Duygu Satoğlu

10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2022 13. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2022 00:00
Ben kimim, başkalarının etiketlerinden bağımsız olarak, ‘gerçekte’ ben kimim diye düşündünüz mü hiç? Peki, kendi içinizdeki ‘gerçek’ kimliğiniz ve yansıttığınız arasındaki dengeyi nasıl sağladınız? İnsanlığımı yitirirken, Oba Yozo adlı karakterin yazdığı anılardan oluşuyor. Yozo, kendini ait hissetmediği bir dünyada, ölümüne korktuğu insanlar ile sürtüşmemek için ‘soytarı’ adını verdiği bir kabuk yaratıyor kendine. Etrafında bulunan birçok insanın aksine, yalnızca biz okurlar, onun hatıratları aracılığıyla ‘gerçek’ Yozo’yu görüyoruz ve anlıyoruz (belki de anladığımızı sanıyoruz). Yozo’nun günlüklerini okurken bazı zaman kendimi gördüm; yarattığı ‘soytarı’ ile kendi kafasındaki ‘gerçek kimliği’ arasında var olan uçurumu –bu açıdan- yalnız olmamanın hüzünlü mutluluğu ile okudum. Yazar Dazai’nin hayatıyla birçok paralellik taşıyan bu roman, kesinlikle okunmaya değer bir Japon klasiği.
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560bin okunma
Reklam
9/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2022 12. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2022 16:00
Angrboda; bir arkadaş, bir sevgili, bir anne ve bir cadı. Demirorman’ da kimseye bulaşmadan, kendi halinde huzur sürerek yaşayacakken Loki çıkageliyor hayatına. Ve, Loki ile beraber aşkın getirdikleri… İskandinav mitolojisinde yaşanan çoğu olayı farklı bir açıdan izliyoruz kitap boyunca. Angrboda’ nın bakışından yaşananları görünce, ister istemez tanrı ve tanrıçalara karşı onunla beraber nefret duymaya başlıyorsunuz. En azından, kendim için öyle olduğunu söyleyebilirim. “Derler ki, yaşlı bir cadı yaşarmış bu ormanda.” İskandinav mitolojisindeki yeri, benim için her zaman ayrı kalacak bir karakter olan bu cadının hikayesini okumanızı tavsiye ediyorum.
Cadının YüreğiGenevieve Gornichec · İthaki Yayınları · 20223,132 okunma
Her Şey Ve Her Yer Bizim İçin Değil
7/10
·240 syf.··
2021 13. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2021 16:50
“Her şey ve her yer bizim için değil.” (s.208) Panzehir olabilecek bir tümce, öyle değil mi ama? Sonuçta, biz insanlar sorgulayabilen birer varlık olarak kendimizi diğer her şeyden üstün görürüz, değil mi? İçinde bulunduğumuz dünya gezegeninde yaptığımız şey de tam olarak buydu: En zeki varlık olarak diğer canlıların yaşam alanlarını işgal edip yönetmeye başlamıştık. Elbette dünyadaki kaynaklarımız sınırlıydı, kaçınılmaz olarak eylemlerimize devam edebileceğimiz başka bir gezegen arayışına girecektik. Minik bir kanser hücresinin giderek çoğalıp diğer dokulara da sıçraması gibi varlığımızı evrene yaymayı sürdürecektik; çünkü biz, her şeyin kendimiz için ve bize karşı var olduğu gibi bencil ve hastalıklı bir düşünceye sahibiz. (?) Yenilmez, bu açıdan geleceğe ışık tutuyor ve sorgulamamızı sağlıyor.
YenilmezStanislaw Lem · İthaki Yayınları · 2018696 okunma
10/10
·688 syf.··
Beğendi
·
2021 9. kitabı
·
54 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2021 03:59
Bazı insanlar, diğerleri işleyişi sorgulamadan yaşarken hayata yönelik kendi kafalarında birtakım çıkarımlar yaparlar. Bu çıkarımların doğru olup olmadığı konusuna girmeyeceğim, bu değişebilir fakat kendi gerçeğine ulaşmış kişi bir şekilde çıkarımına güvenmeye başlar. Bu romanda ise Dostoyevski’ nin yarattığı Raskolnikov karakteri, kendi çıkarımlarının ve düşünsel taşmalarının kurbanı olmuş bir bireydir bana göre. Cebindeki her rubleyi tanımadığı bir insana verebilecek kadar fedakar ama aynı zamanda yaşayan bir insana kıyabilecek kadar da gözü dönmüş(?). Hayır, o sadece idealist bir ruha sahip olan fakat değişim yaratmak için gereken kanın kendisinde olmadığını deneyip gören ve akabinde psikolojik olarak kaybeden çarpık bir genç. Keza, romanın sonlarına doğru da onu yıpratan ve korkutan şeyin hapse girmek değil, kendi varsayımlarındaki başarısızlıkla yüzleşmesi olduğunu anlıyoruz. İdealistliğin de fazlası zarar, öyle değil mi…
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025193,9bin okunma
8/10
·331 syf.··
2021 8. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2021 17:29
Körlük... Okurken insanı içine çekip düşündüren ve düşündürdüğü şeyler ile korkutan bir kitap. Ya birden göremeyecek olsaydım? Sevdiğim insanların yüzlerini, okumak istediğim kitapları... Ne kadar değerli ve yeri doldurulamaz bir organ, gözlerimiz. İşte bu kurguda da, yalnızca tek bir kişi değil tüm insanların hızla yayılan bir salgın sonucu kör olması durumunda yaşanılanlar anlatılıyor. Okurken o dehşeti, kurgudaki karakterler ile birlikte siz de hissediyorsunuz; en azından benim hissettiğimi söyleyebilirim. Peki, okuması nasıl bu kitabın? Kitaba başlarken diyalogların düzeni benim kafamı biraz karıştırmıştı, belki de daha önce bu tarzda bir yazım biçimi görmediğim için olabilir, alışmakta zorlandım: Diyalogların arası virgüller ile ayrılmıştı, virgülden sonra büyük harfle başlanan kısımlarda ise konuşmacı değişiyordu. Bunun dışında çabuk bitirebildiğim bir kitap olmadı, düşündüğüm kadar akıcı değildi. Okuyorum, okuyorum fakat kalan sayfa sayısı azalmak yerine sabit kalıyor gibiydi. Yine de okuduğum için pişman değilim, sonuçta merak ettiğim bir kitaptı ve beni yeterince tatmin ettiğini söyleyebilirim. Bir de, devamı niteliğinde olan bir kitap daha var: Görmek. Henüz okumadım fakat yakın bir zamanda okumayı umuyorum. Okuyacak herkese keyifli okumalar dilerim ^ ^
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,7bin okunma