kimseye güvenmeyen tarafımı elindeki kamçıyla dövüp duran terk edilme duygusu, göğsümün askısında asılı duran bir palto gibiydi. insanlarla değil bağ kurmak, aynı ortamda durmak, soluk almak bile eziyetti benim için. kıyametin benden kasırgalar şeklinde vurarak alıp götürdüğü o kadar çok şey vardı ki artık gözümü kapatıp kendimi bir insana bırakabilecek kadar cesur değildim.
kötü olmanın hiçbir yararını görmemiştim ama iyi olmak bir bıçağı o kişinin eline verip o bıçağı ileri doğru dimdik tutmasını istemek ve o kişiye sarılmaktı.
iyilik yaptığın her insan tarafından bir kez bıçaklanırdın.
bıçağı uzatan sendin, yakınamazdın.