Günler gelip geçiyor, Nisan ayı yarıyı buluyor, ağaçlar çiçek doluyor, bazıları ürün bağlıyor, Büyükkale ilkbahar güneşinin altında cıvıl cıvıl cıvıldıyor. Rıhtımda insanlar cehennemlik olmuş, birbirinin karşısında iki öfkeli bölük halinde bölünmüş, her bölüğün ayrı bir tanrısı, tanrılar ve insanlar birbirini öldürmek için hançerlerini bilemekte. Ne olgun şeftali gibi mis mis kokan serin denizi, ne her sabah çiçek açan güneşi, türlü renklere bürünüşünü, ne de gecenin yıldızlarını gözleri görüyordu.
Ya Hürriyet Ya Ölüm (Kazancakis)
Sayfa 209