manastırda çalışmayan, hatta çalışabilmesi için gerekli olan eğitim seviyesinde dahi bulunmayan, sırf akraba kontenjanından atanan rahip arasında hiçbir fark yok. kitap ile ilgili tek olumsuz gözlemim, çeviride latince bazı kelimelerin türkçeleştirilmeden, orijinal hallerinde bırakılmasıydı. kemal gözler bu durumu "bazı latince ifadeleri güzelliklerinden dolayı aynen bıraktım." şeklinde açıklıyor ama bir yerden sonra insan okurken yoruluyor.
Kurbağa Manastırı
Kurbağa ManastırıPerfectus Belaslatinas · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202150 okunma
311 syf.
·
Puan vermedi
·
Beğendi
·
7 günde okudu
Kitapları bitirmeden inceleme notu düşmek pek adetim değil ama bu kitap beni çok sarstı, etkiledi. Türlü çeşitli sektörlerden çalışan insanların seslerinin duyulması gerekli. Zaten genel olarak taşeronluk, nepotizm, particilik gibi dertlerle boğuşan iş hayatı bir de pandemi yükü altında defolarını iyice oraya çıkarmış görünüyor. Devlet, iş dünyası, ekonomi hayatı kimi insan yerine koyuyor, kimin -askerdeki eğitim zayiatı gibi- ölmesi makul karşılanır, bunları yüzümüze yüzümüze çarpıyor. Okumaktan bu kadar acı duyduğum ama elimden de bırakamadığım son kitap galiba on yıllarca önce okuduğum Gazap Üzümleri'ydi. Bugün yaşananları anlatan ve tarihe sağlam bir not düşen bu eseri okumayı şiddetle önerebilirim.
Pandemi Zayiatı
Pandemi ZayiatıPınar Öğünç · İletişim Yayınları · 202110 okunma
382 syf.
9/10 puan verdi
·
Beğendi
Bir yıldan fazladır okumak istediğim ama okumaya elimin gitmediği bir kitaptı. Edebiyat sosyolojisi dönem ödevi olarak roman analizi verilince hemen elime alıp okumaya karar verdim. Kardeşimin kütüphanesinde vardı aldım okudum ve finaller bitince paylaşmaya karar verdim. Zira final ödeviydi ve ilk defa beklenen sürede bazı nedenlerden dolayı ödevi
Saatleri Ayarlama Enstitüsü
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 202341,9bin okunma
200 syf.
·
Puan vermedi
Nobel ödüllü Kolombiyalı yazar Gabriel García Márquez’in “Şer Saati” bir kötü yönetim portresi olarak değerlendirilebilir. Daha iyi yöneteceğini iddia ederek ve kan dökerek başa gelen hükümetler birbirinin tekrarı niteliğindedir. Değişenler sadece isimler ve kişilerdir. Şaşırtıcı olan ise, hükümetler hep böyleyken, halkın daha iyi bir yönetim için ümidini kaybetmemiş olmasıdır. Baskı, iltimas, nepotizm gibi kavramların bol miktarda bulunduğu “Şer Saati” koşulsuz itaatin bir sonucu olarak varlığını gösterir. Hikâyenin geçtiği yer Márquez tarafından belirtilmezken, yoğun eleştiri komedi ile harmanlanır. Bir çırpıda okunan eser, iyi bir dinlenme kitabı olarak okunabilir.
Şer Saati
Şer SaatiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 2016997 okunma
Reklam
148 syf.
·
Puan vermedi
·
5 günde okudu
DOMUZ ETİ YEMEK HARAM KUL HAKKI YEMEK SERBEST!
Bu ülkede bir senin adını bir de senin adını yaşatanları yaşatmadılar Atatürk.      Uğur Abi de bu insanlardan biriydi. Yakışıklı olmak için ne saça ne gözlüğe ihtiyacı olan bir adam. Bir YAZAR ki kalemi senden benden güzel.         Uğurlar olsun... Doğruları yazmaktan bir an korkmayan yiğit insan. Uğur Mumcu'nun yazıları bugün günceldir. Bunlar,
Tarikat-Siyaset-Ticaret
Tarikat-Siyaset-TicaretUğur Mumcu · Um:ag Yayınları · 1997586 okunma
77 syf.
8/10 puan verdi
·
Beğendi
Sevgili Güney Guneyan çıkarmış olduğunuz ve sanırım ilk kitabiniz olan Nepotizm Hipotezi (Sosyal Dışlanma ve yoksulluk ) kitabiniz elime bugün ulaştı ve hemen okudum sizlere hayırlı olmasını ,geniş bir kitle tarafından tanınmasını ve okunmasını dilerim . Kitap hakkındaki dusuncelerime gelecek olursam ; anlatımı açık ve net olmakla birlikte birkaç yerde yazım hatası dışında okurken endişe duyduğum herhangi bir durum olmadı . Ketumiyetten bahsetmissiniz ,iki ucu açık deneyim hissi olan bu duygu durumu, yalnızca bireysel kabiliyetten beslenir. Bunun disindaki içgüdüsel nuanslarla hareket ettiginide söylememiz mümkün olur.Kitabi yazarken ki bütün dusuncelerinize hemfikirim. Fanatizmden ,bireysellik ve bağımsızlık kavramına geçiş yapmışsınız .Konu konuya geçmesi açısından okuyucuya biraz fazla kafa karışıklığı gösterebilir . Jeopolitik konumuna ve bilime ,eğitime ,tarıma önem vermeyen bir ülke olarak varlığımızı sürdürmeye devam ediyoruz demissiniz .Sadece buna katılmıyorum.Gayet tabi gelişen bir ulkeyiz.Sadece siyaset konusundaki dusuncelerinize hemfikirim .Yoksulluğun sosyal dislanma ile olan bağlantısını çok güzel anlatmissiniz.Yoksullugun toplum ve bireylere etkisi ,cocuk yoksulugu ve cocuk isciler konularini detayli ele almissiniz.Hemen arkadaşlarıma tavsiyede bulundum ve ulastiriyorum kitabınızı . Diger okuyucu arkadaşlara spoi vermeden yorumu sonlandiriyorum.Cikacak olan diğer kitaplarinizi merakla bekliyor olacağım .Sevgiler
Nepotizm Hipotezi: Sosyal Dışlanma ve Yoksulluk
Nepotizm Hipotezi: Sosyal Dışlanma ve YoksullukGüney Güneyan · Kutlu Yayınevi · 202029 okunma
28 öğeden 11 ile 20 arasındakiler gösteriliyor.