Zeynep Melda GülerBipolar Altında Hikayeler
Bu kitap, adından da anlaşılacağı gibi, uçlarda salınan bir ruh hâlini merkeze alıyor. İçindeki hikâyeler kimi zaman bir psikiyatristin gözünden danışanını anlatıyor, kimi zaman
Zeynep Melda GülerEksik Sayfa
“Eksik Sayfa” aslında ilk kitaptaki (Bipolar Altında Hikâyeler - OPİA) “Psikiyatrist” hikâyesinde geçen Aylin karakterinin hikâyesinin genişletilmiş ve roman kurgusuna geçiş hâli. Psikiyatrist kliniğinde geçen bir hikâye bu. Bir mekân olmanın ötesinde bir metafor: insanın kendi zihninin dar koridorları, kilitli kapıları, tekrarlayan döngüleri.
Gerçeğin ve hayalin, yaşamın ve ölümün, bilinç ve bilinçaltının karanlık sularında dalgalanan bir atmosfer. Aylin’in kimlik arayışı aslında hepimizin zaman zaman içine düştüğü “Ben kimim, nereye aitim?” sorularının tezahürü.
Zaman zaman tekinsiz, ürkütücü anlatımı olsa da satır aralarında bir umut damarı da var. En karanlık gölgenin bile insanı aydınlığa götürebilecek bir rehber olabileceği fikri bir yerlerden sızıyor.
Zeynep Melda GülerNilüfer
Yazıya başlamadan önce şunu söylemek isterim: Kitabın ilk sayfalarındaki yazar notundan da anlaşılacağı üzere bu eser, yazarın edebi yolculuğunda kurduğu o disiplinli zincirin en
Bu kitap, bir hikâyeden çok bir döngü güncesi. Daha ilk satırda anlıyorsun: Burada zaman ileri akmıyor, sadece biçim değiştiriyor.
Macondo diye bir köy kurmuşlar. O köyde herkes bir öncekinin yansıması. Aynı isim, aynı yalnızlık, aynı yanılgı. Her biri başkasının kaderini yaşarken kendini özgür sanıyor. Aslında ne özgürlük var burada ne de değişim. İnsan denen şey, unutmanın cezasını çekiyor bu kitapta. Hatırlamayan herkes aynı acıya yeniden âşık oluyor.
Kitap boyunca ne kadar kalabalıklaşırsan o kadar yalnızlaşıyorsun. Yalnızlık burada bir his değil, varoluş biçimi. Bir isim değil; bir miras. Sen istemesen de içine işliyor ve sonunda herkes, kendi hatalarında boğuluyor.
Belki de bu yüzden, herkesin unutulduğu bir yerde geriye kalan tek şey, unutulmayan o yalnızlıktır.
“Bazen zaman ilerlemez. Sadece aynı yanlışı tekrar edecek yeni bir isim arar.”
'Nightcall
Gabriel Garcia Marquez
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,4bin okunma
Hiçbir tokat bu kadar usul vurmaz. Hiçbir kayıp, kendini bu kadar zarif anlatmaz.
Bu kitap, bir adamın çöküşünü anlatıyor gibi başlıyor. Sonra fark ediyorsun, çöküşün sesi ona ait değil sadece.
Ne terapist ne hasta bağırıyor. Hikâyeyi asıl anlatan; özür dileyememiş bir çocuk, sevilmeyi yanlış öğrenmiş bir adam ve kimsenin tutamadığı bir yalnızlık. Üçü birlikte kol kola girip, seni en savunmasız yerinden yakalıyor.
Kibirle örtülmüş bir kırılganlığın, sevgiye benzeyen bir ihtiyaçla karıştığı o tuhaf hâlini çok iyi çözüyor bu hikâye. Sessiz ve sinsice ilerleyen, gözyaşını bile göstermeyen bir yokuş aşağı iniş.
“Hikâyeyi unutursun ama sana nereden dokunduğunu unutamazsın.”
'Nightcall
Gülseren Budayıcıoğlu
Kral KaybederseGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 201521,8bin okunma