Belki 10 yıl önceki ben okusam çok beğenirdim ama bugün ki bana hitap etmedi. Benim sevmememin iki nedeni var birincisi kitap slow burn bu yüzden çok çok yavaş ilerliyor olaylar benimde bu yavaşlığa tahammülüm yok. Adamın haddinden fazla neşeli olması her şeye gülmesi sinirlerimi bozdu. O kadar çok mutlu ki mutsuz olduğu ve üzüldüğü sahneler bana samimi gelmedi. Bu kadar da mutlu olunmaz ki. Kadın karakterin yaptığını saymazsak o bir tık daha iyiydi sahiciydi en azından. Ama burada koca bir AMA yaptığı şeye aşırı sinir oldum bu da ikinci sebep hayır bir de kimse hak ettiği gibi kızmadı. Belki böyle sert bir tepki görseydim bu kadar sinir olmazdım ama işte kimse üzerine durmadı. Ben daha çok sinir oldum vallahi!! Olabilir mi böyle bir şey ya oluru var mı ya Shelly’e kalsa var. Beni aşırı sinir etti. Ben bir de okudukça diyorum ki kız kardeşi numara yapıyor Shelly aşkını kabullensin diye zorluyor ama nerdeee!! Çünkü kadın karakter aşırı zor ve ne kadar öyle görünmese de özgüveni annesi ve eski kocası sayesinde yerlerde. Bu yüzden aşkını kabullenmek onun için daha zordu ama bir yerde anlayabildim.
Bunlar dışında normal bir kitap ama bu normalliği de ben sevmedim ama siz içinde çocukların, mutlu kasaba insanlarının olduğu kitapları seviyorsanız bir şans verin.
Ben bundan yıllar önce bir şeyler yapmak ya da bir şeyleri hayata geçirmek için her şeyin yolunda gitmesini beklerdim. Sağlığımın yerinde olmasını, sevdiklerimin yanımda olmasını, keyfimin yerinde olmasını, icraata geçecek maddi durumumun olmasını, evrenin tüm karanlığını yutmuş gibi bencil insanların benden uzak olmasını, evimin toplu olmasını, çayımın demli olmasını, karnımın tok ve sırtımın pek olmasını, mevsimin hep bahar olmasını, kafamın üzerinde gümüş martılar uçmasını…
Uzun süre de bekledim. Bu sırada gözlerimin kenarları kırıştı, saçlarıma aklar düştü, ellerimin üzerinde yaşlılık lekeleri oluştu ve her şey daha da kötü gitmeye başladı…
Ne güzel bir son yazısı.
Yazar dil olarak basit ama duygu yüklü bir kitap yazmış. Her çocuk için farklı düşünceler yaklaşımlar önermiş. Okurken zamanımızdaki öğretmenleri düşününce içim cız etmedi değil. Nerdeee o öğrencileri anlamaya okula, hayata kazandırmaya çalışan. Herkes mesaisinin bitmesine kaç saat kaldığı ile ilgileniyor…
Çocukların birer tohum olduğunu ve hepsinin ayrı ayrı çeşiti, kokusunun, bakım stilinin olmasına vurgu yapıyor. Çocuklar üzerinden okuma yaparken de çiçeklerin özelliklerini de öğrenmedik demeyiz
Helloooo
Sevilmeyen bir ailenin içinde doğmak hele de On Üçüncü Çocuk olmak Hazel için lanetli damgasını yemeğe yetiyor. Anne babası ve kardeşleri tarafından sevgi görmeyen, ahır da yaşayan,
Şöyle birine aşık olup da bunları söylemek vardı ama nerdeee…
Biz anca okuyan taraftayız.. maalesef
Ama en çok “ Sensiz ben renkleri olmayan bir gökkuşağı…” kısmı içime işledi sanırım.
Yemin ediyorum kitabı okurken sinir hastası oldum. Erkek karakterin vasıfsızlığı beni benden aldı resmen.. Çoğu yeri okurken kesinlikle çileden çıkmış olabilirim. Ares, erkek karakterimiz olur kendisi, Allah aşkına dedim şu oyunlara gelme, şu adının hakkını ver ama nerdeee :( Adını duyunca şöyle afilli bir erkek gelecek sanmıştım, fos çıktı. Hiç sevmedim. Raven'ın aile desen tam bir felaket. Aileye katlanma sebebi diye bahsedilen babası bile sırf kız evlensin diye tehdit etti onu ya.. Ablasından bahsetmek dahi istemiyorum ama o annesiii, Allahım o annesi var ya.. Yemin ediyorum öldürsen hapse girmezsin o derece pislik bir insan.. Ama maalesef ki ütopik değil arkadaşlar, böyle anneler var. Hastalıklı bir şekilde sadece bir çocuğuna takıntılı olan, onun her dediğini kanun gibi kabul edip diğerini umursamayan.. Birebir görmeme rağmen yine de midemi bulandırdı, okurken dayanamadım.
Son kısımda da olayların medyaya düşmesini bile kabul edebilirdim, oraya kadar tamamdım ama o son klişe saçmalık nedir Allah aşkına.. Sinirimden 5 üzerinden 2 verecektim ama sırf Raven'ın yaşadıklarının hatrına 2.5'tan 3 verdim gitti. Sırf serinin devam kitapları daha güzel diye duyduğumdan katlandım yoksa gerçekten çekilecek gibi değil. Az derdim var gibi okurken daha çok dert edindim kendime.. Herkese iyi okumalar :)
Beğenmedim çünkü tıptan çok bahsediyor. Tıp pek ilgimi çekmez. Bir de sonlarda öjeniyi savunuyor bu çok saçma. Evde vardı diye okudum. Şöyle insanı anlatan bırak anlamaya çalışsa yeter kallavi bir kitap bekliyordum nerdeee. Öyle kitaplar varsa alırım. Doğu'da çok da batıda varsa diye şey ettim bilmediğimiz.