Uzun zamandır bu kadar duygu yoğunluğu yüksek bir kitap okumamıştım. Kitap çok sakin ilerliyor gibi ama sayfalar ilerledikçe insanın içine oturuyor. Özellikle geçmiş, özlem, yarım kalmışlık hissi çok güçlü verilmişti.
Konu olarak; geçmişiyle ve hatıralarıyla yaşayan insanların hikayesini anlatıyor diyebilirim. Kitap Bir aşk hikayesi gibi başlıyor ama aslında aile, kardeşlik, kayıp ve aidiyet üzerine de çok şey anlatıyor.
En sevdiğim şey karakterlerin gerçek hissettirmesiydi. Kimse kurgu karakter gibi değildi. Bazı cümlelerde durup düşündüm resmen. Finali de çok vurucuydu, son sayfalarda parçalar birleşince kitabın başı bile farklı görünmeye başladı bana.
Kemal Varol’un dili de çok güzeldi; abartılı değil ama duyguyu çok iyi geçiriyor. Bitirdikten sonra insanın içinde buruk bir his bırakıyor.
Bence dilinden kaynaklı hızlı okunabilmesine rağmen yavaş yavaş sindirilerek okunması gereken bir kitap. Beklediğimden çok daha başarılı bir romandı.
Bazı kısımları daha net görmek, anlamak isterdim. Bu yüzden puanım 9/10…