• (Bu kitaba bu kadar uyan başka bir müzik olamazdı.)

    Jenny Han'ın kitaplarını düşünmeden okuyacağımı söylemiştim. Hiç düşünmeden bu kitabına da başladım. Hiç bitmesini istemediğim bir kitaptı. O kadar tatlıydı ki.
    Song kızlarının yarı Kore'li olması, Kore yemeklerinden bahsetmeleri falan aşırı güzeldi. Kore dizileri izleyip duruyorum ama kitaplarda pek denk gelmiyordum. Lara Jean ve Margot'u Kore'li kızlardan biriymiş gibi hayal etmek hiç zor olmadı. Her gün izlediğim için.

    Kitaba gelecek olursam. Kitapta gıcık aldığım tek karakter Margot oldu. Genevive'den bile bu kadar gıcık almadım. Genevive demişken, bütün kitap boyunca bir şeyler yapmasını bekledim ve darbesi büyük oldu. Tam beklediğim gibiydi. Bu yüzden şaşırmadım. Şaşırdığım ilk şey, Lara Jean'in ablasının sevgilisi Josh'dan hoşlanması oldu. Ama yargılamadım çünkü kız haklı. Ablasından önce seviyormuş.

    Şu mektup konusuna gelirsek, 5 tane mektup var ve bunu biri yazılan kişilere postalıyor. Dedikleri gibi her şey burada başlıyor. Ben yollayanın Margot olduğunu düşünüyordum hep. Öyle değilmiş, sonlara doğru tepkisinden anlaşılıyor.

    Beş erkeğe de mektup gidiyor. Lara Jean mektupların yollandığını Peter Kavinsky sayesinde öğreniyor. (Bu arada Peter'a aşık olmamak elde değil. Ben burdan aşık oldum, Lara Jean ne yapsın.) Peter, Pizzanın son dilimini almıyorum, bulaşıcı bir hastalığım falan yok diyip, mektubu gösterinde Lara Jean... Ne hale geldiğini söylemeye gerek yok. Mektuplardan biri de Josh'a gidiyor. Lara Jean, Josh'dan kaçmaya çalışıyor ve en sonunda Peter'la sahte sevgili olayına giriyorlar. Peter'da Genevive yüzünden kabul ediyor tabii.

    Kitap o kadar tatlıydı ki, okurken hiç uykum gelmedi, ben gece kuşu olduğum için şu sıralar saat 4-8 arası okuyorum. Bütün gece uyanığım, ve hiç geceymiş gibi hissetmedim, kitabın içinde yaşamak çok güzel bir şey. Lara Jean'de fark etti, gerçekler hayal kurmaktan daha güzel. Ama şu an konunun bununla alakası yok.

    Lara Jean'in arkadaşı Chris, bir kız, çok yakın olmasalar da aslında yakınlar. Onların arkadaşlığını da sevdim. Kitaptaki her şeyi sevdim. Lara Jean'in kafa karışıklığını da anladım, çünkü gerçekten oluyor böyle şeyler. Tam film olmalık bir kitap. Tam bir gençlik romanı. Jenny Han gerçekten sevdiğim yazarlar arasında.

    Şu sıralar harika kitaplar seçe seçe ilerliyorum. Bu serinin bozulmasını istemiyorum aslında.
    Sevdiğim Tüm erkeklere, sonunda merakta bıraktı beni. Pegasus Yayınlarının ne zaman çıkaracağını merak ediyorum. Sabırsızlanıyorum.