"Uyanma vakti geldiyse bir uyandıran olur elbet! Kimine Hızır, kimine uçan kuş, kimine biten ot. Kimini açan çiçek, kimine akan su, kimine dilsiz taş."
Gökyüzünün görülmediği sokaklar vardır; Yaşayabilir misiniz siz orada! Esaretin gölgesi düşer o taş merdivenlere; Gölgesi olmayan birinin peşinden gidebilir misiniz siz orada! Serçelerin uçmadığı bir şehir orası, asırlık matemi çekmiş üzerine; Üşümeden uyuyabilir misiniz siz orada! Ninniler söyler çocuk analar, susturabilir misiniz ya da siz susar mısınız burada!
Ah Kudüs... Ah...
Gündüzün hükmü kalktığı vakit; Karanlık, dünya malını örter, dil susar, Ses kalabalığı uyku âleminde son bulur. Gönül ışığını yakar, açılır mânâ âlemi. İşte o dem kalp döker sırrını.
Bizim de geceyi sevmemiz bundandır.