Mükemmelliyetçilik en iyiyi bulma arayışı değildir. Kendi içimizdeki en kötüye; yaptığımız hiçbir şeyin, hiçbir zaman yeterince iyi olmadığını, yeniden denememiz gerektiğini söyleyen tarafımıza kulak vermektir.
Mükemmeliyetçiliğin doğru olanı yapmakla hiç ilgisi yoktur. Bir şeyleri düzeltmekle de hiç ilgisi yoktur. Standartlarla hiç ilgisi yoktur. Mükemmeliyetçilik, ilerlemek için kendimize izin vermemektir.
Bir ressam resim yaparken bir planla başlamış olabilir ancak o plan çok geçmeden resmin kendi planına teslim olur. Bu durum sıklıkla, "Bir sonraki darbeyi fırça belirler." şeklinde ifade edilir.
Delirtenler bu kadar yıkıcıysa, biz neden hâlâ onlarla birlikteyiz? Bunun acımasız, kısa ve öz cevabı, bizim de deli ve kendine zarar veren kişiler olmamızdır.