• "Bak: kollarını bağlıyorlar;
    son defa bakıyor dünyaya Nguyen Van Troi
    Birazdan göğsünü parçalayacaklar.
    Ama kan onu geriletmiyor.
    Başlıyor şarkısına:
    "Yaşasın Ho Chi Minh: Yaşasın Vietnam..."

    Damarlarım damarlarına bağlı yaralarından
    çünkü öldürülmek istenen benim de sevincimdir
    Nguyen onun siperi...
    Bir buğday tanesi midir
    aynı titreyişle
    toprağa düşer düşmez kıpırdayan
    o şarkı... bir buğday tanesi mi?"
  • "Bilinir, nice isimsiz ölünün omuzlarında yükseldi Vietnam'da zafer.
    Ve zaman zaman tümünün adına dikilerek ölümün
    karşısında bazı isimler, simgesi oldu bu ülkenin.
    Genç elektrik isçisi Nguyen Van Troi bunlardan biriydi...

    Doğduğunda savaş vardı; ülkesi yağmalanıyordu.
    Ve yağmacılar yerli çeteleri dört bir yanı tutmuştu.
    Halkı yıllardır direnmekteydi emperyalizme ve uşaklarına karşı.
    Nguyen dünyaya baktıkça kendine geldi. Halkın saflarına katıldı.

    Amerika Savunma Bakanı McNamara'nın öldürülmesi görevini
    verdi ona mücadelesi. Girişimi başarısızlığa uğradı.
    Vietnam'daki azgın sömürgeci güçleri denetlemeye gelen McNamara,
    ölümden kıl payı kurtuldu. Nguyen yakalanmıştı. İşkencelerden geçirildi.

    Troi'nun devrimci bilinci, yurtsever duyarlılığı, kararlılığı
    bir an bile geri basmadı. Üstelik halk düşmanlarının elinden kaçmak,
    mücadeleye katılmak için her fırsatı değerlendirdi.
    İki kez ellerinden sıyrıldı. Fakat ayağı kırılmış, başaramamıştı.
    Yeni bir fırsatta yine kaçacağını söylemekten çekinmedi;
    bir de eylemlerinin suç değil, halkına bir borcu olduğunu söylüyordu.
    Bu iki sözden başka tek şey alamadılar ağzından.
    Kurşuna dizileceği günü beklemeye başladı.

    Yakalandığında yirmi günlük karısı, pamuk isçisi Quyen,
    umut ışığının sönmemesini dileyen bir duyguyla,
    acı içinde Saygon sokaklarında dolaşırken,
    gazete satan çocukların birden parlayan çığlıklarıyla irkilmişti:
    -Son baskı, yazıyor... bir telefon konuşması bir hayatı kurtarıyor...-

    Telefon Venezuellalı gerillalardan geliyordu.
    Yani dünyanın bir başka ucundan.
    Gerillalar kaçırdıkları bir Amerikalı albayın hayatına karsılık,
    Nguyen'in hayatını istiyorlardı.
    Yani Nguyen'in kişiliğinde umudu...

    Quyen ne Venezuella'yı duymuştu ne de kocasını kurtarmaya
    çalışanları tanıyordu. şaşkınlık ve sevinç içinde,
    yaslı ve bilgili tanıdık bir işçiye koşarken, Saygon sokakları da
    bir anda hareketlenmişti. Karanlık altında bir şenlik fısıltısı esiyordu.
    Quyen değiş tokuş sırasında giysin diye,
    kocasının tek giysisini fırçalayıp bohçalarken,
    kocasından gelen bir mektup, onun her şeyden
    habersiz olduğunu gösteriyordu. Quyen daha da heyecanlanmıştı.

    Nguyen mektubunda -idamımdan sonra karıma iyi bakın- diyordu.
    Quyen sevinçli haberi kocasına iletmek için zindana seğirmiş,
    orada olağanüstü güvenlik önlemleriyle karşılaşılmıştı.
    Satılık, kukla Saygon yönetimi Venezuellalı gerillaları aldatmıştı.
    Nguyen'i saldık deyip kurşuna dizmişlerdi.

    Nguyen öldürüldüğünde yirmi yaşındaydı.
    Onun öldürüldüğü zindan, Saygon yönetiminin
    en sıkı korunan zindanıydı. Fakat bir grup devrimci,
    akla durgunluk veren bir başarıyla, zindana girip,
    Nguyen'in kursuna dizildiği direğin dibinde gösteri yaptılar.
    Satılık Saygon yönetimi, yeni Nguyenlerle karşı karşıyaydı.
    Artık karısı Quyen de devrimin bir neferi olmuştu."
    Nihat Behram
    Nguyen Van Troi 1 Şubat 1940 - 15 Ekim 1964 Vietnamlı elektrik işçisi ve Viet Cong şehir gerillası