Bazı kitaplar, iyi görünümlüdür ama sadece birer propaganda araçlarıdır. Bu kitap da onlardan biri.
Kitabı yarıda bırakmak zorunda kaldım çünkü aynı propagandaları dönüp dolaştırıp anlatmış.
Kitabın ana konusu anti-Nazi düşüncesi ve liberalleştirme düşünceleri. Tamam, pekala haklı konular. Ancak yazar bize dolaylı yoldan toplumsal kimliğimizi bırakmamız gerektiğini öğütlüyor ancak kendisi Yahudi kimliğini, kitapta bile dilinden düşürmüyor. Yani ikili bir çatışmada bariz taraf tutuyor, olayı incelemiyor. Zaten yazarın Yahudi olması bu kitabın yanlı bir propaganda olduğunun güçlü bir ibaresi. Muhtemelen Yahudi medyası tarafından piyasaya tanıtım edilip, ünlü edilmesinin sebebi de budur. Yazar, Yahudiliğini hayatı boyunca reddetmiş olabilir. Ancak buradan anlaması gerekirdi ki, kendi kimliği ne olursa olsun peşini bırakmamış. Demek ki bazen küçük adam olup, büyük adamların izinden gidilmeliymiş ki, diğer büyük adalar tarafindan ezilmeyelim.
Bireysellik elbette önemli ancak büyük fikirler, büyük adamlar tarafından ortaya konur ve küçük adamlar tarafından desteklenmedikçe de tasdik edilmiş olamaz.
Hayatı yazarın bahsettiği gibi yaşamak, bir hayvan gibi yaşamaktan farksızdır. Elbette bir ideoloji uğruna körkütük hayatımızı feda etmemiz gerektiğini savunmuyorum ama her insanın kendince doğruları ve yanlışları vardır ve olmalıdır da. Nitekim bu yazar için de öyle, ancak bir propaganda eseri olduğu için bunun öneminden bahsetmiyor.
Kısacası, gerçeklerin her zaman tarafsız kişilerden öğrenilmesi gerektiğini düşünüyorum. Kitabı da tavsiye etmiyorum.
İnsanı insan yapan değerlerin mi, yoksa paranın mı daha önemli olduğunun göstergesi olan bu roman, okuyucuya bir hayat dersi veriyor.
Yeşilçam filmi havası veren bu eseri herkese tavsiye ederim.
Devlet KuşuOrhan Kemal · Everest Yayınları · 2020919 okunma