nursanis. sen bana bir yuva verdin, simdi ben de sana bir yuva vermek istiyorum ulan. benim omurgamı sekillendiren gecmis sanıyordum, sen omurgamı aldın benden, caldın, kırdın, yeni bir omurga yaptın bana. yeni bir insan oldum. ben senin sayende insan gibi hissettim. ben dudaklarımı o kücük cenene, o top burnuna, o yosun gözlerine yaslamadan tek bir gün dahi gecirmek istemiyorum ulan, yemin ederim. yemin ederim istemiyorum. ben sana senin bana oldugun gibi yuva olmak istiyorum. sana demistim. sana demistim ki, ben senin abin de olurum, baban da olurum, sevgilin de olurum, kocan da olurum. ben hepsi oldum, biri kaldı. ben senin kocan da olmak istiyorum.
evlen ulan benimle.
her zaman bir prens degil, bir canavar istedin. güzel ve cirkin masalını, kül kedisinden daha cok seven biri varsa, o da sendin. tüm o masaldaki canavarı, o masallardaki prenslere tercih ederdin. sonra bir gün aradıgın canavarı buldun. onu bulduktan sonra masalının kötü sonla bitmemesi icin agladın. o canavarla mutlu bir son istedin. masallarda prensesler aglar, kalpler kırılır, kötü seyler yasarlar ve sonunda mutlu olurlar, is. sen bir prensesten daha fazla agladın, daha fazla parcalandın, daha kötü seyler yasadın, o yuzden onlardan daha mutlu olmalısın.