Kişinin kendi yaşamını,mutluluğunu ,gelişmesini ,özgürlüğünü olunmamasının kökleri onun sevebilme yetisine bağlıdır. Eğer kişi üretken bir biçimde sevebiliyorsa ,kendini de seviyor demektir. Sadece başkalarını seviyorsa ,hiç sevmiyor demektir.
Sadece başkaları değil biz kendimizde duygu ve davranışlarımızın nesnesiyizdir. başkalarına karşı takındığımız tavırla kendimize karşı olan tutumunuz çelişmez. Aksini temelden bağlaşıktır.. Başkalarına karşı duyduğumuz sevgi kendimize olan sevginin almaşığı değildir.Tam tersine kendine karşı sevgi başkalarını sevebilme yetisine sahip olanlar da görülmektedir.
Sevgi aslında özgün bir kişiyle olan ilişki değil bir tavır sadece bir sevgi “nesnesine”değil tüm dünyaya karşı bağlılığı belirleyen bir karakter yönelimidir. Eğer kişi sadece bir tek insanı sever ve onun dışında tüm çevresine kaygısız kalırsa onun sevgisi sevgi değildir ya alabildiğine bir bencilliktir ya da ortak yaşam birliğidir.