• 368 syf.
    ·10 günde·9/10
    "Dünyada yaşanacak yer komadılar."
    Kitabın tüm konusunu özetler nitelikteki tek alıntı olacaktır.
    .
    YALANCI DÜNYA - ORHAN KEMAL >
    Anadolu kasabalarından birinde,
    artist olma hevesi ile yanıp tutuşan Neriman'ın
    bu uğurda karşılaştığı erkek ve
    toplum terörünü konu edinir bir kitap.
    Babası başta olmak üzere,
    namusun bacak arasında olduğuna inanan
    insanlarla doludur çevresi.
    On sekizine henüz girmiş Neriman'ın
    pek çok akranı gibi tek hayali
    sinema dünyasına adım atmaktır,
    hem herkes Sophia Loren'e benzetiyordur Neriman'ı,
    neden bizim sinamemazın Sophia'sı da o olmasın?
    Olamazdı işte,
    başında tarikatçı sığ bir baba,
    etrafta yaygara koparan cahil komşular,
    ve nihayet İstanbul'a kaçtığında,
    cinsel objeymiş gibi bakan onlarca çift göz!
    Bunların arasında olmazdı!
    .
    Kitap bir çoklarının anladığı üzere
    ünlü olmak isteyen genç bir kızın hayatını anlatmıyor.
    Aslolan bizim toplum yapımız.
    O lanet olası KIZ/KADIN ayrımının yapıldığı
    en ücra ve en gelişmiş yerler.
    Bir kadının hayatının tamamen buna bağlı olduğu
    yönündeki düşünceleriyle
    kirli emellerini gerçekleştiren erkek bozuntuları!
    Ve paranın yüzyıllardır süregelen gücü karşısında
    herşeyin çaresiz kalışı...
    .
    Tüm diğer Orhan Kemal eserleri gibi
    yine müthiş etkileyici dil ve anlatımıyla
    taht kurdu zihnime...
    .
    #YalancıDünya #OrhanKemal #230119
  • 138 syf.
    Şark kültürünün temsilcisi Fatih, batı kültürünün temsilcisi Harbiye. İki uç ve iki aşk arasında kendini bulmaya çalışan genç bir kız, Neriman...

    Yine Peyami Safa ve yine doğu-batı analizleri ile dolu müthiş bir eser... Toplumsal değişimi, arada kalmışlığı, içsel hesaplamaları oldukça akıcı bir dille anlatan Peyami Safa’ya hak verecek ve bir kez daha hayran olacaksınız.
  • +Neriman teyze, köpekler bizi içimizde kemik var diye mi ısırıyor?
    -Hayır, içimizde kalp yok diye ısırıyor.

    Korkuyorum Anne, Reha Erdem
  • Acaba her oturan adam tenbel, her koşan adam çalışkan mıdır?
    Neriman'a baktı ve cevap vermesini beklemeden devam etti:
    - Kimi adam vardır ki sabahtan akşama kadar oturur ve düşünür. Onun bir hazine-i efkârı vardır, yani fikir cihetinden zengindir; kimi adam da vardır ki sabahtan akşama kadar ayak üstü çalışır, meselâ bir rençber, fakat yaptığı iş dört tuğlayı üstüste koymaktan ibarettir. Evvelki insan tenbel görünür velâkin çalışkandır, diğer insan çalışkan görünür velâkin yaptığı iş sudandır. Zira birisi maneviyat ile, zihin gayretiyle yapılan iştir; öbürü vücut ile, bedenle yapılan iştir. Maneviyat daima daha âlidir, vücut sefildir.
  • 124 syf.
    ·1 günde·Puan vermedi
    Bir tarafta garp, bir tarafta şark..
    Bir tarafta madde, şekil, para, vücud, dış...
    Bir tarafta maneviyat, mana, ruh, samimiyet, ihlas, iç...
    Bunların arasın da kalan ne yapacağını bilemeyen Neriman, bir an şekilciliğe, paraya, dışa aldanır sonra bunların boş, gereksiz, kof ve elem dolu olduğunu anlaması. Aslına dönmesi; ruha, maneviyata, samimiyete sığınmasını anlatan çok güzel bir eser.
    Okunması gereken bir kitap. Üstünde düşünülmesi gereken bir eser...
  • 224 syf.
    ·11 günde·Puan vermedi
    Herkese merhabalar. Öncelikle incelememe başlamadan belirtmek istediğim bazı şeyler var. Uzun zamandır burayı sadece arşiv olarak kullanıyorum. Yazdığım incelemeleri ve paylaştığım alıntıları burası için, okunulsun ya da beğenilsin diye yapmıyorum. Çokça zaman geçince insan okuduklarını unutabiliyor. Hatırlamak isteyebiliyor. Geri dönüp baktığımda okuduğum kitapları hatırlamak istiyorum. Bu nedenle şimdi yazacağım kitapta çokça spoiler olabilir. Olur da bu incelemem karşınıza çıkar, okumak isterseniz bundan haberiniz olsun :)



    Halide Edib'i Halide Edib yaptığı söylenen eserlerinden biri de Handan. Halide Edib okumamıştım daha önce. İlk defa okuyorum ve Handan tanışma kitabımız oldu. Dediğim gibi Halide Edib'i tanımıyordum. Filmlerde, dizilerde Halide Edib'i canlandıran karakterlerden vs yola çıkarak Halide Edib'in tutucu bir Anadolu kadını olduğunu sanıyordum. Aslında tam olarak öyle değilmiş. Handan benim bu konuda yeniden fikir sahibi olmamı sağladı.

    Bu kitabın adı her ne kadar Handan ise, o kadar da Refik Cemal, o kadar da Neriman. Neriman Cemal Bey'in yeğeni ve Handan da Cemal Bey'in üvey kızı. Kitapta Handan'ı Neriman'ın yeğeni olarak tanıtıyor fakat aslında kuzeni oluyor. Refik Cemal de Neriman'ın kocası. Refik Cemal'in arkadaşı Server, Handan'ın kocası Hüsnü Paşa ve bir de Doktor Şe var. Kitap bu karakterlerin mektuplaşmalarından, mektuplarından oluşuyor. Zaman olarak 1900'lerin başı, Abdülhamid'in dönemine tekabül ediyor. Zaman yavaş ilerleyen fakat çok harcayan bir zaman. Mekan gizlenmemiştir. Londra, Paris, İstanbul ve İtalya'da geçer. Aşırıya kaçmadan betimlemelere yer verilmiştir mekanlarla ilgili.

    Bu kitap hakkında bir aşk dörtgeni desem yanlış olmaz diye düşünüyorum... Handan kitabın başlarında yurtdışındadır. Neriman ve Refik Cemal evlenirken yurtdışından müdahalelerde bulunur. Gelinlik ve eşya seçimlerine kadar karışır. Ailede sözü geçen bir kadındır. Neriman, Handan'a tarifsiz duygularla bağlılık ve sevgi duyar. Refik Cemal bundan epey rahatsız olur. Neriman'ı çok seviyordur ve bu sebepten Handan'ı içten içe kıskanır. Neriman çok güzel Handan ise güzel olmayıp da albenisi olan kadınlardandır. Neriman ile Refik Cemal evlendiği sırada, Handan Hüsnü Paşa adlı bir zengin koca ile evlidir. Öncesinde ise(ki bu sonraları ortaya çıkar) Handan'ın Nazım adında bir hocası vardır ve Handan'a aşık olur. Handan da ona karşı boş değildir. Fakat Nazım adı gibi kavgada, sokakta, İsyanda olan, emelleri olan devrim yanlısı bir adam. Handan'ı da bu uğurda sevilebilecek tek kadın olarak görür. Lakin Handan bunu kabullenemez. Onu kendisi olduğu için sevmediğini düşünür. En sonunda Hüsnü Paşa ile evlendiğinde Nazım hapishanededir. Ve Handan'a bir mektup yazar, kendini asarak intihar eder.

    Refik Cemal sosyoloji, siyaset, toplumsal konular hakkında donanımlı bir adamdır. Okumayı ve tartışmayı sever. Karısı Neriman ise onunla tamamen zıttır bu konuda. Refik Cemal ne zaman konuşmak istese Neriman sıkılır. Handan ise tam Refik Cemal'in kafasındadır. Bir gün Handan ve kocası Hüsnü Paşa'yı ziyarete gider Paris'e. Orada ilk defa Handan ile sohbet ederler. Ve Refik Cemal Handan'a sempati duymaya başlar. Konuşmaları, bilgisi onu çok etkiler.
    Daha sonraları Nazım'ın Handan yüzünden intihar ettiğini öğrenince tekrar ona karşı kin duymaya başlar.

    Refik Cemal ile Neriman birbirine sadakatle bağlı bir çifttir. Gelelim Handan ve Hüsnü Paşa evliliğine...Hüsnü Paşa Handan'ı birçok kadınla aldatır. Bunu alenen yapar. Bir gün yine bir metresi ile gider ve Handan'a İstanbul'a babasının yanına gitmesini söyler. Handan ise Londra'da Nerimanlarda kalır. 3 aylık bir süredir bu. Bu sürede Handan sürekli Hüsnü Paşa'ya yazar ve ondan gelecek haberi bekler. Ümitle kendisine dönmesini bekler. Aynı zamanda Neriman'ı kıskanmadan edemez. Refik Cemal'e olan hayranlığı gittikçe artar. Refik Cemal de Handan'a karşı bu tür duygular içerisindedir lakin bunları kendine bile itiraf etmekten kaçınır. Handan Hüsnü Paşa'nın dönmesini bir yandan da Refik Cemal'e karşı hissettiklerini dizginlemek için ister. Aslında Hüsnü Paşa'ya tam anlamıyla bir aşk duymaz. Alışkanlıktan gelen bir bağlılıktır bu. Hüsnü Paşa Handan'a dönmeyeceğini açıklar. Evliliğin ona göre olmadığını, rahat bir yaşam istediğini belirtir. "Beni bekleme" der. Handan kahrından yataklara düşer ve ateşli spazmlar geçirmeye başlar. Sonunda tanısı konulur: "menenjit"
    Handan menenjite yakalanmıştır ve belki de ölecektir. Bu hastalık süresince onunla hep Refik Cemal ilgilenmiştir. Neriman tam bu sırada ikinci çocuğunu doğurur çünkü. Bir de hasta bakıcı tutarlar. Refik Cemal ve hasta bakıcı Handan'ın ihtiyaçlarını giderir. Handan gittikçe kötüleşir ve bilincini devamında hafızasını yitirir. Doktor Şe'nin isteği üzere İtalya'ya götürülür ve Handan'ın hafızası yavaş yavaş geri gelmeye başlar. Ama Handan hafızasını yitirmiş olduğu o süre zarfında da her şeyi hatırlamaya başladıktan sonra da Refik Cemal'i çok sever...Hatta Neriman'ın kocası olmasına rağmen! Tam iyileşmişken yattığı hastanede Neriman'a olan ihanetin ağırlığına dayanamayarak ölür...
  • Handan Londra’ya geldi geleli ilk defa olarak o akşam için dekolte giymişti. Zannımca biraz fazla açık, fakat zengin bir dekolte, rengin saçları çıplak ensesi üstünde incili bir tarakta perişan toplanmış, şakaklarına inen ipek dalgalı saçlarıyla, ziya ile yanan gözleri ve mütebessim dudakları ile ne kadar zamandır koyu ve sakit bir gölgeye benzeyen kadın tamamen değişmişti. Benim Neriman bermutad, ana oldu olalı her günkü düşük ropdöşambrını giymişti.