Bir süre sonra bütün hikayeler zihninden silindi ve savunmasız, yardımsız bir başına kaldı, belirsiz beyazlıkta sürüklenen yalnız bir ruhtan ibaretti artık. Evi, ailesi, arkadaşları, şehri, ülkesi, dünyası elinden alınmış bir insandan geriye kalan buydu işte; geçmişi silinip gitmiş, geleceği belirsiz, hiçbir bağı olmayan bir varlık, adını yitirmiş, anlamdan soyutlanmış, hayatla arasında kalbinin geçici olup olmadığı bilinmeyen atışlarından başka hiçbir şey kalmamış bir mevcudiyet.
“Belki de insanlığın laneti budur,” diye karşılık verdi Mogor. “Birbirimizden çok farklı olmamız değil, birbirimize çok benziyor olmamızdır lanetimiz.”