Neslişah Çelek

Neslişah Çelek
@neslisahcelek
4 okur puanı
Haziran 2017 tarihinde katıldı
"Biz üç kişiydik. Annem, orospu Jüli ve ben. Üçümüzün hayatı da yokuş aşağı yuvarlanıyordu. Elimize ne geçse tutmaya çalışıyorduk. Hayata tutunmaktan anladığımız buydu. Hayatta kalalım bize yeter. Müthiş incindiğimizi kimseler anlamasın diye sert görünmeye çalışıyorduk. Acayip hüzünlü olduğumuz sezilmesin diye neşeli davranıyorduk. Zayıflığımızın kokusunu almasınlar diye kabalaşıyorduk. Acı çektiğimiz duyulmasın diye insan içinde ağlamıyor, sade dizi izlerken ağlıyorduk. Ama hayatta kalmakta zorluk çektiğimiz apaçık ortadaydı. Gizleyemiyorduk."
Sayfa 51·Kitabı okudu
Reklam
"Bunca bekçili silahlı evler yok oldu gitti de benimki niçin duruyor? Anlaşılan, diyorum, o evler bekçili, silahlı oldukları için yok olup gittiler. Korunmak saldırana hem istek veriyor, hem de hak kazandırıyor: Her korunma savaşçı kılığa girer ister istemez."
"Dünya durmayan bir salıncaktır: Orada her şey, toprak, Kafkas'ın kayalıkları, Mısır'ın ehramları, hem etrafıyla birlikte, hem de kendi kendine sallanır. Durmanın kendisi bile daha ağır bir salıntıdan başka bir şey değildir. Konumu (kendimi) hep aynı halde bulundurmak elimde değil."
"Daha farkında olarak yaşanan bir hayata dönük ortak arzu, anın tadını çıkaramama duygusundan gelir. 'Şimdide' yaşamıyor olma düşüncesinin sonucu, deneyimimizin yeterince yoğun olmadığı hissidir. Hayatın yanı başımızdan geçip gittiği ve 'gerçekten' yaşamadığımız duygusu ortaya çıkar: Deneyimler gelip geçer ama herhangi bir anlamları yoktur. Sık sık özel bir günü iple çekeriz, ama sonrasında duygusal açıdan olaya samimi bir şekilde katılamamışız gibi görünür. Olan biteni umduğumuz kadar bilinçli bir şekilde yaşayamamışızdır. Yaşanan deneyim yeterince yoğun değildir. Ancak çok geç olduktan sonra hayıflanırız. Çoğunlukla, hayatımızın ne kadar düşüncesizce ve şuursuzca geçtiğini fark etmek için kaderin sillesini yemek gerekir."
"Yatağımın karşısında bir pencere var. Odanın duvarları bomboş. Nasıl yaşadım on yıl bu evde? Bir gün duvara bir resim asmak gelmedi mi içimden? Ben ne yaptım? Kimse de uyarmadı beni. İşte sonunda anlamsız biri oldum. İşte sonum geldi. Kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım, kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım."
Psikoloji